Ortadoğu’da tırmanan savaş gerilimi, küresel enerji piyasalarını sarsarken Türkiye’de akaryakıt fiyatlarına bir darbe daha geliyor. Motorinin litre fiyatına 5 lira 60 kuruşluk yeni bir zammın uluslararası petrol fiyatlarından kaynaklanacağını aktaran uzmanlar, sert yükseliş ve bölgedeki arz endişelerinin pompa fiyatlarına doğrudan yansıyacağını; bu artışın yalnızca akaryakıt istasyonlarıyla sınırlı kalmayacağını belirtti. Motorin, taşımacılıktan üretime, tarımdan lojistiğe kadar ekonominin hemen her alanında temel bir girdi niteliği taşıyor. Bu nedenle yaşanacak artışın kısa sürede çarşıya, pazara ve raf fiyatlarına yansıması kaçınılmaz görülüyor.

Zincirleme etki

Nakliye maliyetlerinin artmasıyla birlikte sebze-meyveden temel gıda ürünlerine, sanayi mallarından hizmet sektörüne kadar geniş bir yelpazede yeni fiyat düzenlemeleri gündeme gelebilir. Özellikle zaten yüksek enflasyon baskısı altında olan tüketiciler için bu zam, günlük yaşam maliyetini daha da ağırlaştıracak bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Enerji fiyatlarındaki her artışın zincirleme bir etki yarattığı vurgulanırken, akaryakıta gelen zamların en hızlı hissedildiği alanın gıda ve ulaşım olduğu belirtiliyor. Ortadoğu’daki belirsizlik sürdükçe petrol fiyatlarındaki dalgalanmanın devam etmesi bekleniyor. Küresel piyasalarda oluşan her yeni gerilim, Türkiye’de pompa fiyatlarına ve dolayısıyla çarşı pazardaki etiketlere yeni artışlar olarak yansıyor. Motorine beklenen 5 lira 60 kuruşluk zam, sadece araç sahiplerini değil, toplumun tüm kesimlerini doğrudan ilgilendiren yeni bir maliyet dalgasının habercisi olarak görülüyor.

Hamdin Erişen

‘Maliyet sürekli artıyor’

Motorine yapılacak her zammın zincirleme biçimde gıda fiyatlarını etkilediğini dile getiren İzmir Pazarcılar Odası Başkanı Hamdin Erişen, “Motorin, pazarcı esnafının en temel gider kalemlerinden birisi. Ürünler tarladan hale, halden pazara motorinle taşınıyor. Soğuk zincirden kasalama sürecine kadar her aşamada mazot kullanılıyor. Bu nedenle motorine gelen her zam, kaçınılmaz olarak pazardaki etikete yansıyor. Sahadaki tecrübemiz şunu gösteriyor: Motorine gelen bir zammın sebze ve meyve fiyatlarına en az yüzde 25 yansıması beklenir. Bu artış pazarcının keyfi değil, tamamen maliyet kaynaklıdır. Pazarcı esnafı da alım gücündeki düşüşten olumsuz etkileniyor. Vatandaş fiyatlardan şikâyetçi ama pazarcı da satış yapamamaktan dertli. Fiyat arttıkça satış düşüyor, tezgâhta ürün kalıyor, fire artıyor. Esnaf hem maliyet baskısı hem de düşen talep arasında sıkışmış durumda” diye konuştu. Mazot üzerindeki vergi yükü hafifletilmezse bu tablo değişmez. Pazarda ucuzluk beklemek gerçekçi değil. Çünkü pazardaki fiyatın belirleyicisi artık hava koşulları değil, maliyetlerin sürekli artması” dedi.

‘Her adımda motorin var’

Ortadoğu’daki savaşın gölgesinde motorindeki 5 lira 60 kuruşluk zammın, en çok da üretimle geçinen kesimleri tedirgin ettiğini vurgulayan Hamdin Erişen, “Tarlaya çıkmadan önce deposunu doldurmak zorunda olan çiftçi için mazot artık sadece bir gider kalemi değil, üretimin kaderini belirleyen temel unsur haline gelmiş durumda. Mazot fiyatındaki her sıçrama, toprağın sürülmesinden ürünün hasadına kadar geçen sürecin tamamını doğrudan etkiliyor. Her adımda motorin var. Dolayısıyla depoya yansıyan bir artış, kısa süre içinde pazardaki etikete dönüşüyor. Pazarcı esnafı da aynı baskıyı hissediyor. Nakliye ücretleri yükseldikçe, halden alınan ürünün fiyatı arttıkça tezgâh açmanın maliyeti katlanıyor. Birçok pazarda boş kalan yerler dikkat çekiyor. Bazı esnaflar zarar etmemek için tezgâh açmamayı tercih ettiklerini söylüyor. ‘Çıkmasak daha iyi, en azından zarar etmiyoruz’ diyenlerin sayısı artıyor. Satışların düştüğü, müşterinin alım miktarını azalttığı bir ortamda esnaf da vatandaş da sıkıştı. Esnaf maliyetini karşılamak zorunda. Tüketici de mecburen alıyor, çünkü başka çaresi yok. Alınan miktarlar gittikçe düşüyor” sözlerine yer verdi.

‘Mutfağa yeni yük’

Yüksek oranlı bir artışın ardından bir rahatlama bekleyen olmadığını vurgulayan İzmir Pazarcılar Odası Başkanı Hamdin Erişen, “Her yeni zam dalgasının çarşıya, pazara ve mutfağa biraz daha yük bindireceği düşünülmeli. Üretici üretmekte zorlanıyor, esnaf satmakta zorlanıyor, vatandaş almakta güçlük çekiyor. Mazottaki 5 lira 60 kuruşluk artış, sadece pompa fiyatına yazılan bir rakam değil; toplumun her kesiminin omuzuna yüklenen yeni bir yük anlamına geliyor. Görünen o ki, bu yükü hafifletecek bir çözüm ortaya çıkmadıkça, sıkıntı da ortak bir kader olarak hissedilmeye devam edecek” diye konuştu.

Kaynak: Filiz Erol