Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), iş dünyasında hızlanan teknolojik ve yapısal dönüşümü çok boyutlu bir perspektifle ele almak amacıyla EGİAD Dönüşüm Sahnesi adıyla yeni bir etkinlik serisi hayata geçirdi. Serinin ilk etkinliğinde konuşan EGİAD Başkanı Kaan Özhelvacı, "İnsanlık tarihinde nadiren karşılaşılan ölçekte bir kırılma çağından geçiyoruz. Dijitalleşme, yapay zekâ, iklim krizi, yeni üretim modelleri, değişen iş gücü yapısı ve toplumsal beklentiler. Artık dönüşüm bir tercih değil, bir zorunluluk. İşte bu nedenle EGİAD olarak 18. Yönetim Dönemimizin stratejik merkezine Üçüz Dönüşüm yaklaşımını yerleştirdik: Dijital Dönüşüm, Yeşil Dönüşüm, Toplumsal Dönüşüm. Bizler bu süreçte tribünde oturan değil, sahaya çıkan; dayatılan kurallara uyum sağlayan değil, oyunu yeniden yazan bir iş dünyası vizyonunu savunuyoruz" dedi.
‘15,7 trilyon dolar katkı sağlayacak’
Çok kritik bir kavramdan daha söz eden EGİAD Başkanı Özhelvacı, "Yaratıcı Yıkım" kavramına değinerek, “Ekonomist Joseph Schumpeter’in ortaya koyduğu “Yaratıcı Yıkım” kavramı bugün hiç olmadığı kadar anlam kazanıyor. Eski iş modelleri yıkılıyor. Yeni sektörler doğuyor. Beceriler yeniden tanımlanıyor. Yapay zekâ, büyük veri ve otomasyon yalnız teknolojik araçlar değildir; ekonomik sistemlerin yeniden tasarlandığı bir dönemin habercisidir. PwC’nin analizlerine göre yapay zekâ 2030 yılına kadar dünya ekonomisine 15,7 trilyon dolar katkı sağlayacak. Dünya Ekonomik Forumu ise önümüzdeki yıllarda mevcut iş gücü becerilerinin yaklaşık yüzde 40’ının dönüşeceğini ifade ediyor. Bu nedenle EGİAD olarak yürüttüğümüz “Yaratıcı Yıkım Sürecinde İzmir – Üçüz Dönüşüm ile İşgücü Piyasasının Yeniden Tasarımı” Think Tank çalışmasıyla, İzmir’in gelecekteki ekonomik ve insan kaynağı haritasını bugünden düşünmeye çalışıyoruz. Biz bu dönüşümü bir tehdit olarak değil, büyük bir sıçrama fırsatı olarak görüyoruz. İşte bugün açılışını yaptığımız ‘EGİAD Dönüşüm Sahnesi’, bu yaratıcı yıkımı yönetme kararlılığının somut bir tezahürü olarak doğdu. Amacımız; Türk iş dünyasının öncü liderlerini, gerçek dönüşüm hikâyelerini ve gelecek vizyonlarını üyelerimizle yüz yüze buluşturmaktır” diye konuştu.
‘Paradigmatik bir kırılma’
Programın ikinci bölümünde gerçekleşen EGİAD Dönüşüm Sahnesi oturumunda, Türk iş dünyasında dönüşümün liderlik boyutu, teknoloji ve insan odaklı dönüşümün kesişimi, İlham veren deneyimler ve gelecek öngörüleri başlıkları ele alındı. Türkiye Bilişim Vakfı (TBV) Başkanı Faruk Eczacıbaşı etkinlikte yaptığı sunumda, günümüz dünyasında başarının artık yalnızca büyüklükle değil, doğru ağları kurabilme kapasitesiyle ölçüldüğünü belirterek, “n360, insan deneyimini yapay zekânın hızıyla birleştirerek kurumların daha güvenilir, veri temelli ve stratejik kararlar almasına olanak tanıyor” dedi. Eczacıbaşı, teknolojinin hızlandırdığı küresel dönüşümün yalnızca ekonomik değil, zihinsel ve paradigmatik bir kırılma yarattığını söyledi. Her ülkenin kendine özgü kültürel ve coğrafi dinamikleri bulunduğunu ancak küresel ölçekte yüzde 20-30 oranında kök sorunların ortaklaştığını vurgulayan Eczacıbaşı, teknolojinin bu ortak meseleleri daha görünür hale getirdiğini ifade etti.
Başarı, ağ kurma kapasitesiyle ölçülüyor
Günümüz dünyasında başarının yalnızca ölçekle değil, doğru ağlara entegre olabilme kapasitesiyle ölçüldüğünü söyleyen Eczacıbaşı, kripto para ekosisteminden yapay zekâya kadar birçok başlığın finans, hukuk ve iş yapma biçimlerini kökten dönüştürdüğünü belirtti. “Yeni model çıktığı anda dünyanın her yerinde uygulanabilir durumda. Artık yeni bakış açısı var olmanın temel koşulu” diyen Eczacıbaşı, kurumların ve şirketlerin bu dönüşümü doğru organize etmesi gerektiğini dile getirdi. Teknolojiyi Arşimet’in kaldıracına benzeten Eczacıbaşı, “Bu kaldıraç artık herkesin elinde. Nasıl kullanacağımız belirleyici olacak” ifadelerini kullandı.
Savaş dili yerine yeni bir paradigma
Kendi kuşağının sorunları çözerken daha çok “savaş dili” üzerinden hareket ettiğini belirten Eczacıbaşı, bunun olumsuz sonuçlar doğurduğunu söyledi. Yeni dönemde gençlerin daha fazla söz sahibi olması gerektiğini vurgulayan Eczacıbaşı, küresel bakış açısının zorunluluğuna dikkat çekti. Eczacıbaşı, “Yeni bir model geliştireceksek bu yalnızca bize özgü olmamalı. Konuları kendi ekosistemimizin sınırlarından çıkarıp dünya çapında değerlendirebilmeliyiz” dedi. Eczacıbaşı, beyin göçünün artık tek yönlü bir mesele olmadığını, küresel ölçekte yeniden şekillendiğini dile getirdi. Eczacıbaşı, “Doğru bir şey yapıyorsanız, o dünyanın her yerinde geçerli olabilmeli. Yeni pusulalara ihtiyacımız var. Manifestomuz dünyanın sürdürülebilirliği olmalı” diye konuştu.




