Meriç Nehri havzasında yer alan tarihi ve kültürel miras, Türkiye ve Bulgaristan iş birliğiyle hayata geçirilen yeni bir projeyle yeniden ayağa kaldırılıyor. Avrupa Birliği destekli çalışma kapsamında, sınırın iki yakasındaki kültürel değerlerin restore edilerek turizme kazandırılması ve bölgenin yıl geneline yayılan bir turizm destinasyonu haline getirilmesi hedefleniyor.
Meriç Nehri Ekseninde Kültürel Bütünleşme
Avrupa Birliği’nin Interreg VI-A IPA Türkiye–Bulgaristan Programı kapsamında yürütülen “Meriç’te Zamansız Yolculuk” projesinin açılış toplantısı Edirne’de gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Edirne Tanıtım ve Turizm Derneği Başkanı Bülent Bacıoğlu, projenin Meriç Nehri’nin iki yakasını kültürel bir bağla yeniden güçlü biçimde bir araya getireceğini söyledi.
“Sadece Yapıları Değil, Hikâyeleri de Onaracağız”
Bacıoğlu, projenin yalnızca fiziki restorasyonla sınırlı olmadığını vurgulayarak, tarihi mekânların taşıdığı kültürel hafızanın da görünür kılınacağını ifade etti. Edirne ve sınır ötesi bölgelerde bulunan tarihi değerlerin, nehirlerin birleştirici gücüyle oluşturulacak kültürel rotalar aracılığıyla uluslararası tanıtıma açılacağını belirtti.
Zamansız Bir Yolculuk Markası
Meriç Nehri’nin binlerce yıldır medeniyetleri birbirine bağlayan bir yaşam kaynağı olduğuna dikkat çeken Bacıoğlu, bu tarihi sürekliliğin modern turizm anlayışıyla yeniden yorumlanacağını söyledi. Projenin nihai hedefi ise Meriç havzasını uluslararası ölçekte tanınan bir kültür ve turizm markasına dönüştürmek.
Geniş Katılımlı İş Birliği
Toplantıya akademi, yerel yönetimler ve diplomatik temsilciliklerden geniş katılım sağlandı. Trakya Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Eylem Bayır ve Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Semiha Kartal’ın yanı sıra Bulgaristan’ın Edirne Başkonsolosu Radoslava Kafedzhiyska ile Harmanlı ve Malko Tırnavo belediye başkanları da projeye destek verdiklerini ifade etti.
Restorasyon ve Dijital Arşiv Çalışmaları
Proje kapsamında Bulgaristan’ın Hasköy, İvaylovgrad ve Harmanlı bölgeleri ile Edirne’deki tarihi yapılar restore edilecek. Aynı zamanda dijital kent arşivleri oluşturularak bölgenin kültürel mirası kalıcı ve erişilebilir hale getirilecek. Bu çalışmalarla tarih meraklıları ve turistler için yeni keşif alanları oluşturulması amaçlanıyor.
İtalyan Kilisesi Dijital Müze Olacak
Projenin dikkat çeken ayaklarından biri ise Edirne tarihi şehir merkezinde bulunan İtalyan Kilisesi ve ek yapıları. Trakya Üniversitesi Mimarlık Fakültesi koordinasyonunda yürütülecek restorasyonun ardından yapı, “yaşayan dijital müze” olarak hizmet verecek. Böylece ziyaretçiler, hem fiziksel mekânı deneyimleyebilecek hem de dijital içeriklerle zenginleştirilmiş bir tarih yolculuğuna çıkacak.
Turizm Yıl Geneline Yayılacak
Sınır ötesi bölgelerde turizmin mevsimsellikten kurtarılması, projenin temel hedefleri arasında yer alıyor. Standartlaştırılmış turizm etiketleme metodolojisi geliştirilerek, yıl boyunca uygulanabilir turizm modelleri oluşturulacak. Tanıtım ve pazarlama faaliyetleriyle Meriç havzasının uluslararası görünürlüğünün artırılması planlanıyor.
Bütçe ve Takvim
Toplam bütçesi 975 bin avro olan projenin 782 bin avroluk kısmı Avrupa Birliği fonlarıyla karşılanıyor. Gelecek yıl tamamlanması öngörülen proje, tamamlandığında hem kültürel mirasın korunmasına hem de yerel ekonominin canlanmasına önemli katkı sunacak.





