Çocuklarda ateş, ailelerin en sık endişe duyduğu sağlık sorunlarının başında gelmeye devam ederken, Özel ENTO Kulak Burun Boğaz Cerrahi Tıp Merkezi Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Süreyya Paksoy, ateşin sanıldığı gibi bir hastalık olmadığını, vücudun enfeksiyonlara karşı geliştirdiği doğal bir savunma mekanizması olduğunu söyledi.
Ateşin çoğunlukla viral enfeksiyonlara bağlı geliştiğini belirten Dr. Paksoy, vücuda mikrop girdiğinde bağışıklık sisteminin devreye girdiğini ve beynin ısı merkezini uyararak vücut sıcaklığını artırdığını ifade etti. Bu sayede bağışıklık hücrelerinin mikroplarla daha etkili mücadele ettiğini belirten Paksoy, ateşin çocuğun hastalıkla savaştığının bir göstergesi olduğunu dile getirdi.
Dr. Paksoy, “Ateş düşman değil, vücudun verdiği bilinçli bir yanıttır” ifadelerini kullanırken, bu süreçte çocuklarda üşüme, titreme ile el ve ayaklarda soğuma görülebileceğini söyledi.
Ateşin en sık nedeni üst solunum yolu enfeksiyonları
Çocuklarda ateşin en sık nedeninin üst solunum yolu enfeksiyonları olduğunu belirten Dr. Süreyya Paksoy, bunun yanı sıra bronşit, zatürre, bademcik enfeksiyonu, orta kulak enfeksiyonu, mide-bağırsak enfeksiyonları ve idrar yolu enfeksiyonlarının da ateşe neden olabileceğini kaydetti.
Ateş her zaman düşürülmek zorunda değil
Ateşin her durumda düşürülmesi gerekmediğini vurgulayan Paksoy, çocuğun genel durumunun iyi olması halinde bol sıvı tüketimi, hafif kıyafetler giydirilmesi ve serin bir ortamda bulunmasının yeterli olabileceğini ifade etti.
Soğuk duş uygulanmasını, alkol ve sirke ile vücudun silinmesini doğru bulmadıklarını belirten Paksoy, ateş düşürücü ilaç kullanımında da dikkatli olunması gerektiğini söyledi.
Dr. Paksoy, parasetamolün ilk tercih edilmesi gereken ateş düşürücü olduğunu ve dozunun mutlaka çocuğun kilosuna göre ayarlanması gerektiğini belirtti. Aspirinin çocuklarda kesinlikle kullanılmaması gerektiğini vurgulayan Paksoy, ibuprofenin ise doktor önerisi olmadan verilmemesi gerektiğini ifade etti.
Ateş ölçümünde doğru yöntem önemli
Ateş ölçüm yöntemleri hakkında da bilgi veren Dr. Süreyya Paksoy, 2-3 yaşına kadar rektal ölçümün en güvenilir yöntem olduğunu söyledi.
Kulaktan yapılan ölçümlerin doğru teknikle uygulanması gerektiğini belirten Paksoy, temassız ateş ölçerlerde ise hata payının yüksek olabileceğine dikkat çekti.
Ateşli havalede sakin olunmalı
Ateşli havalenin 6 ay ile 5 yaş arasındaki çocuklarda görülebildiğini belirten Paksoy, bu durumun genellikle viral enfeksiyonlar sırasında ateşin ani yükselmesine bağlı geliştiğini ve çoğu zaman kısa sürdüğünü, kalıcı hasar bırakmadığını ifade etti.
Nöbet sırasında ailelerin sakin kalmasının önemine dikkat çeken Paksoy, çocuğun yan yatırılması gerektiğini, hareketlerinin kısıtlanmaması gerektiğini söyledi.
Çocuğun ağzına kaşık, parmak veya başka bir cisim sokulmaması gerektiğini vurgulayan Paksoy, bunun hem parmakların hem de dişlerin zarar görmesine yol açabileceğini ifade etti. Ayrıca nöbet sırasında ağızdan ateş düşürücü şurup ya da su verilmesinin sıvının akciğerlere kaçmasına neden olabileceğini belirtti.
Çocuğun soğuk duşa sokulmasının veya alkolle vücudunun silinmesinin de doğru bir uygulama olmadığını dile getiren Paksoy, ateşli havalenin 5 dakikadan uzun sürmesi halinde acil sağlık yardımının çağrılması gerektiğini söyledi.
Menenjit her ateşli havalenin nedeni değil
Ateşli havalenin çoğunlukla menenjitten kaynaklanmadığını ifade eden Dr. Süreyya Paksoy, ancak bilinç bulanıklığı, ense sertliği, döküntü ve genel durumun giderek kötüleşmesi gibi belirtilerin görülmesi halinde çocuğun acil olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Ailelere ateş konusunda panik yapmamaları çağrısında bulunan Paksoy, “Önemli olan ateşin yükseklik derecesi değil, çocuğun genel durumudur” ifadelerini kullandı.





