Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. M. Zülküf Önal, kaliteli ve zamanında olan uykunun birey sağlığına yararı olduğunu belirtti. Prof. Dr. Önal’a göre biyolojik saat ile sosyal saat arasındaki dengesizlik, özellikle genç bireylerde davranış haline dönüşerek sosyal jet lag’e neden oluyor. Bu durumun beyin bağlantısallığı üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyleyerek, beynin gece saatlerinde bakım ve onarım sürecine girdiğini hatırlattı. Uyku bölünmesi durumunda ise hafıza merkezi olan amigdala ile beynin ön bölgesi arasındaki denge bozuluyor ve bireyde kaygı, huzursuzluk gibi psikolojik sorunlar ortaya çıkıyor.

Uyku beyni yapısal olarak koruyor

Uyku sırasında beyin lenfatik sistemi aracılığıyla metabolik atıkların temizlendiğini belirten Prof. Dr. Önal, bu sürecin aksaması halinde özellikle REM uykusu bozukluklarının öne çıktığını aktardı. Bu bozuklukların şiddetli hareketler, bağırma ya da çevredeki kişilere zarar verme gibi semptomlarla kendini gösterebildiğini ifade etti.

Gündüz uyku ataklarına dikkat

Gündüz vakitlerinde aşırı uyuma ya da aniden bastıran uyku ataklarının da önemsenmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Önal, bu durumun narkolepsi spektrumuna işaret edebileceğini kaydetti. Uyku sırasında ortaya çıkan istemsiz hareketler, dil ısırma ve derin uyku hali gibi belirtilerin ise nokturnal epilepsi riskini gündeme getirdiğini belirtti. Demir eksikliğiyle birlikte görülen huzursuz bacak sendromunun da kaliteli uykuya engel olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Önal, sabah baş ağrısı, sık tuvalet ihtiyacı, horlama ve unutkanlık gibi semptomların da uyku apnesi gibi ciddi tabloların habercisi olabileceğine dikkat çekti.

Uyku kalitesi tek başına süreyle ölçülemez

İyi bir uykunun yalnızca süresiyle değil; sürekliği, zamanlaması ve gündüz işlevselliği ile değerlendirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Önal, kısa süreli uykuların dikkat dağınıklığı, yavaş muhakeme ve duygu durum bozukluklarına neden olabileceğini kaydetti.

İhmal edilebilecek bir alışkanlık değil

Uyku rutininin bozulmasının yalnızca yorgunluk değil; hormonal ve metabolik stres, hatta vücutta inflamasyon oluşturabileceğini ifade eden Prof. Dr. Önal, uykunun göz ardı edilmemesi gereken bir sağlık yatırımı olduğunu vurguladı. Uyku bozukluklarına yol açan apne, kaygı, alkol kullanımı gibi faktörlerin ise mutlaka profesyonel destekle ele alınması gerektiğini dile getirdi.

Muhabir: Aylin Topaloğlu