Son yıllarda dünya genelinde hızla yaygınlaşan zayıflama iğneleri, artık yalnızca yetişkinlerin değil, ergenlik çağındaki gençlerin de başvurduğu bir yöntem haline geldi. Uzmanlar, sosyal medyanın etkisi ve "emek harcamadan kilo verme" isteğinin iğnede kullanım yaşını 15’e kadar düşürdüğünü belirterek, hekim kontrolü dışında kullanılan ilaçların ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda uyardı. Diyetisyen Derya Zünbülcan, zayıflama iğnelerinin uzun vadeli etkilerinin henüz tam olarak bilinmediğini, ancak organ hasarları ve çeşitli sağlık sorunlarına ilişkin vakaların şimdiden gündeme gelmeye başladığını söyledi.

Derya Zünbülcan

Herkes için uygun değil

Fazla kiloların altında yatan metabolik nedenlerin çoğu zaman basit kan tahlilleriyle ortaya çıkarılabileceğini ancak buna rağmen birçok kişinin doğrudan zayıflama iğnelerine yöneldiğini vurgulayan Zünbülcan, bu ilaçların kullanımına yalnızca hekimlerin karar verebileceğinin altını çizerek, "Bu yöntemler için tanımlanmış ideal bir yaş yoktur. Ancak belirli bir yaşta olmak, bu ilacı kullanmaya uygun olduğunuz anlamına gelmez. Kişinin ayrıntılı tetkik ve fiziksel değerlendirmeler sonucunda bu tedaviye uygun olup olmadığına doktor karar vermelidir" dedi.
“Kontrolsüz kullanılan zayıflama iğnelerinin en sık görülen yan etkileri arasında halsizlik, yorgunluk, iştahsızlık ve mide bulantısı yer alıyor” diyerek sözlerine devam eden Zünbülcan, bazı kullanıcılar su ve kahve gibi günlük hayatta sık tüketilen içecekleri dahi mide bulantısı nedeniyle tüketemiyor. Çünkü besin alımındaki ani düşüş vücudu ciddi şekilde olumsuz etkiliyor. Uzun süre yeterli beslenemeyen kişilerde kas kaybı hızlanıyor. Bu yalnızca kilo kaybı değil, aynı zamanda sağlık açısından önemli riskler taşıyor” dedi.

Kas kaybına yol açabilir

Besin alımının ciddi oranda azalmasıyla birlikte vücuttaki yağ ve kas dokusunun hızla kaybolduğunu belirten Zünbülcan, bunun sonucunda ise özellikle yüzde hacim kaybı yaşanırken, halk arasında "yüz çökmesi" olarak bilinen görünümün ortaya çıktığına dikkat çekti. Ayrıca Zünbülcan, “Asıl tehlike ise kas kaybı. Açlık hissinin baskılanması nedeniyle uzun süre yetersiz beslenen kişilerde kas dokusu hızla azalıyor. Bu durum metabolizmanın yavaşlamasına ve uzun vadede yaşam kalitesinin düşmesine neden olabiliyor” şeklinde konuştu.
Kas kaybının uzun vadeli etkilerine dikkat çeken Zünbülcan, "Bugün zayıflıyor olabiliriz ancak bunu kas kaybederek yapıyorsak, 10-20 yıl sonrası için ciddi sağlık sorunlarının temelini atıyoruz. Günümüzde uzun ve kaliteli yaşam üzerine yapılan araştırmalar, kas kütlesi arttıkça yaşam süresi ve yaşam kalitesinin de yükseldiğini gösteriyor" ifadelerini kullandı.

İlaç bırakıldığında kilo geri dönebiliyor

Vücudun zamanla ilaca uyum sağlayabildiğini ve tedavi sonlandırıldığında metabolizma hızının düşebileceğini vurgulayan Zünbülcan, “Kişiler, ilacı bıraktıktan sonra yeniden kilo alma riskiyle karşı karşıya kalabiliyor. O sebeple zayıflama iğnelerinin tek başına kalıcı bir çözüm olmadığını düşünüyorum. Daha önce obezite cerrahisinde yaşanan süreçte olduğu gibi bu yöntemlerin de mucizevi sonuçlar sağlamadığının zamanla daha net görülecektir” dedi.

Kaynak: Ayselin Uzun