Basmane Çukuru’nda planlanan yapı için gündeme gelen 84 metre yükseklik sınırı tartışılırken, meslek odası ve kent temsilcileri, asıl meselenin yapı yüksekliğinden çok alanın mülkiyeti ve kamusal kullanımının korunması olduğunu vurguluyor. Kent paydaşları, devam eden hukuki sürecin sonucunun beklenmesi ve alanın kamuda kalmasının öncelik olması gerektiğini belirtirken, proje ve yapılaşmaya ilişkin değerlendirmelerin ise ancak bu sürecin ardından yapılabileceğine dikkat çekiyor

Uğur Yıldırım
ALAN KAMUDA KALMALI
“Yapı yüksekliğine 84 metre sınırı muhtemelen etraftaki binaların önünün kapatılmaması için koyulan bir sınır” diyerek sözlerine başlayan Mimarlar Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Yıldırım; Ancak burada yapılacak yapının mimari özelliklerinden önce kime ait olduğu gündeme getirilmeli. Bu alanın kamuda kalması için irade koyup bunun arkasında durmayı öncelememiz gerekir. Öte yandan geçtiğimiz günlerde İzmir Barosu da açıklamasını yaptı ve hukuki sürecin devam ettiğini, Büyükşehir Belediyesi lehine sonuçlanabileceğini açıkladılar. Evet, durum böyleyken TMSF’ye devrinin kolaylaştırılması ya da bir paylaşım yapılmasını kamu adına doğru bulmuyoruz. Öncelikle bütün imkanların zorlanması, alanın kamusal durumda kalması ve sonrasında yapılacak fiziki yapının hem işlevini hem de fiziki durumunu değerlendirmek daha doğru olur. Yani şöyle bir durum, bizim itirazımız buradaki yapının çok yüksek olmasına ya da işte tek katlı olmasına değil. Bizim şu anki itirazımız burada kamunun hakkı var ve daha önce hukuksuz olarak yürütülen, birtakım yıllar öncesinden gelen hukuksuz olarak yürütülen birtakım işlemlerin sonucunda maalesef günümüzde alanın bir kısmı TMSF’de. Ancak hukuk bu durumu düzeltebilecek noktada yorumlarını duyuyoruz hukukçulardan. Biz öncelikle bunun tercih edilmesi gerektiğini ve kamuda kalmasının çok daha önemli olduğunu düşünüyoruz” diye konuştu.

İlker Kahraman
ÖNCE DAVA SONUCU BEKLENMELİ
Konak Kent Konseyi Üyesi İlker Kahraman ise alanda yapı yüksekliğine ya da yapılacak projelere mesai harcanmadan önce açılan mevcut davanın sonuçlanmasının beklenmesi gerektiğine vurgu yaparak, “Basmane Çukuru için yapı yüksekliğinin en fazla 84 metre olarak belirlenmesi Tunç Soyer zamanında dillendirilen bir şeydi. Aslında bu Zorlu Holding’in binası için dile getirildi. Arkada Kadifekale’yi de gölgelemeyecek bir mesafe olarak 84 metrelik bir yükseklik öngörüldü yapılacak. Ama burada önemli olan emsalin ne olacağı yani inşaat alanının ne olacağı. Şimdi Basmane Çukuru’nda 104 bin metrekarelik bir inşaat alanı var. O 104 bin metrekarelik inşaat alanının yüzde 30’u belediye hizmet alanı olarak işaretlenmişti. Ancak burada bu 84 metreden ziyade asıl konuşmamız gereken herhalde bu arazinin aslında kimin olduğu. Asıl soru bu arazi kimin? Baktığınızda bu arazi Kültürpark’ın bir parçası ama Burhan Özfatura’nın gitmesine yakın Güç Birliği Holding’e ruhsat verildi ve ruhsat karşılığında da yüzde 11’i belediyeye kaldı. Öte yandan Tunç Soyer zamanında ise bu ruhsatın iptaline yönelik bir dava açıldı. Şimdi o davanın sonucunun olumlu olacağını bekleniyor. O davanın sonucu olumlu olur ise de haliyle bu arsa kamunun olacak. Yani 84 metresinden, bunun ne kadarının Büyükşehir Belediyesi’ne hizmet vereceğinden veya arsanın kimin olduğu konuşulmalı. Her şey oradaki mahkemenin kararına bağlı. O karar çok büyük ihtimalle arsanın kamunun olduğuna dair bir şey verecek. Kamunun arazisi kamuda kalmalı ve kamu için kullanılmalı” dedi.


