Oğlu henüz 15 aylıkken kalp nakli olarak hayata tutunan Ahu Kahraman Yıldırım, yaşadıkları zorlu süreci geride bıraksa da o günlerin izini silmedi. Yıldırım, organ bağışına dikkat çekmek ve nakil bekleyen çocukların ailelerine destek olmak amacıyla 2024 yılında kurduğu “Canıma Can Kat Derneği” ile Türkiye genelinde farkındalık çalışmaları yürütüyor.

16 Ağustos 2016’da İstanbul’da dünyaya gelen Kartal Yıldırım’a, doğumundan 19 gün sonra kalp yetmezliği teşhisi konuldu. Doktorlar, bebeğin yaşama tutunabilmesi için kalp nakli gerektiğini belirledi. O dönemde Türkiye’de bebeklerde kalp bağışının son derece sınırlı olması nedeniyle Yıldırım çifti, oğullarını Almanya’daki bir hastaneye götürdü.

Almanya’da sağlık durumu ağırlaşan Kartal bebek için Türkiye’de yardım kampanyası başlatıldı. Nakil ameliyatı için gerekli maddi desteğin sağlanmasının ardından Kartal Yıldırım, 2017 yılı Kasım ayında kalp nakli oldu. Aile, tedavi sürecinin ardından yaşamını Almanya’da sürdürme kararı aldı.

Almanya’da okul öncesi piyano öğretmenliği ve DJ’lik yapan Ahu Kahraman Yıldırım, oğlunun hastanede geçirdiği zorlu günleri unutmadığını söylüyor. Nakil bekleyen ailelerin yaşadığı belirsizlik, maddi ve manevi yükün ne anlama geldiğini yakından bilen Yıldırım, bu deneyimi toplumsal faydaya dönüştürmek için harekete geçti.

Organ bağışına dikkat çeken çalışmalar

2024 yılında İstanbul merkezli olarak kurulan Canıma Can Kat Derneği, farklı illerde organ bağışının önemini anlatan programlar düzenliyor. Dernek, hastanelerin organ nakil birimleriyle iletişim halinde çalışarak nakil bekleyen çocuklar ve aileleri için moral ve destek etkinlikleri gerçekleştiriyor.

Yıldırım, ziyaretlerde yalnızca sembolik destekler sunmadıklarını belirtiyor. Çocukların özledikleri yemekleri hazırlayıp götürdüklerini, annelerin kişisel ihtiyaçlarını karşılamaya çalıştıklarını ve hasta çocukların taleplerini yerine getirmek için çaba gösterdiklerini ifade ediyor.

Son olarak 10 yaşındaki oğlu Kartal ile birlikte Ege Üniversitesi Çocuk Hastanesi’ni ziyaret eden Yıldırım, kalp nakli bekleyen çocuklar ve aileleriyle bir araya geldi. Ziyaret sırasında dernek tarafından hastaneye damar görüntüleme cihazı hediye edildi.

Yıldırım, kalp hastası çocuklarda damar yolunun bulunmasının çoğu zaman güç olduğunu belirterek, “Kartal’ın bir defasında damarlarını 19 kez delmişlerdi. Çocukların internette görüp istedikleri cihaz bir damar görüntüleyiciydi. Biz de dernek olarak bu cihazı Ege Üniversitesi Çocuk Hastanesi’ne hediye ettik.” dedi.

“Kalbe ihtiyacımız var” sözleri

Nakil bekleyen çocuklarla kurduğu bağın kendisi için çok özel olduğunu dile getiren Yıldırım, ziyaretlerde en çok zorlandığı anın çocukların ihtiyaçlarını sorduğunda aldığı yanıtlar olduğunu söylüyor:

“‘Neye ihtiyacınız var?’ diye soruyorum. ‘Kalbe ihtiyacımız var’ dediklerinde çok mahcup oluyorum. Geçen ziyaretimde Neslihan ile video çekmiştik, ‘Sadece kalbe ihtiyacım var’ demişti. Daha sonra annesiyle mezarını ziyaret ettik. Arkadaşları onun vefat ettiğini bilmiyor, tatilde sanıyorlar. Bir daha geldiğimde herkesin odası dolu olsun, kalp bulunsun, evlerine gitsinler istiyorum.”

Kartal’ın nakil sürecinde beyin kanaması geçirdiğini ve bu nedenle konuşma güçlüğü yaşadığını anlatan Yıldırım, oğlunun eğitimine Almanya’daki bir engelli merkezinde devam ettiğini belirtti. Hayatını oğlu ve nakil bekleyen çocuklara adadığını söyleyen anne, organ bağışının artırılmasının hayati önem taşıdığını vurguluyor.

“Organ nakli hayat kurtarır”

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zülal Ülger Tutar, hastanede acil koduyla kalp nakli bekleyen 10 çocuk bulunduğunu açıkladı. Donör bekleme süresi uzadıkça komplikasyon riskinin ve kayıp ihtimalinin arttığını belirten Tutar, “Organ nakli hayat kurtarır. Toprak olacak bir organ bir cana hayat verebilir, bir çocuğun tüm ömrünü kurtarabilir.” ifadelerini kullandı.

Yaklaşık bir yıldır hastane odasının evi olduğunu söyleyen 16 yaşındaki Yusuf Harman da Kartal’ın ziyaretinin kendisine moral verdiğini belirtti. Yapay kalp destek cihazı nedeniyle denize giremediğini söyleyen Yusuf, en büyük hayalinin sağlığına kavuşarak denize girmek olduğunu dile getirdi.

Ahu Kahraman Yıldırım’ın hikâyesi, organ bağışının yalnızca tıbbi bir işlem değil, bir çocuğun yaşam süresini ve kalitesini doğrudan etkileyen bir karar olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Nakille hayata tutunan Kartal’ın annesi, şimdi başka çocukların da aynı şansa sahip olabilmesi için çalışmayı sürdürüyor.

Kaynak: AA