Tarlada alın teri döken çiftçinin sırtındaki yüklere bir de borçları eklendi. Yüksek maliyetler, düşük ürün fiyatları ve artan ekonomik baskılar, Türkiye'nin tarımında sessiz ama derin bir kriz yaşamasına sebep oluyor. Üretmekten vazgeçmek zorunda kalan çiftçiler, yılların emeğiyle sahip oldukları traktörlerini birer birer piyasaya sürüyorlar. Tarımda derinleşen kriz, artık tarlalardan ilan sitelerine taşındı. İzmir'de son bir ayda 886 traktörün çiftçiler tarafından satışa çıkarılması, kentte çiftçiliğin bitme noktasına geldiğini gösteriyor. Yıllarca alın teriyle biriktirilen paralarla alınan traktörler, şimdi borç defterlerini kapatmak için mecburen elden çıkarılıyor. Ürününü satıp borcunu kapatamayan çiftçi, çözümü traktörünü de satmakta buluyor. Sahibinden.com sitesindeki satılık traktörlerin fiyatları da 84 bin lirayla 7 milyon lira arasında değişiyor.

Ferdan Çiftçi (1)

‘Tarımdan kopuyorlar’

Benzer ilanların giderek daha fazla karşımıza çıkmaya başladığını belirten Yüksek Ziraat Mühendisi Ferdan Çiftçi, “Çiftçiler uzun yıllardır, on yıldan fazla süredir artan girdi maliyetleri ve düşük ürün fiyatları kıskacı altında üretim yapmaya çalışıyor. Bu baskı çiftçiyi bugünlere kadar getirdi. Dayanabilenler üretimi sürdürdü, getirebilenler bu noktaya kadar getirdi; ancak getiremeyenler üretimden ayrıldı, tarımdan koptu. Bu durum açıkça bir üretimden kopuşa işaret ediyor. Vazgeçenler var. Asıl soru ise yerlerine yenilerinin gelip gelmeyeceği. Belki komşusu alırsa, belki bir başkası devam ettirebilirse üretim bir şekilde sürecek. Ancak net olan şu ki çiftçi giderek üretimden uzaklaşıyor” dedi.

‘Bıçak kemikte’

Çiftçinin yalnızca ekonomik krizle mücadele etmediğini vurgulayan Çiftçi, “Aynı zamanda küresel iklim değişikliğinin yarattığı ciddi sorunlarla da karşı karşıya. Kuraklık, zamansız yağışlar, dolu ve benzeri afetler çiftçiyi artık nefes alamaz hale getirmiş durumda. Bıçak kemiğe dayanmış durumda ve acilen önlem alınması gerekiyor. Doğru politikaların, doğru destekleme politikalarının, üretim politikalarının ve planlı üretimin bir an önce devreye sokulması şart. Bunlar yapılmadığı takdirde önümüzde bir gıda krizi riski bulunuyor. Bu durum yalnızca üreticiyi etkilemiyor; devamında zincirleme şekilde tüketici de bundan olumsuz anlamda payını alıyor” ifadelerini kullandı.

Adnan Çobanoğlu (2)

‘Ürün para etmiyor’

Çiftçilerin borçlarını ödeyemediğini belirten Çiftçi Sen Genel Örgütlenme Sekreteri Adnan Çobanoğlu ise, “Çoğu çiftçi de kayıt sistemine girseler de destek alamıyorlar. Destek alamadıklarından dolayı da artık çiftçiler de kendilerini ÇKS’ye bile kaydettirmiyor. Çünkü kaydederken yapılan masraf, alacağınız destekten daha çok oluyor. Bütün ürünlerde tarladan alınan fiyatlar çok düştü. Marketler, toptancılar tarladan toplayıp almak yerine daha az ürün piyasaya sürerek fiyatları yükseltiyor ve daha fazla kar elde ediyor. Bu durum da çiftçinin daha çok borca girmesine sebep oluyor. Ürünlerini satamıyor, maliyetleri çok artıyor” şeklinde konuştu.

‘Mazot bile alamıyor’

Mazot fiyatlarının, benzin fiyatlarını bile geçmiş durumda olduğunu dile getiren Çobanoğlu, “Üretici mazotunu bile alamıyor ki, traktörünü çalıştırıp ürününü işleyebilsin. İklim krizinin getirdiği olumsuzluklar da işin içine girince ciddi problem yaşar hale geliyorlar. Birçoğu traktörü alırken zaten banka kredisi üzerinden alıyor, ipotek tedbir koydurtuluyor. Tarlasına tedbir koyduruyor, haliyle kazanamayınca ve faizler de çok yükselince kredilerini de ödeyemiyor. Ödeyemeyince traktörler icra yoluyla satışa çıkarılmaya başlandı” dedi.

‘Tarımsal açlık kapıda’

Ülkede küçük çiftçilerin bitirilmesinin amaçlandığını belirten Çiftçi Sen Genel Sekreteri Adnan Çobanoğlu şöyle konuştu: “Şirketlerin kontrolünde olan ‘sözleşmeli tarım’ anlayışı öne çıkartılıyor. Birçok tarım arazisi satılıp yerine enerji santralleri, yapılaşmaya açılmış olacak. Dolayısıyla ciddi bir iş gücü kaybı da beraberinde gelecek. İşsizlik daha da çoğalacak. Bu sistemin değişmesinin yolu yerel yönetimlerin ve merkezi üreticiden tüketiciye olan zincirin kolaylaştırılması gerekiyor. Bu konuda üreticiye teşvik verilmesi gerekiyor. Ciddi bir oranda tarım tamamen şirketlerin kontrolüne geçerse tarımsal anlamda açlık söz konusu olacak. Ülkemizde zaten dar gelirli insan çok, birçok insan asgari ücretin altında bir gelirle yaşıyor. Vatandaşlar, gıdaya erişemez hale gelecek.”

Kaynak: Filiz Erol