Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Uzm. Dr. Hacı Ali Tekkurt, modern yaşamın beraberinde getirdiği hareketsiz yaşam tarzının dünya genelinde ciddi sağlık sorunlarına yol açtığını belirterek, düzenli fiziksel aktivitenin kronik hastalıklarla mücadelede kritik rol oynadığını söyledi. Fiziksel aktivitenin, iskelet kaslarının çalışması sonucu enerji harcanmasına neden olan tüm vücut hareketlerini kapsadığını ifade eden Tekkurt, düzenli egzersizin hem kronik hastalıkların önlenmesinde hem de mevcut hastalıkların yönetiminde en güçlü ilaçsız yöntemlerden biri olduğunu vurguladı.
“Hareketsizlik önemli bir halk sağlığı sorunu”
Kardiyovasküler hastalıklar, kanser, kronik solunum hastalıkları ve diyabetin erken ölümlerin başlıca nedenleri arasında yer aldığını belirten Dr. Tekkurt, fiziksel hareketsizliğin dünya genelinde ölüme neden olan risk faktörleri arasında dördüncü sırada bulunduğunu söyledi. Sağlık Bakanlığı’nın 2011 yılında yaptığı araştırmaya göre Türkiye’de kadınların yüzde 87’sinin, erkeklerin ise yüzde 77’sinin yeterli düzeyde fiziksel aktivite yapmadığını aktararak, hareketsiz yaşamın ülke için ciddi halk sağlığı sorunu oluşturduğunu ifade etti.
Kalp hastalıklarından kansere kadar koruma sağlıyor
Düzenli fiziksel aktivitenin kalp ve damar hastalıkları riskini önemli ölçüde azalttığını belirten Dr. Tekkurt, egzersizin kötü kolesterolü düşürüp iyi kolesterolü artırarak damar sağlığını koruduğunu söyledi. Egzersizin kan şekeri kontrolünü desteklediğini ve Tip 2 diyabet riskini azalttığını belirterek, düzenli hareketin metabolizma hızını artırarak obeziteyle mücadelede de önemli katkı sağladığını kaydetti. Fiziksel aktivitenin meme, kolon, mesane ve akciğer başta olmak üzere birçok kanser türünün görülme sıklığını azalttığını ifade eden Dr. Tekkurt, dünya genelindeki kanser vakalarının yaklaşık yüzde 25’inin sedanter yaşam tarzı ve aşırı kilo ile bağlantılı olduğuna dikkat çekti.
Ruh sağlığına da olumlu katkı sağlıyor
Düzenli egzersizin kemik yoğunluğunu artırarak osteoporoz riskini azalttığını belirten Dr. Tekkurt, özellikle yaşlı bireylerde düşme ve kırık riskinin önlenmesinde hareketliliğin önemli rol oynadığını söyledi. Fiziksel aktivitenin depresyon ve anksiyete belirtilerini hafiflettiğini, stres düzeyini azalttığını ve bilişsel fonksiyonları koruduğunu ifade ederek, erken bunama riskine karşı da koruyucu etki sağladığını kaydetti.
“Egzersiz yaşam biçimi haline getirilmeli”
Kronik hastalıkların yönetiminde fiziksel aktivitenin yalnızca destekleyici değil, tedavinin temel parçalarından biri olduğunu vurgulayan Dr. Tekkurt, haftada 150-300 dakika orta yoğunlukta aerobik egzersiz yapılmasını önerdi. Haftada en az iki gün kas güçlendirme antrenmanlarının da önemli olduğunu belirterek, bireye özel ve sürdürülebilir fiziksel aktivite programlarının yaygınlaştırılmasının toplum sağlığı açısından stratejik önem taşıdığını ifade etti. Düzenli fiziksel aktivitenin yaşam kalitesini artırdığını, psikolojik iyilik halini desteklediğini ve sağlık sistemleri üzerindeki yükün azaltılmasına katkı sunduğunu sözlerine ekledi.





