Türkiye, etkisini her geçen yıl daha fazla hissettiren sıcak hava dalgalarıyla mücadele ederken, serinlemenin bedeli de vatandaşın bütçesini yakıyor. Bir zamanlar lüks tüketim olarak görülen klima, artan sıcaklıklar ve uzayan yaz mevsimiyle birlikte temel bir ihtiyaç haline gelirken, yükselen fiyatlar bu ihtiyacı milyonlarca kişi için erişilmesi güç bir ürüne dönüştürüyor. İnternet satış platformlarında 12 bin BTU kapasiteli giriş seviyesi bir klimanın fiyatı yaklaşık 24-25 bin liradan başlarken, gelişmiş teknolojilere ve yüksek kapasiteye sahip üst segment modellerin fiyatı 200 bin lirayı aşıyor. Böylece 2026 yılında net 28 bin 75 lira olan asgari ücretle çalışan bir vatandaş, en düşük fiyatlı bir klimayı satın aldığında aylık gelirinin neredeyse tamamını harcamak zorunda kalıyor. Montaj, elektrik tesisatı ve olası bakım masrafları da eklendiğinde klima sahibi olmanın maliyeti daha da artıyor. Üstelik fiyatlardaki yükseliş yeni değil. Birkaç yıl öncesine kadar 10-16 bin lira bandında satılan giriş seviyesi klimalar, bugün yaklaşık iki katından fazla bir bedelle tüketiciye ulaşıyor. Artan üretim maliyetleri, döviz kuru, yüksek enflasyon ve yaz aylarında hızla yükselen talep, fiyatları yukarı taşıyan en önemli etkenler arasında gösteriliyor.

Metin Aztekin-1

‘Yüzde 30 artış’

Son bir yılda klima fiyatlarında ortalama yüzde 30’luk bir artış yaşandığını vurgulayan İzmir Ticaret Odası (İZTO) 26. Ev Aletleri Grubu Meclis Üyesi Metin Aztekin, “Özellikle 18 bin ile 24 bin BTU arasında değişen hacimli klimalar, bu sezon 30 ila 55 bin TL arasında satışa sunuluyor. Geçen yıl bu modeller 26-27 bin bandındaydı. En düşük segmentteki klimalar bile artık 20 bin TL’den başlıyor. Geçen yıl 9-10 bin liradan satılan klimaların fiyatı bile iki katına çıkmış durumda. Nakliye, ithalat, stok maliyeti, döviz, üretim zinciri gibi durumlardan dolayı fiyat artışları yaşanıyor. Tüketici artık ihtiyaçlarını öteliyor. Üst segment ve gelişmiş teknolojilere sahip ürünlerde ise fiyatlar ise 200 bin TL’ye kadar çıkıyor. Artan üretim maliyetleri, döviz kuru ve yükselen talep, fiyatların yukarı yönlü hareket etmesinde etkili olan başlıca faktörler arasında. Yaz sıcaklarının kendini hissettirmesiyle birlikte piyasada hareketlilik de başladı” dedi.

‘2-3 yılda bir bakım’

Hava sıcaklıklarının artmasıyla klima satışlarında gözle görülür bir canlanma yaşandığını belirten Aztekin, “Bu durum servis hizmetlerine de yansıyor. Geçmiş yıllarda birkaç gün içerisinde tamamlanabilen montaj işlemleri için artık daha uzun süre beklemek gerekebiliyor. Özellikle yoğun talebin yaşandığı dönemlerde servis randevularının bir haftaya kadar uzadığı belirtiliyor.
Kamuoyunda servis ücretlerinin talep nedeniyle arttığı yönünde bir algı bulunsa da, yeni satın alınan klimalarda durum farklı. Yetkili firmalardan satın alınan ürünlerde standart montaj ve servis hizmetleri çoğunlukla satış fiyatına dahil ediliyor ve tüketiciden ayrıca bir montaj ücreti talep edilmiyor. Servis ücretleriyle ilgili artış iddialarının daha çok özel teknik servisler tarafından sunulan hizmetlerle ilgili.
Öte yandan daha önce satın alınmış klimaların bakım ve temizlik işlemleri belirli bir ücret karşılığında yapılıyor. Cihazların verimli çalışması ve enerji tüketiminin kontrol altında tutulabilmesi için klimaların düzenli olarak bakım görmesi gerekiyor. Özellikle filtrelerin temizlenmesi, iç ve dış ünitelerin kontrol edilmesi ve olası arızaların önceden tespit edilmesi amacıyla iki ila üç yılda bir periyodik bakım yaptırılması öneriliyor. Bu bakım işlemleri hem cihazın ömrünü uzatıp hem de yüksek enerji tüketiminin önüne geçerek uzun vadede tüketiciye ekonomik katkı sağlıyor” ifadelerini kullandı.

Toptas Mutlak Butlan Ile Siyasi Gerilim Piyasayi Gerdi (2)

‘Daha yukarı çıkabilir’

Hizmet sektörünün, Türkiye’de enflasyonun vatandaşın cebini en fazla zorlayan alanlarının başında geldiğini aktaran Ekonomist Dr. Ayhan Bülent Toptaş, “Üstelik bu durum yalnızca klima servisleriyle sınırlı değil. Elektrik arızasından su tesisatına, beyaz eşya tamirinden küçük ev onarımlarına kadar teknik servis gerektiren hemen her alanda fiyat artışları dikkat çekiyor. Bir teknisyen çağırmanın maliyeti bile birçok hane için önemli bir gider kalemine dönüştü. Klima fiyatlarında da benzer bir tablo dikkat çekiyor. Piyasada özellikle 24 bin BTU kapasiteli klimaların fiyatları markasına ve teknik özelliklerine göre yaklaşık 50 bin liradan başlayıp 80-85 bin liraya kadar çıkabiliyor. Enerji tasarrufu sağlayan ve daha gelişmiş teknolojiye sahip inverter modeller standart ürünlere göre daha yüksek fiyatlardan satılıyor. Bazı firmalar tüketicinin alım gücünü desteklemek amacıyla taksitli satış imkânı sunsa da, artan maliyetler klima sahibi olmayı her geçen gün daha zor hale getiriyor. Önümüzdeki dönemde ise fiyatların daha da yukarı yönlü hareket etme ihtimali bulunuyor” ifadelerini kullandı.

‘Vantilatör bile lüks’

Ekonomist Dr. Bülent Toptaş ayrıca, “Sadece klimalar değil, vantilatörler bile dar gelirli için ciddi bir harcama kalemi haline geldi. Serinlemek için klimaya alternatif arayan tüketiciler bu kez vantilatör fiyatlarıyla karşı karşıya kalıyor. Piyasada ev tipi vantilatörlerin fiyatları yaklaşık 1.800 TL’den başlarken, orta segment modeller 2 bin 500-3 bin TL bandında satılıyor. Üst segment ve kule tipi vantilatörlerde ise fiyatlar 9 bin 500 TL’ye kadar ulaşıyor. 2023 yılında çok daha düşük bedellerle satın alınabilen bu ürünlerde yaşanan artış, yaz sıcaklarında serinlemenin maliyetini de önemli ölçüde yükseltti” diye konuştu.

Kaynak: Filiz Erol