Türkiye Cumhuriyeti Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, katıldığı bir televizyon programında küresel ekonomik gelişmelere ve Türkiye’nin kriz yönetimine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

Şimşek, mevcut küresel şokun büyüklüğüne dikkat çekerek, “Yaşanan şok herhalde 2. Dünya Savaşı sonrası yaşanan en büyük arz şoklarından biri” ifadelerini kullandı. Özellikle enerji ve ham madde tedarik zincirlerinde yaşanan kırılmaların küresel ekonomiyi derinden etkilediğini belirten Şimşek, ateşkesin sağlanmasının olumlu olduğunu ancak etkilerin kısa sürede ortadan kalkmayacağını vurguladı. Tedarik zincirlerinin eski haline dönmesinin “en iyimser senaryoda bile aylar alacağını” söyledi.

Küresel etkiler açısından en önemli riskin enflasyon olduğuna işaret eden Şimşek, artan enerji ve ham madde fiyatlarının maliyetleri yükselttiğini, bunun da hem enflasyonu artırdığını hem de büyüme üzerinde baskı oluşturduğunu dile getirdi. Bu sürecin uzaması halinde “küresel ölçekte stagflasyon ve hatta resesyon riskinin” gündeme gelebileceğini belirtti.

Gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akımlarına da değinen Şimşek, risk iştahındaki dalgalanmalara rağmen bu ülkelerin makroekonomik temellerinin genel olarak sağlam olduğunu ifade etti. Türkiye özelinde ise son gelişmelerin ülkeye özgü değil küresel kaynaklı olduğunu belirterek, “Türkiye’nin makroekonomik temellerine bakış oldukça olumlu” dedi.

Savaşın başlamasıyla birlikte hızlı ve proaktif adımlar attıklarını belirten Şimşek, ekonomi yönetiminin hemen toplanarak önlem paketleri oluşturduğunu söyledi. Bu süreçte en önemli önceliğin “piyasaların sağlıklı işlemesi” olduğunu vurguladı. Alınan önlemler sayesinde Türkiye’nin benzer ülkelere kıyasla daha dayanıklı bir performans sergilediğini ifade etti.

EŞEL MOBİL İLE SÜBVANSİYON

Enerji fiyatlarındaki artışa karşı uygulanan eşel mobil sistemine de değinen Şimşek, bu sayede vatandaş üzerindeki yükün azaltıldığını belirtti. “Eğer bu sistem uygulanmasaydı mazotun litresi 103 lira, benzinin litresi 78 lira olacaktı” diyerek, bütçe üzerinden önemli bir sübvansiyon sağlandığını söyledi.

Rezervlere ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Şimşek, Türkiye’nin güçlü bir rezerv pozisyonuna sahip olduğunu ifade etti. “Yaklaşık 162 milyar dolarlık rezervimiz var. Net rezervde de artıdayız” diyen Şimşek, rezervlerin hem dış yükümlülükler hem de şoklara karşı tampon görevi gördüğünü vurguladı.

Son olarak Türkiye’nin kriz yönetimi kapasitesine dikkat çeken Şimşek, “Geçen sene yaşanan çok sayıda şoka rağmen programımız rüştünü ispat etti. Türkiye şokları yönetme kabiliyetini güçlü bir şekilde ortaya koymuştur” dedi.

Kaynak: Haber Merkezi