İzmir Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde düzenlenen Uluslararası İzmir Körfez Konferansı, ikinci gününde de bilim dünyasını bir araya getirdi. Tarihi Havagazı Fabrikası’nda gerçekleştirilen toplantı, İZSU, İZPA ve İZDENİZ iş birliğiyle hayata geçirildi. Konferansta farklı ülkelerden katılan uzmanlar, İzmir Körfezi’nin iyileştirilmesine yönelik çok yönlü bilimsel yaklaşımları paylaştı.

Alg patlamalarına karşı yeni yöntemler

ABD Ulusal Zararlı Alg Patlamaları Ofisi Direktörü Prof. Dr. Donald Anderson, zararlı alg patlamalarının kontrolünde modifiye kil uygulamasının etkili bir yöntem olduğuna dikkat çekti. Körfezde yapılacak müdahalelerin yerel koşullara uygun olması gerektiğini vurgulayan Anderson, bu yöntemin deniz tabanındaki yaşam kaybını azaltabileceğini ifade etti. Japonya Civil Engineering Research Institute for Cold Regions’dan Dr. Nobuharu Inaba ise deniz çayırları ve makroalglerle ilişkili bakterilerin çevre dostu bir çözüm sunduğunu belirterek, doğal ekosistemlerin korunmasının kritik rol oynadığını dile getirdi.

“Körfez tek yöntemle iyileşmez”

Ege Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Nuri Azbar, körfezin mevcut durumunu ağır bir hastaya benzeterek tek bir yöntemle çözümün mümkün olmadığını ifade etti. Uzun vadeli, doğayla uyumlu ve çok yönlü müdahalelerin gerekliliğine dikkat çekti. Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’nden Prof. Dr. Göknur Şişman Aydın ise dere ağızlarında tampon bölgeler oluşturulması ve mikroalg temelli sistemlerin devreye alınmasının kirlilik yükünü azaltabileceğini belirtti.

Biyoteknolojik çözümler öne çıktı

İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Gülşen Altuğ, faydalı bakterilerin artırılmasıyla organik kirliliğin azaltılabileceğini ifade etti. Berlin Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ferdinand L. Hellweger ise besin kirliliğinin toksik alg patlamalarını tetiklediğini vurgulayarak, kirlilik kontrolünün önemine dikkat çekti.

Doğal canlılar temizlikte rol oynayabilir

Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aynur Lök, midyeler gibi çift kabuklu canlıların suyu filtreleyerek kirliliği azaltabileceğini belirtti. Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’nden Doç. Dr. Mustafa Tolga Tolon ise deniz hıyarlarının organik atıkları tüketerek deniz tabanının temizlenmesine katkı sağlayabileceğini ifade etti.

Erken uyarı ve kamu desteği vurgusu

İskoçya Deniz Bilimleri Derneği’nden Prof. Dr. Keith Davidson, alg patlamalarının kontrolü için erken uyarı sistemlerinin hayati önem taşıdığını belirtti. Uzmanlar, bu süreçte kamu otoritelerinin aktif rol alması ve düzenli izleme sistemlerinin kurulması gerektiğine dikkat çekti.

İzmir’de uygulamalar sonuç verdi

Çin Bilimler Akademisi Okyanus Bilimi Enstitüsü’nden Dr. Isaac Yongquan Yuan, İzmir’de yürütülen modifiye kil uygulamasının kısa sürede etkili sonuçlar verdiğini aktardı. Mikroorganizma yoğunluğunda önemli düşüş sağlandığını, balık ölümlerinin durduğunu ve su kalitesinde iyileşme gözlendiğini ifade etti. Uzmanlar, bu tür uygulamaların geliştirilerek sürdürülmesi gerektiği konusunda görüş birliğine vardı.

Muhabir: İpek Kırca