İzmir’in sosyoekonomik açıdan dezavantajlı bölgelerinden biri olan Yenişehir Mahallesi’nde (Tepecik), uzun yıllardır ayakkabı tamirciliği ile ikinci el kıyafet ve ayakkabı satışı yapan esnaf Erhan Arık, son yıllarda ekonomik sıkıntılar nedeniyle tamir ve ikinci el ürünlere olan talebin belirgin şekilde arttığını aktardı. Vatandaşların yeni ayakkabı almakta zorlandığını ifade eden Arık, “Aynı ayakkabıyı 11 kez tamir ettiğim bile oldu. Özellikle son yıllarda alım gücünün düşmesiyle birlikte insanlar çocuklarına yeni ayakkabı alabilmek için kendi ayakkabılarını defalarca tamir ettirip yıllarca kullanıyor. Pek çok anne ve baba, çocuğu için kendisinden fedakârlık ediyor” şeklinde konuştu.

Giyilmişi bile lüks
Yenişehir Kapalı Pazaryeri esnafı 53 yaşındaki Erhan Arık, ekonomik krizin gelir düzeyi düşük mahallelerde son derece hissedilir olduğunu belirtti. Arık, vatandaşın zaruri ihtiyaçlarını dahi karşılamakta zorlandığını vurgulayarak, şahit olduğu olayların kendisini derinden üzdüğünü anlattı. Arık, “Ülkemizde özellikle son 2 yıldır insanların gelir durumu düşük olduğu için ayakkabı tamirine çok daha fazla yöneldiler. Ayakkabı fiyatları bilindiği üzere çok yüksek. Bir spor ayakkabı en az 2-3 bin liradan başlıyor, ne yazık ki tek ihtiyaç giyim de değil; yeme içme ev kirası derken insanlar evinin ihtiyacını gidermek için gelip ikinci el ayakkabı ya da elbise alıyor. Hatta bazen ona da parası yetmiyor eski ayakkabısını tamir ettiriyorlar. Onu yaparken bile pazarlık yapıyorlar, 150 TL yok 50 TL versem olur mu diye soruyorlar.”
11’nci kez tamir
Beraberinde çocuklarıyla dükkana alışverişe gelen ailelere dikkat çeken var, çocuklar eski ürünleri almak istemediğine üzüldüğüne şahit oluyorum. Anne-babası da kıyamıyor, çocuklarına yeni ayakkabı alabilmek için kendi ayakkabılarını defalarca tamir ettirip yıllarca kullanıyorlar. Pek çok anne ve baba, çocuğu için kendisinden fedakârlık ediyor. Öyle durumlarla karşılaşıyoruz ki, aynı ayakkabıyı 11 sefer tamir ettiğimi biliyorum. İnsanlar ayakkabıları atmıyor, bir şekilde idare etme yoluna gidiyor. Bir gün ayakkabının bir yerini yapıyoruz; on gün veya bir ay sonra ‘Usta şurası da söküldü, burayı da yap’ diyerek geri geliyorlar. Durumu iyi olsa gider 2-3 bin lira verir ve yeni ayakkabı alır. Ancak asgari ücretle geçinen bir insan; ev kirası, mutfak masrafı derken giyime fazla bir para ayıramıyor” ifadelerini kullandı.

Eski ‘yeni’ bayramlık
Geçtiğimiz bayram öncesinde dükkânda tamir yönünden bir yoğunluk olduğunun altını çizen vardı. Bir vatandaş gelip’ ayakkabıyı yaptırıp idare edeyim, bayramı da çıkarayım; bayramdan sonra belki durumum olursa yenisini alırım veya gelir yine ikinci el bir ayakkabı bakarım’ dedi. Bayramı bile tamir ile idare eden eski ayakkabılar ile geçiren insanlar var” diyerek sözlerine devam eden Arık, “Yoksula bayram da gelmiyor. Paramparça ayakkabıyı diktirip giyiyor vatandaş. Bu bizi de üzüyor ancak elimizden gelen bir şey yok. Hiç durumu olmayan insanlar gelip ‘Abi benim 100 liram var’ derse, ayakkabı çok sorunlu değilse tamam olur, dikelim diyerek idare ediyoruz. Ayakkabının durumu çok bozuksa ve çok işçilik istiyorsa 200 lira gibi bir ücret istiyoruz” şeklinde konuştu.
Fiyatı ‘sıfırı’ belirliyor
Tamire getirilen ayakkabıların içlerine konular astarın 100 lira olduğunu söyleyen ayakkabı tamircisi Erhan Arık, “Daha küçük tamirleri ise 50 ile 100 lira arasında değişen fiyatlara yapıyoruz. Yeni ayakkabıların fiyatları artınca bizde de ikinci el fiyatları mecburen yükseldi. Örneğin bundan bir sene önce 100 liraya sattığımız ayakkabıya şimdi 250 - 300 lira diyoruz. İkinci el ayakkabıları kalitesine göre 500 liraya kadar satabiliyoruz. Sıfırı fiyatlandıkça ikinci eli de öyle artış gösteriyor. Sonuçta piyasada 3 bin liralık olan bir ayakkabıyı biz de burada 100-200 liraya vermiyoruz; durumuna göre 500, 750 ya da 800 lira istiyoruz” dedi.




