İzmir’de sanal kumar bağımlılığıyla mücadele eden 38 yaşındaki K.Ş.U, Yeşilay Danışmanlık Merkezi’nden (YEDAM) aldığı psikolojik ve sosyal destek sayesinde bağımlılığından kurtuldu. Üç yıl süren bağımlılık sürecinin ardından yaklaşık bir yıl süren tedaviyle hayatını yeniden düzene sokan K.Ş.U, yaşadığı süreci anlatarak benzer sorun yaşayanlara yardım çağrısında bulundu.
İzmir’in Çiğli ilçesinde yaşayan K.Ş.U, sanal kumarla ilk kez 2020 yılında arkadaş ortamında tanıştı. Cep telefonu üzerinden oynanan sanal kumar kısa sürede hayatının önemli bir parçası haline geldi. Başlangıçta eğlence amacıyla oynanan oyunlar zamanla kontrol edilemeyen bir alışkanlığa dönüştü.
Bu süreçte düzenli iş ve aile hayatı ciddi şekilde etkilendi. Kafede çalışan K.Ş.U, işini ihmal etmeye başladı ve zamanla ekonomik sıkıntılarla karşı karşıya kaldı. Kaybettikçe daha fazla para yatırarak kayıplarını geri kazanma umudunun bağımlılığı daha da derinleştirdiğini belirten K.Ş.U, bu durumun psikolojik olarak da yıpratıcı olduğunu ifade etti.
Yaşadığı sorunların giderek büyümesi üzerine eşinin önerisiyle yardım arayışına giren K.Ş.U, 8 Aralık 2023’te İzmir’in Bornova ilçesinde bulunan YEDAM’a başvurdu. Burada psikologlar ve sosyal hizmet uzmanlarının yürüttüğü destek programına dahil olan K.Ş.U, yaklaşık bir yıl boyunca düzenli görüşmeler gerçekleştirdi.
“Bırakma süreci çok sancılı olabiliyor”
Sanal kumar bağımlılığının hayatının en zor dönemlerinden birine neden olduğunu anlatan K.Ş.U, bağımlılığın günlük hayatını nasıl etkilediğini şu sözlerle dile getirdi:
“Çalıştığım yerde cep telefonumu kenara koyup otomatik oynadığımı hatırlıyorum. Çalışıyorum diye bırakmıyorsunuz. Bırakma süreci çok sancılı olabiliyor. Psikoloğumdan bunun bir beyin hastalığı olduğunu öğrendim. Kaybetmeye başlayınca geri kazanma umuduyla daha çok para yatırıyordum ama her seferinde kaybettim. Bu durum psikolojimi de bozdu.”
YEDAM’a ilk başvurduğunda psikolojik destekten fayda göreceğine inanmadığını söyleyen K.Ş.U, başlangıçta seanslara isteksiz gittiğini belirtti. Ancak zamanla görüşmelerin kendisine iyi geldiğini fark ettiğini ifade ederek şöyle konuştu:
“Açık konuşmak gerekirse psikolog ve psikoterapiyle iyileşebileceğime inanan biri değildim. Bu yüzden başta çok istekli değildim. Hatta seansa gitmemek için bile bile uyuya kaldığım oldu. Ama zamanla gerçekten yardımcı olduklarını gördüm. Sonra kendi isteğimle gitmeye başladım.”
Tedavi sürecinde en büyük desteği eşinden ve psikoloğundan gördüğünü vurgulayan K.Ş.U, bağımlılığı bırakma sürecinde alternatif aktivitelerle zihnini meşgul etmeye çalıştığını anlattı.
“Sanal kumar oynamadığım günler başta çok zor geçti. Beynim sürekli oynamak istedi. Onun yerine farklı aktiviteler koymaya çalıştım. Şimdi çok daha rahatım. Borçsuz yaşamak çok güzelmiş, bunu fark ettim.”
K.Ş.U, benzer sorun yaşayan kişilere ise yardım almaktan çekinmemeleri çağrısında bulundu.
“Tedavi edilebilir bir hastalık”
YEDAM’da görev yapan klinik psikolog Enes Kaan, sanal kumar bağımlılığının Türkiye’de giderek daha görünür hale gelen davranışsal bağımlılıklardan biri olduğunu söyledi.
Kaan, bu bağımlılığın tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu belirterek danışanların genellikle en az bir yıl boyunca takip edildiğini ifade etti.
YEDAM’dan destek almak isteyenlerin ilk olarak 115 numaralı danışma hattını arayarak bir psikologla görüşebildiğini belirten Kaan, daha sonra kişilerin bulundukları ildeki YEDAM merkezlerine yönlendirildiğini anlattı.
Başvuru sürecinin ilk aşamasında danışanlarla tanışma görüşmesi yapıldığını kaydeden Kaan, “Bu görüşmede kişilerin ruhsal durumları ve bağımlılık öyküleri değerlendirilir. Ardından psikologlar ve sosyal hizmet uzmanlarıyla düzenli görüşmeler devam eder. Amacımız danışanların farkındalık kazanmasını sağlamak ve süreci doğru şekilde anlamalarına yardımcı olmaktır.” dedi.
Kaan, düzenli görüşmelere katılan K.Ş.U’nun uygulanan tedavi ve destek programı sayesinde sanal kumar bağımlılığını bıraktığını belirtti.





