İzmir’de evini boyatmak isteyen vatandaşlar bu yıl adeta semt semt değişen fiyatlarla karşı karşıya kalıyor. Artan boya maliyetleri, işçilik ücretleri, ulaşım giderleri ve konut büyüklükleri nedeniyle aynı büyüklükteki bir daire için verilen teklifler ilçeye göre binlerce lira farklılık gösterebiliyor. Özellikle Karşıyaka, Bornova, Bayraklı ve Konak gibi yoğun nüfuslu merkez ilçelerde boya ustalarının talep ettiği ücretler yükselirken, kentin çevre ilçelerinde daha düşük rakamlar dikkat çekiyor. Sektör temsilcileri, yalnızca kullanılan boya markasının değil; binanın yaşı, duvarların durumu, ulaşım kolaylığı ve iş yoğunluğunun da fiyatları doğrudan etkilediğini belirtiyor. Geçtiğimiz yıllarda birkaç günlük iş olarak görülen standart bir daire boyama işlemi artık birçok aile için önemli bir bütçe kalemine dönüşürken, vatandaşlar sosyal medya gruplarında ve ilan platformlarında “uygun fiyatlı usta” arayışına yöneliyor. Özellikle yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte artan talep, boya ustalarının takvimlerini haftalar öncesinden doldururken fiyatların da yukarı yönlü hareket etmesine neden oluyor.

Ercan Al

‘10 bin liradan başlıyor’

İzmir’de ev boyatma maliyetlerinin son yıllarda yalnızca ekonomik kriz ve artan malzeme fiyatlarıyla değil, semtlere göre değişen yaşam tarzlarıyla da şekillenmeye başladığını belirten Boya Ustası Ercan Al, “Bir evin boyama fiyatını belirleyen evin bulunduğu semt, içerisindeki eşya yoğunluğu, müşterinin beklentisi, yapılacak işin hassasiyeti ve çalışmanın ne kadar süreceği oluyor. Aynı büyüklükteki iki daire arasında bile on binlerce liralık fark oluşabiliyor. İzmir’de yalnızca standart boya işlemleri bile artık ciddi maliyetlere ulaştı. Sadece boya ve işçilik içeren işlemler yaklaşık 10-15 bin liradan başlarken, kullanılan malzeme kalitesi, duvar durumu ve işin kapsamına göre fiyatlar 40-50 bin liraya kadar çıkıyor. Eğer işin içine alçı, kırma, tadilat, rutubet onarımı, duvar düzeltme ve dekoratif işlemler de girerse maliyetler 200 bin liraya kadar yükseliyor” dedi.

‘Yaşam tarzı’ farkı

Evin bulunduğu bölgenin fiyat belirlemede önemli bir unsur olduğunu aktaran Al, “Konak, Alsancak, Karşıyaka sahili gibi gelir düzeyi yüksek bölgelerde yapılan işler ile kırsal mahallelerdeki çalışmalar arasında ciddi fark oluşuyor. Bunun temel nedeni olarak ise müşterilerin yaşam tarzı ve evlerin yapısı gösteriliyor. Özellikle lüks semtlerde çalışmak hem daha hassas hem de çok daha uzun sürüyor. Pahalı eşyalar nedeniyle hareket alanları kısıtlanıyor. Birçok evde eşyalar rastgele taşınamıyor, her işlem ev sahibinin kontrolünde yapılıyor. Bir koltuğu bile yerinden oynatırken izin almak zorunda kalıyoruz. Çünkü insanlar eşyalarının zarar görmesinden endişe ediyor. Özellikle lüks semtlerde bu süreç çok daha hassas ilerliyor. Bu nedenle normal şartlarda iki günde tamamlanabilecek bir iş bazen bir haftaya kadar uzuyor. Bazı evlerde çalışma sistemi parça parça ilerliyor. Bir gün sadece bir odayı boyuyoruz. Sonra ev sahipleri toparlıyor, eşyaları yeniden düzenliyor. Ertesi gün başka bir odaya geçiyoruz. Süre uzadıkça maliyet de yükseliyor” ifadelerini kullandı.

‘Piyasada farklı fiyatlar oluyor’

İzmir Alsancak’ta yakın zamanda boyadığı boş bir 2+1 dairenin yalnızca boya ve işçilik dahil yaklaşık 55 bin liraya tamamlandığı vurgulayan Ercan Al, “Aynı büyüklükteki bir ev Menemen’de 20-25 bin lira arasında boyanabiliyor. Aradaki farkın temel nedeni çalışma süresi, ulaşım, eşya yoğunluğu ve müşteri beklentileri oluyor. Piyasadaki en büyük sorunlardan biri fiyat standardının olmaması. Serbest piyasa nedeniyle her usta farklı rakam veriyor. Özellikle deneyimsiz kişilerin düşük fiyatlarla iş alması hem kaliteyi düşürüyor hem de vatandaşın güven sorunu yaşamasına neden oluyor. Aynı iş için çok farklı teklifler verilmesi nedeniyle vatandaşlar çoğu zaman kararsız kalıyor. Birçok müşteri artık yalnızca fiyata değil, işçiliğin kalitesine ve güvenilirliğe de önem veriyor. O yüzden bazen fiyat ikinci planda kalıyor” diye konuştu.

Aziz Koçal 2

‘Ücret tarifesi yok’’

Ev boyama sektöründe yaşanan en büyük sorunlardan birinin fiyat standardının olmaması ve işlerin büyük bölümünün kayıt dışı ilerlemesi olduğunu belirten Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) Genel Başkanı Aziz Koçal, “Piyasada sabit bir ücret tarifesi ya da fiyatları denetleyen resmi bir sistem bulunmadığı için ortaya çıkan rakamlar tamamen işi yapan kişi ile ev sahibi arasındaki anlaşmaya göre belirleniyor. Bu nedenle aynı büyüklükteki iki ev için bile çok farklı fiyat teklifleri ortaya çıkabiliyor. Boyacılık işi tamamen emek gücüne dayalı ilerleyen bir alan olduğu için piyasada herkes farklı ücretlendirme yapabiliyor. Belirli bir kayıt sistemi ya da standart zorunluluğu bulunmadığından, inşaat sektöründe çalışan birçok kişi kısa sürede boya işi yapmaya başlayabiliyor. Bu durum piyasada hem kalite farklılıklarını hem de ciddi fiyat değişimlerini beraberinde getiriyor. Aynı işi yapan ustalar arasında bile büyük ücret farkları oluşabiliyor. Ev boyama fiyatlarını belirleyen tek unsur yalnızca evin büyüklüğü olmuyor. Kullanılacak boyanın kalitesi, duvarların durumu, yüzeyde çatlak ya da rutubet bulunup bulunmaması, alçı ve tamirat gerekip gerekmediği gibi detaylar maliyeti doğrudan etkiliyor” dedi.

Koyu renkler daha pahalı

Piyasada 15-20 kilogramlık iç cephe boyalarının fiyatları markaya göre değişiyor. Premium segmentte fiyatlar 2600 TL ile 4000 TL arasında değişirken, orta segment ürünlerde bu rakam 1800 TL ile 2700 TL arasında seyrediyor. Tavan boyası ise ortalama 750 TL ile 1100 TL arasında satılıyor. Uzmanlar, koyu ve özel renklerin standart boyalara göre yüzde 10-20 daha pahalı olabildiğini belirtiyor.

Kaynak: Filiz Erol