İZSU Genel Müdürlüğü tarafından işletilen Çiğli İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi’nde yürütülen belgelendirme süreci tamamlandı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü koordinasyonunda gerçekleştirilen denetimlerde, Sürekli Atıksu İzleme Sistemi yeniden devreye alındı, karşılaştırma testleri yapıldı ve numune analizleri akredite laboratuvarlarda incelendi. Tüm teknik kriterleri karşılayan tesis, 18 Mart 2026 itibarıyla 5 yıl geçerli çevre izin belgesini alarak yasal uygunluğunu ve çevresel performansını tescilledi.
Türkiye’nin en büyük arıtma tesisi
Günlük 820 bin metreküp arıtma kapasitesine sahip tesis, yaklaşık 4 milyon kişiye hizmet vererek Türkiye’nin en büyük atık su arıtma tesisi konumunda bulunuyor. Karşıyaka, Bornova, Buca, Konak başta olmak üzere çok sayıda ilçenin atık suyu ana hatlar ve pompa istasyonları aracılığıyla tesise ulaştırılarak arıtılıyor.
Kapasite artırıldı
Dört ayrı fazdan oluşan tesiste son olarak 2025 yılında devreye alınan 4. Faz ile kapasite önemli ölçüde yükseltildi. Günlük arıtma kapasitesi 605 bin metreküpten yüzde 36 artışla 820 bin metreküpe çıkarıldı. Bu artışla birlikte sistemin yük kaldırma kapasitesi güçlendirilirken, kentin artan nüfusuna paralel olarak altyapı da genişletildi.
Baştan sona yenilendi
4. Faz yatırımı sonrası mevcut üç fazda kapsamlı yenileme çalışmaları gerçekleştirildi. Arıtma havuzları temizlendi, mekanik ekipmanlar yenilendi ve sistem performansı üst seviyeye çıkarıldı. Yapılan iyileştirmelerle birlikte çıkış suyu kalitesi standartlara uygun hale getirilirken, ileri biyolojik arıtma kapasitesi de güçlendirildi.
7 yıl sonra Körfez için hayati güvence
7 yıl aradan sonra alınan çevre izniyle birlikte tesisin hem teknik yeterliliği hem de çevresel etkisi resmi olarak onaylanmış oldu. İleri biyolojik arıtma teknolojisi sayesinde azot ve fosfor giderimi sağlanarak deniz ekosisteminin korunmasına katkı sunuluyor. Bu süreç, İzmir Körfezi’nin kirlilikten arındırılması ve kent sağlığının korunması açısından kritik önem taşıyor.
İzmir’in çevre kalesi
Alınan çevre izni, yalnızca teknik bir başarı olarak değil, İzmir’in sürdürülebilir çevre yönetimi vizyonunun güçlü bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Türkiye’nin en büyük arıtma tesisi olma özelliğini taşıyan bu dev altyapı yatırımı, tamamlanan modernizasyon süreciyle birlikte kentin geleceğini koruyan stratejik bir çevre güvencesi haline geldi.





