Muharrem ayına girilmesiyle Türkiye’nin asırlık paylaşma geleneği olan aşure, bu yıl artan gıda fiyatlarının gölgesinde hazırlanıyor. Birçok evde komşulara ve akrabalara dağıtılmak üzere kaynatılan aşure kazanının maliyeti, özellikle kuruyemiş ve kuru meyve fiyatlarındaki yükseliş nedeniyle cep yakıyor. İzmir’de haziran ayı fiyatları üzerinden yapılan hesaplamaya göre, yaklaşık 20 kase aşure hazırlamanın maliyeti en düşük 1433 lirayı bulurken, ortalama bir tarif için 1600 ila 1800 lira arasında harcama yapmak gerekiyor. Bol malzemeli ve zengin içerikli bir aşure hazırlamak isteyenlerin ise 2 bin lirayı aşan bir bütçeyi gözden çıkarması gerekiyor.

Kasesi 90 lira

Aşurenin temelini oluşturan buğday, nohut ve kuru fasulye gibi bakliyat ürünlerindeki fiyat artışı sınırlı kalırken, geleneksel tarifin vazgeçilmezleri arasında yer alan ceviz, fındık, badem, kuru incir, kuru kayısı ve kuru üzüm maliyetin büyük bölümünü oluşturuyor. Şeker, baharat, meyve ve pişirme için kullanılan enerji giderleri de eklendiğinde, 20 kaselik bir aşurenin kase başına maliyeti ortalama 80 ila 90 liraya kadar yükseliyor. Daha zengin malzemelerle hazırlanan tariflerde ise bu rakam 100 liranın üzerine çıkıyor. Geçen yılın aynı döneminde yaklaşık 1300 liraya hazırlanabilen aynı aşure sepetinin bu yıl 1600-1750 lira seviyesine ulaşması, maliyetlerde yaklaşık yüzde 35’lik bir artışa işaret ediyor. Ülkemizde 28 bin lira asgari ücretle çalışan birinin vergi ve kesintileri hariç hesaplandığında günlük mesai ücreti yaklaşık 935,85 TL’yi buluyor. Yani bir asgari ücretli vatandaş, 20 kişilik bir tencere aşure yapabilmek için yaklaşık 13 saat, yani yaklaşık 1.5 iş günü çalışmak zorunda. Durum emekliler için daha da iç karartıcı. 20 bin TL ile geçinmek zorunda olan bir emekli için bir tencere aşure fiyatı olan 1300 TL, maaşının yüzde 6,5’ine denk geliyor. Kira, fatura ve temel ihtiyaçların altında ezilen emekliler için bu yıl ocakta aşure değil, cepte geçim derdi kaynayacak.

Adnan Gürcan Kopya

‘Gelenekten tasarruf’

Geçmişte aşure denildiğinde akla paylaşmak, bereket ve komşuluğun geldiğini söyleyen İşsizlik ve Pahalılıkla Savaş Derneği Şube Başkanı Adnan Gürcan Darıcı, “Bugün ise vatandaşın ilk düşündüğü şey, ‘Bu kazanı nasıl kaynatacağım?’ sorusu oluyor. 20 kase aşure hazırlamanın maliyeti ortalama 1 bin 600 liranın üzerine çıktı. Bu rakam, bir asgari ücretli çalışanın yaklaşık bir günlük kazancını bile aşıyor. Aşure, toplumumuzda sadece bir tatlı değil, dayanışmanın ve paylaşmanın simgesidir. Ancak bugün ekonomik şartlar, vatandaşları bu gelenekten bile tasarruf etmeye zorluyor. Eskiden büyük kazanlarda pişirilen ve onlarca haneye dağıtılan aşureler, artık daha küçük miktarlarda hazırlanıyor ya da bazı malzemeler tariften çıkarılıyor. Özellikle ceviz, fındık, badem, kuru incir ve kuru kayısı gibi ürünlerde yaşanan fiyat artışları, aşurenin bereketini temsil eden zengin içeriği daraltıyor” şeklinde konuştu.

‘Maliyet hesabı’

İnsanların artık komşusuna ikram götürmeden önce maliyet hesabı yapmak zorunda kaldığını belirten Darıcı, “Oysa gelenekler, toplumları bir arada tutan en önemli değerlerden biridir. Ekonomik sıkıntılar nedeniyle bu değerlerin yaşatılamaz hale gelmesi, sadece mutfakları değil, toplumsal dayanışmayı da olumsuz etkiliyor. Özellikle dar gelirli aileler, asgari ücretliler ve emekliler açısından tablo oldukça ağır. Temel gıda ürünlerine erişimde yaşanan zorluklar sürerken, geçmişte özel günlerde rahatlıkla hazırlanan geleneksel lezzetler artık lüks tüketim kalemlerine dönüşüyor. Vatandaşın alım gücünün artırılması ve gıda enflasyonunun kontrol altına alınması gerekiyor. Aksi halde aşure gibi paylaşmayı ve birlikteliği temsil eden gelenekler bile giderek daha az yaşatılabilecek. Bugün kaynayan aşure kazanı, aslında vatandaşın artan hayat pahalılığı karşısında verdiği ekonomik mücadelenin de bir göstergesi haline geldi” ifadelerini kullandı.

Zekeriya Beypınar 2

‘Bir kase aşureye muhtacız’

Emeklilerin fitre, zekat ve sosyal yardımlar gibi destekler olmadığı takdirde evine ekmek götürmekte bile zorlandığını belirten Emekliler Derneği İzmir Şube Başkanı Zekeriya Beypınar ise hükümetin yaptığı zam oranlarının yetersizliği nedeniyle emeklilerin yaşamında hiçbir iyileşme olmadığını söyledi. Emeklinin evine temel gıda malzemelerini bile götüremediğini vurgulayan Beypınar, “Aşure geleneklerimize göre birliğin, beraberliğin ve paylaşmanın unsuru iken, emekliler artık aşureyi sadece mahallede birileri yaparsa yiyebilecek. Bir kasesi 85 TL olan ve bir tencere yapılmaya kalkıldığında emekli maaşının neredeyse yüzde 6,5’ine denk gelen bir maliyeti karşılamaları imkansız. Emekli kendisine bir kase aşure verilmesine muhtaçtır” dedi.

20 kaselik aşureye 1433 TL
500 gram aşurelik buğday 65 TL
100 gram pirinç 30 TL
1 su bardağı kuru fasulye 45 TL
1su bardağı nohut 40 TL
1 adet portakal kabuğu 25 TL
1 adet limon kabuğu 8 TL
2 adet orta boy elma 20 TL
4 yemek kaşığı kuru üzüm 90 TL
Yarım su bardağı çiğ badem 130 TL
2 yemek kaşığı kuş üzümü 180 TL
1 avuç fındık 120 TL
1 avuç ceviz 140 TL
10 adet kuru kayısı 180 TL
900 gram toz şeker 80 TL
10 adet karanfil 40 TL
1 adet nar 30 TL
5 adet kuru incir 160 TL
2 yemek kaşığı tarçın 50 TL
TOPLAM 1433 TL

Kaynak: Filiz Erol