Devletin milletvekillerine sağladığı imkanların sanıldığı gibi olmadığını belirten Özcan, “Arabayı da yakıtı da biz karşılıyoruz” ifadeleriyle mevcut algıyı sorguladı. Tepkilerin ardından yaptığı açıklamada ise, “Ben bu işi para için yapmıyorum, memleketime hizmet ediyorum” sözleriyle duruşunu savundu.
Mestan Özcan kimdir?
1973 yılında Tekirdağ’da doğan Mestan Özcan, lisans eğitimini Trakya Üniversitesi Tekirdağ Ziraat Fakültesi Ziraat Mühendisliği Bölümü'nde tamamladı. Ziraat mühendisi kimliğiyle sektörel tecrübesini iş dünyasında değerlendiren Özcan, askerlik hizmetini Mardin’in Savur ilçesinde Jandarma Komando Birliği’nde 3. Tim Komutanı olarak gerçekleştirdi.
2000 yılında aile şirketi Özcanlar Ltd. Şti.’de aktif rol almaya başladı. Tarım, gıda ve hayvancılık alanlarında faaliyet gösteren şirketin ikinci kuşak yöneticisi olarak görev aldı ve uzun yıllar boyunca bölgesel kalkınma odağında ticari faaliyetlerini sürdürdü.
Özcan, siyasete 2011 yılında AK Parti Tekirdağ 4. sıra milletvekili adayı olarak giriş yaptı. 2018 seçimlerinde tekrar aynı sıradan aday gösterildi. 2019 Mahalli İdareler Seçimlerinde Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkan Adayı oldu. Aynı yıl AK Parti Tekirdağ İl Başkanlığı görevine getirildi ve 2023 yılına kadar bu görevi sürdürdü. Mart 2023'te milletvekilliği adaylığı için il başkanlığından istifa etti.
14 Mayıs 2023 genel seçimlerinde AK Parti'nin Tekirdağ 1. sıra adayı olarak TBMM'ye girdi ve 28. Dönem milletvekili oldu. Meclis'te Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu üyesi olarak görev alarak hem mesleki hem siyasi tecrübesini ilgili komisyon çalışmalarında kullanmaya başladı.
"Vekil maaşı yetmiyor" çıkışı
AK Parti Tekirdağ Milletvekili Mestan Özcan, Çorlu’da gazetecilerle gerçekleştirdiği bir toplantıda milletvekilliği maaşlarının yetersizliğinden yakınarak dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Aldığı maaşın harcamalarını karşılamadığını belirten Özcan, “Benim giderlerimi ve gelirimi alın, bir ay içinde bu parayla geçinin” diyerek kamuoyunda geniş tepki toplayan bir çıkış yaptı. Devletin milletvekillerine araç, yakıt veya ücretsiz ulaşım imkânı sağlamadığını vurgulayan Özcan, sadece sembolik indirimlerin olduğunu dile getirdi.
Meclis lokantasında yemeklerin ucuz olduğu yönündeki eleştiriler karşısında “Zamlı yiyoruz” cevabını veren Özcan, aynı şekilde Meclis misafirhanesi için de fiyat artışlarından yakındı. Özcan’ın bu ifadeleri, halkın alım gücünün düştüğü bir dönemde siyasetçilerin ekonomik koşullardan şikâyet etmesinin meşruiyeti üzerine yoğun bir kamuoyu tartışması başlattı.
Gelen eleştiriler üzerine yaptığı savunmada Özcan, milletvekilliğini kazanç için değil, “memlekete hizmet” amacıyla yaptığını söyledi. Ancak maaşın yetmediği yönündeki ifadeleriyle bu söylemin birbiriyle çeliştiği yorumları kamuoyunda geniş yer buldu.
“Milletvekili, aldığı maaşın en az 1,5-2 katını harcıyor” diyerek siyasetin mali yükünü vurgulayan Özcan, bunun bir “nasip işi” olduğunu belirtti. Ancak bu açıklamalar, toplumun farklı kesimlerinde ayrıcalıklı bir pozisyondan konuştuğu eleştirilerine neden oldu. Bu söylemler, vekil-halk arasındaki temsil ilişkisinde empati eksikliği tartışmasını da beraberinde getirdi.





