İzmir Büyükşehir Belediyesi, kentin köklü zeytin ve zeytinyağı üretimini bilimsel yöntemlerle güçlendirmek ve uluslararası pazarda daha güçlü bir marka haline getirmek amacıyla Zeytin Bilim Kurulu oluşturdu. Akademisyenlerden üreticilere, kooperatiflerden ihracatçılara kadar geniş bir paydaş ağıyla kurulan kurul, ilk toplantısını “Zeytin Stratejileri” başlığıyla gerçekleştirdi. Çetin Emeç Toplantı Salonu’nda düzenlenen toplantıya; İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir Planlama Ajansı Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, akademisyenler, üreticiler, kooperatif temsilcileri ve sivil toplum kuruluşları katıldı.
Zeytinciliğin tüm sorunları masaya yatırıldı
Toplantıda, zeytin ve zeytinyağı üretiminin geleceğine ilişkin kapsamlı değerlendirmeler yapıldı. Kurul üyeleri; zeytinciliğin ekonomik yapısı, hasat ve depolama süreçleri, hastalık ve zararlılarla mücadele, üreticilerin artan girdi maliyetleri, üretim kalitesini etkileyen çevresel faktörler ile uluslararası pazar ve ihracat olanaklarını ele aldı. Ayrıca markalaşma ve pazarlama stratejileri de gündemin önemli başlıkları arasında yer aldı.
İzmir tarımda güçlü bir üretim kenti
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, İzmir’in tarih boyunca güçlü bir üretim kenti olduğunu vurgulayarak tarımın hem istihdam hem de gıda güvenliği açısından kritik bir rol oynadığını dile getirdi. Dünya genelinde artan gıda krizi riskine dikkat çekerek, İzmir’in bu sürece karşı dirençli bir kent olması gerektiğini ifade etti. Türkiye’de pek çok tarımsal ürünün katma değer yaratmadan değerlendirildiğini belirten Tugay, zeytinin de bunun önemli örneklerinden biri olduğunu söyledi.
Kontrolsüz ve başarısız bir üretim var
İzmir’de zeytin üretiminin büyük ölçüde geleneksel yöntemlerle sürdüğünü, zeytinyağı üretimi ve depolamasında ise verimsiz ve kontrolsüz süreçlerin bulunduğunu aktaran Tugay, ürünün değerinin basit hatalar nedeniyle kaybedildiğine dikkat çekti. Taşıma yöntemlerinden sıkım tekniklerine kadar birçok aşamada iyileştirmeye ihtiyaç bulunduğunu belirterek, doğru fidan seçimi, hastalıklarla mücadele ve toprak verimliliğinin artırılması gibi konularda kapsamlı çalışmalar yürüttüklerini anlattı.
İzmir zeytini için eylem planı hazırlanıyor
Başkan Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan Zeytin Eylem Planı hakkında da bilgi verdi. Zeytinin doğru kalite ölçümü, markalaşması ve pazarlanması için ortak akılla oluşturulacak bir yol haritasına ihtiyaç olduğunu belirterek, İzmir zeytininin uluslararası pazarda hak ettiği değeri görmediğini ifade etti. Türkiye’den alınan zeytinyağının bazı yabancı firmalar tarafından başka ülkelerde paketlenerek yeniden pazara sunulduğunu dile getiren Tugay, üretimden pazarlamaya kadar bütüncül bir planlama gerektiğini vurguladı. Ayrıca üreticilere doğru üretim tekniklerinin anlatılması ve zeytinin en yüksek kaliteye ulaşacak şekilde işlenmesi için bilimsel ve teknik bir planlama yapılmasının önemine işaret etti.
Hedef: İzmir Olive Export Hub
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin zeytin ve zeytinyağı için uluslararası ölçekte bir ticaret merkezi kurmayı planladığını açıklayan Tugay, kooperatifleri ortak bir marka altında ihracata hazırlayan ve uluslararası pazarda rekabet gücünü artıran bir yapı oluşturmak istediklerini belirtti. İzmir’den zeytinyağı almak isteyenlerin yalnızca fuarlarda değil, her zaman ziyaret edebileceği bir merkez kurmayı hedeflediklerini aktarırken, belediyenin zeytinyağının kalitesini garanti altına alacak bir kalite belgesi üzerinde de çalıştığını ifade etti. Amaçlarının İzmir zeytinyağının güvenilir ve tağşişten uzak olduğunu belgeleyerek üreticinin değer kazanmasını sağlamak olduğunu kaydetti.
İzmir zeytininin marka olmasını sağlayacağız
Toplantıda kurulun yol haritasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Yusuf Kurucu ise zeytin üretiminin hasat öncesi bakımından sofraya ulaşana kadar birçok aşamada iyileştirme gerektirdiğini belirtti. Kurucu, zeytin üretiminde bilimsel veri oluşturmak amacıyla parsel bazlı zeytin haritası hazırladıklarını aktararak Küçük Menderes Havzası’ndaki çalışmaların tamamlandığını, sırada Gediz ve ardından Bakırçay havzalarının bulunduğunu söyledi. İklim değişikliği, toprak yapısı ve çeşit uyumu gibi faktörlerin üretim kalitesi üzerinde belirleyici olduğuna dikkat çekerek, farklı çeşitlerin aynı bölgede kontrolsüz şekilde dikilmesinin bölgesel yağ karakterinin oluşmasını zorlaştırdığını ifade etti. İzmir zeytininin güçlü bir marka haline gelmesi ve tüketicilerin İzmir zeytinyağını bilinçli şekilde tercih etmesi için çalışmaların sürdürüleceğini dile getirdi.





