Birlik Sağlık-Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, İzmir Buca’da yapımı ve açılması gündemde olan ikinci Şehir Hastanesi bünyesinde 300 yataklı bir Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezi (AMATEM) kurulacağına dair iddiaları ve Türkiye'deki uyuşturucuyla mücadele politikalarını değerlendirdi. Uyuşturucu ile yürütülen mücadelenin yalnızca arzı tüketen bağımlılarla ya da sokak aralarındaki satıcılarla kısıtlı kalmaması gerektiğinin altını çizen Doğruyol, asıl mücadelenin ve stratejik odağın ülke sınırları olması gerektiğini vurguladı. Uyuşturucunun ülkemizin sınır ötesinden sokaklara kadar geldiği aşamada engellenmesi gerektiğini dile getiren Doğruyol, “Türkiye'de uyuşturucuyla mücadele edildiğine yönelik bakanlıklarımızın ve yetkililerimizin çeşitli açıklamaları var. Ancak ülkemizde uyuşturucu ile yürütülen mücadele; yalnızca bu maddeleri kullanan mağdur bireylerle ya da sokak aralarındaki torbacılarla kısıtlı kalmamalı. Eğer uyuşturucuyla gerçek, samimi ve sonuç alıcı bir mücadele yürüteceksek; ülkemize tırlarla, hazır ya da ham madde olarak giren zehrin daha sınır hatlarımızda önüne geçmek zorundayız. Mücadelenin ana odağı ve stratejik hedefi, uyuşturucunun ülke sınırlarından içeri girmesini engellemek olmalıdır. Bu noktada en büyük ve asli sorumluluk hiç şüphesiz İçişleri Bakanlığımıza düşmekte” dedi.

Ahmet Dogruyol 1

‘Geçici pansuman’

Buca’da 300 yataklı dev AMATEM planlamasına ilişkin Doğruyol, bu tür merkezlerin koruyucu tedbirlerin yerini tutamayacağını belirterek, “İzmir’de açılması gündemde olan ikinci Şehir Hastanesi bünyesinde 300 yataklı devasa bir AMATEM (Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezi) kurulacağına dair çeşitli duyumlar alıyoruz. İl Sağlık Müdürümüzün de temas ettiği üzere böyle bir planlama gündemde yer alsa da proje henüz ihale sürecine dahi geçmiş değildir. Tam da bu noktada altını önemle çizmek gerekir ki; devasa bütçelerle yeni AMATEM’ler açmak, yatak kapasitelerini artırmak tek başına bir çözüm değildir ve olamaz. Asıl çözüm; çocuklarımızı, gençlerimizi ve tüm vatandaşlarımızı uyuşturucu maddelerle hiç tanışmamalarını sağlayacak koruyucu tedbirleri alabilmektir. Uyuşturucu maddelerin vatandaşa ve sokaklara erişimini kökten engellemediğimiz sürece, tedavi merkezlerinin sayısını artırmak veya yüzlerce yataklı yeni AMATEM’ler inşa etmek sorunu çözmez; yalnızca sonuçları tedavi etmeye çalışan geçici bir pansuman tedbiri olarak kalır” ifadelerini kullandı.

‘Her 3 aileden birinde’

Uyuşturucu tehlikesinin kırsal alanlara ve okul kapılarına kadar dayandığı uyarısında bulunan Birlik Sağlık-Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol sözlerini şöyle tamamladı: “Bugün bilim insanları ve araştırmacı gazeteciler, ülkemizde neredeyse her üç aileden birinde uyuşturucu kullanımıyla bağlantılı sosyal, psikolojik ya da ekonomik sorunlar yaşandığını açıkça ortaya koymakta. Durum öyle ürkütücü bir noktaya tırmanmıştır ki, artık kırsal bölgelerde ve köylerde dahi en az 6-7 gencin uyuşturucu pençesine düştüğü konuşulmakta. Liselerin kapılarına kadar inen bu büyük tehlike yüzünden, gencecik evlatlarımızın sokaklarda ne yaptığını bilemez ve benliğini kaybetmiş bir halde sürüklendiğine üzüntüyle şahit oluyoruz. Unutulmamalıdır ki toplumlar sadece savaşla ya da silahla yok edilmez; ahlaki çöküş ve uyuşturucu batağı da bir toplumu içten içe kemirerek bertaraf edebilir. Bu nedenle temel önceliğimiz, uyuşturucunun sınırlardan girişini tamamen kesmek, sokaktaki arzı durdurmak ve yeni AMATEM’lere ihtiyaç kalmayacak bir altyapıyı kurarak gençlerimizi bu bataktan korumak olmalıdır.”

Kaynak: Ayselin Uzun