Türkiye siyasetinde son dönemde yaşanan parti değişiklikleri, muhalefet cephesindeki tartışmalar ve siyasi kutuplaşma yeniden gündemin en sıcak başlıkları arasında yer aldı. Özellikle Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın CHP’den ayrılarak AK Parti’ye geçmesi kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, yaşanan süreç seçmen iradesi ve siyasi etik tartışmalarını da beraberinde getirdi. Siyasette yaşanan gelişmeleri değerlendiren DEVA Partisi İzmir İl Başkanı Mahmet Aybar Uygur, tartışmaların yalnızca isimler ve partiler üzerinden okunmaması gerektiğini söyledi.
“Sadece kişiye değil, değere oy veriliyor”
Uygur, Afyonkarahisar’da yaşanan sürecin tek bir olayın ötesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Vatandaş sandığa giderken yalnızca bir kişiye oy vermiyor; aynı zamanda bir siyasi anlayışa, bir programa ve temsil edilen değerlere de destek veriyor” ifadelerini kullandı. Parti değiştirmenin hukuken mümkün olduğunu ancak konunun yalnızca hukuki açıdan ele alınamayacağını vurgulayan Uygur, toplum vicdanında önemli bir sorgulamanın oluştuğunu söyledi.
“Seçmenden alınan destek hangi siyasi kimlik ve hangi söylem üzerinden alınmıştı? Bugün ortaya çıkan tablo, seçmenin beklentileriyle ne kadar örtüşmektedir?” sorularının kamuoyunda ciddi şekilde tartışıldığını belirten Uygur, bu nedenle toplumun yaşanan geçişleri etik açıdan sorgulamasının doğal olduğunu dile getirdi.
“Siyasete güven zedelendi”
Son dönemde farklı siyasi partiler arasında yaşanan geçişlerin Türkiye’de siyaset anlayışına ilişkin önemli tartışmaları beraberinde getirdiğini ifade eden Uygur, vatandaşların artık siyasete daha farklı bir gözle baktığını söyledi. “İnsanlarımız artık haklı olarak ‘İlke siyaseti mi yapılıyor, yoksa pozisyon siyaseti mi?’ sorusunu soruyor” diyen Uygur, siyasetin makam, unvan ya da kişisel hesaplar üzerinden şekillenmeye başlamasının toplumun siyaset kurumuna olan güvenini zedelediğini belirtti.
Siyasetin öncelikle bir sorumluluk alanı olduğuna inandıklarını ifade eden Uygur, “Siyaset günü kurtarma çabası değil; ülkenin geleceğini inşa etme meselesidir” sözleriyle siyasetin temel değerler üzerinden yürütülmesi gerektiğine dikkat çekti. Hukuk, demokrasi, liyakat, şeffaflık ve ekonomik akıl gibi temel değerlerin siyasi hesapların üzerinde tutulmasının önemine vurgu yapan Uygur, toplumun da artık bu konuda daha hassas bir yaklaşım sergilediğini söyledi.

Tüm kesimleri kapsayan siyaset
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın son dönemde yaptığı açıklamaları da değerlendiren Uygur, Türkiye’nin daha fazla kutuplaşmaya değil, sorun çözen ve ortak aklı önceleyen bir siyaset anlayışına ihtiyaç duyduğunu ifade etti. “Toplumun tüm kesimlerini kapsayan bir siyaset anlayışına ihtiyaç vardır. Bizim durduğumuz yer de tam olarak burasıdır” diyen Uygur, muhalefet içindeki tartışmaların veya siyasi blokların merkezinde olmak gibi bir anlayışlarının bulunmadığını söyledi. “Biz çözümün tarafında olmayı ve ilkeli siyaseti büyütmeyi önemsiyoruz” ifadelerini kullanan Uygur, herhangi bir yeni siyasi pozisyon arayışından ziyade milletin sorunlarına gerçekçi ve uygulanabilir çözümler üretmeyi esas aldıklarını belirtti.
“İzmir seçmeni hizmete bakıyor”
İzmir siyasetine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Uygur, kentte uzun yıllardır güçlü bir siyasi kültür ve güçlü bir muhalefet geleneği bulunduğunu söyledi. Ancak hiçbir siyasi yapının toplumun beklentilerinden bağımsız olmadığını belirten Uygur, ekonomik sorunlar, gençlerin gelecek kaygıları, yerel yönetim hizmetlerine ilişkin beklentiler ve vatandaşın yaşam şartlarının seçmenin değerlendirmelerini doğrudan etkilediğini ifade etti.
İzmir seçmeninin bilinçli bir yapıya sahip olduğunu söyleyen Uygur, seçmenin artık yalnızca söylemlere değil, ortaya konulan hizmete, samimiyete ve çözüm üretme kapasitesine de dikkat ettiğini kaydetti. Önümüzdeki süreçte hem İzmir’de hem de Türkiye genelinde daha sorgulayan, daha dikkatli ve beklentilerini daha net ortaya koyan bir seçmen profilinin ortaya çıkacağını belirten Uygur, siyasetin de bu değişimi doğru okuyarak toplumun ihtiyaçlarına gerçek çözümler üretmesi gerektiğini söyledi.





