Muğla’nın Yatağan ilçesinde yer alan ve UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde bulunan Stratonikeia Antik Kenti’nde yürütülen kazı ve restorasyon çalışmaları, tarihi dokunun korunmasının ötesine geçerek kültürel sürekliliği hedefleyen yeni bir aşamaya taşınıyor. Antik kentin girişinde restore edilen dükkanlar, unutulmaya yüz tutmuş geleneksel mesleklerin yeniden icra edileceği alanlar olarak düzenleniyor.

“Gladyatörler kenti” ve dünyanın en büyük mermer kentlerinden biri olarak anılan Stratonikeia’da 1977 yılında başlayan arkeolojik çalışmalar, yılın 12 ayı kesintisiz sürdürülüyor. Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerinin yanı sıra Menteşe Beyliği, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerine ait izleri bir arada barındıran kent, çok katmanlı yapısıyla dikkat çekiyor. Her yıl yeni buluntuların gün yüzüne çıkarıldığı alanda, tarihi yapılar da özgün mimari özellikleri korunarak restore ediliyor.

Stratonikeia ve Lagina Kazı Başkanı Prof. Dr. Bilal Söğüt, antik dönemden bugüne ulaşan yapıların bir bütünlük içinde ele alındığını belirterek, Batı Cadde, Roma Hamamı, Meclis Binası, Ağa Konakları ve Cumhuriyet dönemi evlerinin alanda eşsiz bir tarihsel süreklilik oluşturduğunu ifade etti.

Köy meydanının, farklı dönemlerin iç içe geçtiği en özel alanlardan biri olduğunu vurgulayan Söğüt, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi yapılarını barındıran bu bölümde Türk-İslam dönemi yerleşim dokusunun özgün haliyle korunduğunu söyledi. Daha önce cami ve hamam restorasyonlarının tamamlandığını hatırlatan Söğüt, 2025 yılı itibarıyla çalışmaların dükkan ve evler üzerinde yoğunlaştığını kaydetti.

Restore edilen yapılar, geçmişteki işlevlerine uygun biçimde yeniden düzenleniyor. Ziyaretçiler, kente girişte Sami Akdeniz Evi ve Fırını ile Mehmet Eskişar ve Hasan Arık’ın dükkanlarını, isimleri korunarak görebilecek. Bu yaklaşım, yalnızca fiziki yapının değil, yakın dönem hafızasının da yaşatılmasını amaçlıyor.

Prof. Dr. Söğüt, 2026 yılında da restorasyon çalışmalarının devam edeceğini belirterek, temel hedeflerinin Osmanlı dönemi yerleşim dokusunu canlı tutmak olduğunu dile getirdi. “Ziyaretçiler çınar ağacının gölgesinde dinlensin, restore edilen dükkanlardan alışveriş yapsın ve bu tarihi atmosferi bizzat yaşasın istiyoruz” diyen Söğüt, çalışmaların Geleceğe Miras Projesi kapsamında aşamalı olarak sürdürüleceğini aktardı.

Köy meydanında restore edilen dükkanlar, geleneksel üretim biçimlerine yeniden ev sahipliği yapacak. Sami Akdeniz’in fırını yeniden fırın olarak hizmet verecek. Hâlihazırda bir dükkanda bakırcı faaliyet gösterirken, ilerleyen süreçte ayakkabıcı ve diğer meslek erbaplarının da alana dahil edilmesi planlanıyor. Amaç, unutulmaya yüz tutmuş meslekleri görünür kılmak ve yaşayan bir kültürel alan oluşturmak.

Projede “koruma-kullanma dengesi” temel ilke olarak öne çıkıyor. Restorasyon sürecinde yapıların özgün mimari karakteri korunurken, günlük yaşamla bağının kopmamasına özen gösteriliyor. Osmanlı döneminden kalma taş döşeli yollarda yürüyen ziyaretçilerin, antik kentin içinde yer alan köy meydanında farklı dönemlerin izlerini aynı mekânda deneyimlemesi hedefleniyor.

Stratonikeia’da yürütülen çalışmalar, arkeolojik mirasın yalnızca sergilenmesini değil, üretim ve yaşam pratikleriyle birlikte sürdürülmesini amaçlayan bir model ortaya koyuyor. Böylece antik kent, geçmişin izlerini taşıyan bir açık hava müzesi olmanın ötesinde, kültürel sürekliliğin yaşandığı bir mekâna dönüşüyor.

Kaynak: AA