Gazeteci İsmail Arı'nın tutuklu yargılandığı davanın ilk duruşması Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde gerçekleştirildi. Ramazan Bayramı döneminde Tokat'ta gözaltına alınan ve 23 Mart 2026 tarihinde tutuklanan Arı, yaklaşık 75 gündür cezaevinde bulunuyor.

"Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "gizliliğin ihlali" suçlamalarıyla yargılanan gazeteci hakkında 2 yıl 3 aydan 8 yıl 3 aya kadar hapis cezası talep ediliyor.

"Gazeteciliği Savunmak İçin Buradayım"

Duruşmada savunmasını yapan İsmail Arı, mahkemeye yalnızca kendisini değil gazetecilik mesleğini savunmak için çıktığını ifade etti. Arı, tutukluluk sürecinin hukuka aykırı olduğunu savunarak, kısa bir iddianame nedeniyle uzun süredir özgürlüğünden mahrum bırakıldığını söyledi.

Cezaevindeki koşullara da değinen Arı, kapasitesinin üzerinde mahkumun bulunduğu koğuşta kaldığını ve yer yatağında uyumak zorunda bırakıldığını belirtti.

SEGBİS Talebi Kabul Edilmedi

Savunmasının eksiksiz şekilde kayıt altına alınmasını isteyen Arı, SEGBİS sisteminin açılmasını talep etti. Mahkeme hakimi ise savunmanın tutanağa geçirileceğini belirterek talebi reddetti.

Savunmadan Önce Anayasa Mahkemesi Başvurusu Talebi

Duruşmada söz alan Arı'nın avukatı, Türk Ceza Kanunu'nun 217/A maddesinin uygulamada basın mensupları açısından tartışmalı sonuçlar doğurduğunu savundu. Avukat, ilgili düzenlemenin anayasaya aykırılık iddiasıyla Anayasa Mahkemesi'ne taşınmasını talep etti.

Cumhuriyet savcısı ise mevcut aşamada somut norm denetimine gerek bulunmadığı görüşünü bildirerek talebin reddedilmesini istedi.

Duruşmaya Siyaset ve Basın Dünyasından Destek

Duruşmayı çok sayıda gazeteci, basın meslek örgütü temsilcisi, sendika yöneticisi, hukukçu ve siyasi parti temsilcisi takip etti. Salondaki yoğun katılım nedeniyle daha büyük bir duruşma salonuna geçildi.

İsmail Arı'nın salona girişinde destek alkışları yükselirken, mahkeme heyeti duruşmanın düzen içerisinde sürdürülmesi yönünde uyarıda bulundu.

İddianamede Hangi Suçlamalar Yer Alıyor?

24 Nisan'da hazırlanan iddianamede, Arı'nın katıldığı bir internet yayını ile sosyal medya paylaşımlarının suçlama konusu yapıldığı belirtildi. Savcılık, söz konusu içeriklerin "yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "gizliliğin ihlali" suçlarını oluşturduğunu ileri sürüyor.

Dava, basın özgürlüğü ve gazetecilik faaliyetlerinin sınırları konusunda kamuoyunda yürütülen tartışmalar açısından da yakından takip ediliyor.

Kaynak: Cumhuriyet