ABD’nin Venezuela’ya yönelik geniş çaplı askeri operasyonu ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun eşiyle birlikte alıkonularak ülke dışına çıkarılması, uluslararası arenada sert ve çelişkili tepkilere yol açtı. Asya’dan Avrupa’ya, Latin Amerika’dan Afrika’ya kadar çok sayıda ülke ve uluslararası kuruluş, yaşanan gelişmeleri ya kınadı ya da açık destek mesajları verdi. Küresel diplomasi sahnesinde derin bir ayrışma dikkat çekti.

Türkiye: “Gelişmeleri Yakından Takip Ediyoruz”

Türkiye Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, Venezuela’daki son gelişmelerin yakından izlendiği vurgulandı. Açıklamada, “Türkiye, Venezuela’nın istikrarına ve Venezuela halkının huzur ve esenliğine önem atfetmektedir. Mevcut durumun bölgesel ve uluslararası güvenlik açısından olumsuz sonuçlar doğurmaması için tüm tarafları itidale davet ediyoruz” ifadelerine yer verildi. Türkiye’nin, krizin uluslararası hukuk çerçevesinde çözülmesi için her türlü yapıcı katkıya hazır olduğu ve Caracas Büyükelçiliği aracılığıyla Türk vatandaşlarıyla koordinasyonun sürdüğü belirtildi.

Kınayan Ülkeler: Uluslararası Hukuk Vurgusu

Çin, Rusya, İran, Brezilya, Küba ve Meksika başta olmak üzere çok sayıda ülke, ABD’nin saldırısını sert bir dille kınadı. Bu ülkeler, askeri müdahalenin Birleşmiş Milletler Şartı’nın 2’nci maddesini ihlal ettiğini ve Venezuela’nın egemenliğine açık bir saldırı niteliği taşıdığını savundu.

Çin Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin “hegemonik” eylemlerinin Latin Amerika’da barış ve güvenliği tehdit ettiğini belirtirken, Rusya Dışişleri Bakanlığı saldırıyı “son derece endişe verici” olarak nitelendirdi ve Maduro’nun durumunun derhal açıklığa kavuşturulmasını istedi. İran ve Küba ise saldırıyı “devlet terörü” olarak tanımladı.

ABD’ye Destek Verenler

İsrail ve Ukrayna, ABD’ye açık destek veren ülkeler arasında yer aldı. İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, ABD’nin “özgür dünyanın lideri olarak hareket ettiğini” savunurken, Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha, Maduro yönetimini meşru görmediklerini ve Venezuelalıların “özgür bir gelecek hakkını” desteklediklerini ifade etti.

Avrupa’da Bölünmüş Tavır

Avrupa ülkeleri de gelişmelere farklı tonlarda tepki verdi. Avrupa Birliği, tüm taraflara uluslararası hukuka ve BM Şartı’na saygı çağrısı yaparken, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, geçiş sürecinin muhalif lider Edmundo Gonzalez tarafından yürütülmesi gerektiğini savundu. Almanya ve İngiltere ise müdahalenin hukuki boyutuna dikkat çekerek temkinli açıklamalar yaptı. İspanya, krize diplomatik çözüm bulunması için arabuluculuk yapmaya hazır olduğunu duyururken, Yunanistan, Danimarka ve İtalya’dan “gerilimin düşürülmesi” çağrıları geldi.

BM’den Endişe Uyarısı

Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği, ABD’nin askeri eyleminin bölgede “endişe verici sonuçlar” doğurabileceği uyarısında bulundu. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in uluslararası hukuka bağlılığın önemini bir kez daha vurguladığı belirtildi. BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk de sivillerin korunmasının öncelik olması gerektiğini ifade etti.

Can Kayıpları İddiası

ABD basınında yer alan haberlere göre, özellikle başkent Caracas ve stratejik bölgelerde düzenlenen hava saldırılarında en az 40 kişinin hayatını kaybettiği öne sürüldü. Sivil ve askeri kayıplara ilişkin net rakamlar henüz resmi makamlarca doğrulanmadı.

Küresel Gerilim Tırmanıyor

ABD’nin Venezuela operasyonu, yalnızca Latin Amerika’yı değil, küresel güç dengelerini de doğrudan etkileyen bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Uluslararası hukuk, egemenlik ve güç kullanımı tartışmaları yeniden alevlenirken, gözler önümüzdeki günlerde BM Güvenlik Konseyi’nden çıkabilecek olası kararlara çevrilmiş durumda. Dünya kamuoyu, krizin askeri yöntemlerle değil, diplomasi yoluyla çözülüp çözülemeyeceğini yakından izliyor.

Kaynak: AA