Göğüs Hastalıkları Uzm. Dr. Seher Göktaş, astım hastalığına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Astımın hava yollarının daralması sonucu ortaya çıkan kronik bir hastalık olduğunu belirten Göktaş, hastalığın çoğunlukla alerjik nedenlerle geliştiğini ancak alerjik olmayan türlerinin de bulunduğunu ifade etti. Nefes darlığı, kuru öksürük, hırıltılı solunum ve göğüste sıkışma hissinin en sık görülen belirtiler arasında yer aldığını kaydederek, şikayetlerin özellikle gece saatlerinde ve sabaha karşı artabildiğini söyledi.

Sigara ve çevresel faktörler risk oluşturuyor

Dr. Göktaş, astım gelişiminde sigara kullanımının önemli risk faktörlerinden biri olduğunu belirtti. Özellikle gebelik döneminde annenin sigara kullanmasının çocukta astım riskini artırdığını ifade ederek, ailede astım öyküsü bulunmasının da hastalığa yatkınlığı yükselttiğini söyledi. Bazı meslek gruplarında astımın daha sık görüldüğünü dile getiren Göktaş; marangozluk, tekstil, kimya sanayi, temizlik sektörü ve itfaiyecilik gibi alanlarda çalışan kişilerin daha dikkatli olması gerektiğini kaydetti.

Polen ve parfüm astımı tetikleyebiliyor

Astımı tetikleyen faktörlerin başında alerjen maddelere maruz kalmanın geldiğini belirten Dr. Göktaş, polen, ev tozu, küf mantarı, sigara dumanı, yoğun kokulu temizlik ürünleri ve parfümlerin astım ataklarını artırabileceğini söyledi. Mevsim geçişlerinde özellikle polen yoğunluğunun hastalığı alevlendirebildiğini ifade ederek, hava kirliliği ve gribal enfeksiyonların da şikayetleri artırdığını belirtti.

Astım krizinde erken müdahale uyarısı

Dr. Göktaş, astım krizinin ani gelişen öksürük nöbetleri, nefes darlığı ve hırıltılı solunumla ortaya çıktığını söyledi. Daha önce astım tanısı alan hastaların öncelikle nefes açıcı ilaçlarını kullanmaları gerektiğini ifade ederek, şikayetlerin devam etmesi halinde sağlık kuruluşlarına başvurulmasının önem taşıdığını vurguladı.

“Astım kontrol altına alınabilir”

Astım tanısının hasta öyküsü, fizik muayene, akciğer grafisi ve solunum fonksiyon testleriyle konulduğunu belirten Dr. Göktaş, hastalığın diyabet ve hipertansiyon gibi kronik bir rahatsızlık olduğunu ancak düzenli tedaviyle kontrol altına alınabildiğini söyledi. Astım ilaçlarının bağımlılık yaptığı yönündeki düşüncelerin doğru olmadığını ifade ederek, bu ilaçların doğrudan akciğerlere etki ettiğini ve güvenli şekilde kullanılabildiğini dile getirdi.

Ev ortamı düzenlenmeli

Astım hastalarının yaşam alanlarına dikkat etmesi gerektiğini belirten Dr. Göktaş, evde toz tutan eşya sayısının azaltılmasının ve düzenli havalandırmanın önemli olduğunu söyledi. Evcil hayvanların bazı hastalarda şikayetleri artırabileceğini belirterek, yoğun kokulu temizlik ürünlerinden uzak durulması gerektiğini ifade etti. Egzersiz yapan hastaların doktor önerisiyle nefes açıcı ilaç kullanabileceğini belirten Göktaş, düzenli ilaç kullanımının hayati önem taşıdığına dikkat çekti.

“İlaçların bırakılması riskli sonuçlar doğurabilir”

Dr. Göktaş, astım ilaçlarının düzensiz kullanılmasının ciddi sonuçlara yol açabileceğini belirtti. Tedaviye ara veren bazı hastaların ağır astım krizleriyle acil servislere başvurabildiğini ifade eden Göktaş, astımın doğru tedavi ve yaşam alışkanlıklarıyla kontrol altına alınabilen bir hastalık olduğunu sözlerine ekledi.

Muhabir: Efe Çapman