Son günlerde bir gemide görülen vakalarla yeniden gündeme gelen hantavirüs enfeksiyonlarına ilişkin uzmanlardan dikkat çeken uyarılar geldi. Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu, hantavirüslerin çoğunlukla kemirgenler aracılığıyla insanlara bulaşan enfeksiyon hastalıkları arasında yer aldığını belirtti. Virüsün genellikle kemirgenlerin idrarı, dışkısı veya salgılarıyla temas sonucu bulaştığını ifade ederek, özellikle tarım çalışanları, doğada aktif görev yapan kişiler ve veterinerler gibi risk gruplarında hastalığın daha sık görülebildiğini söyledi.
"İki farklı klinik tabloya yol açabiliyor"
Hantavirüs enfeksiyonlarının iki temel klinik formda görüldüğünü belirten Prof. Dr. Leblebicioğlu, akciğer tutulumu ile seyreden tipin daha çok Amerika kıtasında görüldüğünü, böbrek yetmezliği belirtileriyle ortaya çıkan formun ise Türkiye’de özellikle Karadeniz Bölgesi’nde görüldüğünü ifade etti. Türkiye’de ilk hantavirüs vakalarının 2000’li yıllarda Zonguldak ve Giresun’da bildirildiğini aktararak, aynı dönemde Samsun’da da vakaların takip edildiğini kaydetti.
"İnsandan insana bulaş genellikle görülmüyor"
Hastalığın ateş, halsizlik, yorgunluk ve bazı durumlarda kanama gibi belirtilerle ortaya çıkabildiğini dile getiren Prof. Dr. Leblebicioğlu, son dönemde gündeme gelen Andes alt tipinin nadir de olsa insandan insana bulaşabildiğinin bilindiğini söyledi. Tedavi sürecinin genellikle destekleyici yöntemlerle yürütüldüğünü belirterek, erken tanı ve dikkatli takibin önem taşıdığını ifade etti.
Açık alan ve hijyen uyarısı
Hantavirüsten korunmak için kemirgenlerle temastan kaçınılması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Leblebicioğlu, özellikle açık ve sulak alanlarda dikkatli olunması gerektiğini söyledi. Hijyen kurallarına uyulmasının ve riskli ortamlarda gerekli korunma önlemlerinin alınmasının büyük önem taşıdığını belirtti.
"COVID-19 benzeri pandemi beklenmiyor"
Hastalığın bulaşma şekli nedeniyle küresel çapta COVID-19 benzeri bir pandemi riskinin beklenmediğini ifade eden Prof. Dr. Leblebicioğlu, mevcut bilimsel veriler ışığında hantavirüsün dünya genelinde yaygın bir salgına yol açmasının öngörülmediğini aktardı.





