Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, yurt dışına ihraç edildiği sırada tarım ilacı değeri AB standartlarının üzerinde çıkması nedeniyle iade edilen ürünlerin iç piyasaya sürülüp sürülmediği konusuna açıklık getirdi. Bu iddiaların kesinlikle gerçeği yansıtmadığını belirten Balık, “Türkiye'de yanlış bilinen konulardan biri, basında sıkça yer alan ‘Avrupa’dan dönen yaş meyve sebzenin iç piyasada satıldığı’ iddiasıdır. Ancak durum sanıldığı gibi değildir; çünkü ihracat ve ithalat süreçlerinin tabi olduğu kriterler, mevzuatlar ve bağlı bulunulan kurumlar birbirinden tamamen farklıdır. Bir ürünün ihracatındaki izin ve belge prosedürleri ile ithalatındaki kurallar ve ülkemizin uyguladığı denetimler aynı şekilde işlemez. AB’ye gönderilmek üzere gümrük alanına giren ürün, ihraç edilen ürün iken test sonuçlarının ardından tarımsal ilaç oranının yüksek bulunması durumunda iade edilince ithal edilen ürün haline geliyor. Bu kez ülkemize giriş süreci başlıyor. Tüm bu işlemler ortalama 15-20 gün sürüyor. Bu süreden sonra değerler ülkemizde kabul görse dahi ürün tüketilebilir vasfını kaybediyor ve direkt imha ediliyor” diye konuştu.

Ege Yas Meyve Sebze Ihracatcilari Birligi Baskani Cengiz Balik Yenibakishaber (2)
Cengiz Balık, yaş meyve ve sezbenin AB’ye çıkış ve analiz süreçlerini şu sözlerle anlattı:
“Türkiye'den Avrupa Birliği'ne yapılan ihracatta çıkış kapısı olarak yüzde 95 oranında Bulgaristan sınır kapısı kullanılır. Buradaki ürünler gümrük bölgesindeki laboratuarda analiz edilir. Tabii ki her ürün analize tabi değildir; ancak analize tabi olan ürün gruplarını sınıflandıracak olursak, sebzelerde bütün biber çeşitleri, patlıcan, kabak ve salatalık gibi ürünlerin tamamı analiz kapsamındadır. Önceden bu kapsamda olmayan domates de geçen yıl itibarıyla sisteme dahil edilmiştir. Meyveler ve narenciyede nar başta olmak üzere portakal, mandalina, limon ve greyfurt gibi neredeyse tüm narenciye ürünleri analize tabidir. Analize tabi olmayanlar ise yumuşak çekirdeklilerden üzüm ve kiraz şu an için bu tür zorunlu analiz süreçlerine tabi değildir.

ANALİZ SIKLIĞI VE DENETİM MEKANİZMASI

Analize tabi olan bu ürün gruplarında, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin uyguladığı analiz sıklığı yüzde 50 oranındadır. Yani ihraç edilen her iki tırdan birinin analizi mutlaka Türkiye'de yapılır. Süreç şu şekilde işler: İlçe Tarım Teşkilatları, Tarım İl Teşkilatları ya da Gıda Kontrol Teşkilatları bünyesindeki Gıda Kontrol Birimi, ihraç edilecek ürün partisinden numune alır. Bu numune laboratuvara gönderilir. Ürünün Avrupa Birliği'ne gidebilmesi için analiz sonuçlarının hem Avrupa Birliği standartlarına hem de Türkiye'nin kendi iç standartlarına aynı anda uyum sağlaması zorunludur.”

Ege Yas Meyve Sebze Ihracatcilari Birligi Baskani Cengiz Balik Yenibakishaber

İHRACAT ÜRÜNLERİNDE İADE VE PROSEDÜR SÜREÇLERİ

Balık, yasa gereği ihracattan dönen ürünlerin ülkemize iade edildiğini, ya da imha edildiğini belirterek süreci şu sözlerle anlattı: “Ülkemize iade kararı alındığında; yazışmaların tamamlanması Bulgaristan tarafında yaklaşık 2-3 gün sürer. Kapıkule ile laboratuvar arasındaki mesafe yaklaşık 1 kilometre olmasına rağmen, tampon bölgeden Türk tarafına geçişi 3-4 günü bulabilmektedir. Ürün Türk tarafındaki gümrük bekleme alanına alındıktan sonra bekleyiş başlar. Türkiye’den çıkış yapan bir ürün ihracat statüsündeyken, geri döndüğünde prosedür tamamen değişerek ithalat statüsüne girer. İthalat prosedüründe ürünün Türkiye’ye hangi koşullarda girebileceği yeniden incelenir; çünkü ihracat ve ithalattaki kabul parametreleri birbirinden farklıdır. Ürünler soğutmalı araçlarla taşındığı için yol şartlarındaki sıcaklıktan etkilenmez. Ancak gümrük ve karantina sürecinde ürünler en az 15-20 gün boyunca bekletilerek analize tabi tutulur. İki farklı laboratuvar arasında yüzde 20’ye varan sapmalar yaşanabilir. Yurt dışındaki laboratuvarda yüzde 10 kalıntı aşımı görülen bir ürün, Türkiye’deki analizde uygun çıkabilir. Yapılan analizlerde ürün doğrudan uygunsuz bulunursa, en yakın imha alanına çöplüğe gönderilir. Analiz sonucu uygun çıksa bile gümrük, karantina ve analiz süreçleri yaklaşık 20 gün sürer. Bu uzun bekleme süresi nedeniyle taze meyve ve sebzeler temiz çıksa dahi raf ömrünü tamamladığı için pazarlanma şansını kaybeder. Doğrudan çöplüğe gider.”

DENETİM TARLADAN BAŞLAMALI

Cengiz Balık, kamuoyunda yurt dışına gönderilen ürünlerin sorunlu olduğu yönünde bir algı olduğunu, ancak en sıkı denetlenen ürünlerin ihracat ürünleri olduğunu savundu. İhracata giden ürünlerin en az yüzde 50’sinin analiz edildiğini, ihracatçıların da kendi denetimlerini yaptığını ifade eden Balık, iç piyasada halk pazarlarına sunulan ürünlerin aynı seviyede bir kontrolden geçmediğini kaydetti. Türkiye’de üretilen meyvelerin genel ihracat oranının yüzde 5 ile 10 arasında olduğunu, gıda güvenliği ve kalıntı sorununun üretimin sadece yüzde 5 ve 10'luk kısmını oluşturan bu ürünleri üzerinden çözülemeyeceğini dile getiren Cengiz Balık, denetimin tarlada başlaması gerektiğini ifade etti. Balık, sözlerini şöyle noktaladı:
“Sorunu hasat edilip paketlenmiş üründe çözmeye çalışmak fayda sağlamaz. Gerçek ve etkili denetim; üreticinin, ihracatçının ve tüketicinin korunması ile milli servet kaybının önlenmesi için üretim anında tarlada, bahçede yapılmalıdır. Türkiye’de bu doğrultuda Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesinde ‘Bitki Koruma Ürünleri Reçete Sistemi’ uygulaması ve bazı illerde pilot bölge çalışmaları başlatılmıştır. Gıda güvenliğinde temel sorumluluk tüccarın değil, kamunundur. Üretim standartlarını, ruhsatlı ilaçları, kullanım limitlerini ve kanunları belirleyen yetkili merci Tarım ve Orman Bakanlığıdır. Bu nedenle denetimin de üretim aşamasında Bakanlık eliyle yürütülmesi gerekmektedir.

Muhabir: İlker Çoban