Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerinin izlerini aynı yapıda buluşturan Makedon Kulesi, kapsamlı bir restorasyon sürecinin ardından yeniden kent yaşamına kazandırılıyor. Edirne’nin en önemli tarihi yapıları arasında yer alan kulenin, 2026 yılının ortasında yerli ve yabancı ziyaretçilere açılması planlanıyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 2021 yılında başlatılan restorasyon çalışmalarında sona yaklaşıldığını belirten Edirne İl Kültür ve Turizm Müdürü Kemal Soytürk, projenin kentteki en büyük kültürel yatırımlardan biri olduğunu söyledi. Soytürk, kulenin Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait kitabeler barındırdığını ve bu yönüyle çok katmanlı bir tarih sunduğunu vurguladı.

Arkeolojik bulgular gün yüzüne çıktı

Restorasyon sürecinde kulenin arka bölümünde uzun süredir arkeolojik kazıların sürdüğünü aktaran Soytürk, çalışmalar sırasında önemli bulgulara ulaşıldığını kaydetti. Kazılarda şapel ve müştemilatı, farklı dönemlere ait duvar kalıntıları, Geç Roma dönemine ait seramik fırınları ile Osmanlı dönemine ait buzhane ve su yolları ortaya çıkarıldı. Bu bulguların, Edirne’nin tarihsel sürekliliğini somut biçimde gözler önüne serdiği ifade edildi. Kulenin ana yapısında statik güçlendirme çalışmalarının tamamlandığı, çevresindeki arkeolojik alanın da koruma altına alındığı bildirildi.

Panoramik asansör ve seyir terasıyla yeni deneyim

Restorasyonda ikinci ve son etaba geçildiğini belirten Soytürk, kulede ziyaretçi deneyimini zenginleştirecek yeni düzenlemelerin hayata geçirileceğini söyledi. Bu kapsamda panoramik asansör, seyir terası ve bilgilendirme alanları oluşturulacak. Ziyaretçilerin asansörle kulenin en üst noktasına çıkarak Edirne’yi panoramik olarak izleyebileceğini aktaran Soytürk, en üst bölümde seyir dürbünleriyle birlikte Hıdırlık Tabya’ya kadar uzanan geniş bir görüş alanı sunulacağını belirtti. Asansörle yukarı çıkan ziyaretçiler, merdivenlerle aşağı inerken Traklar döneminden Cumhuriyet’e kadar Edirne’nin tarihsel sürecini anlatan teşhir ve bilgilendirme unsurlarını görebilecek.

Özgün doku korunarak restore edildi

Restorasyon kapsamında kulede ve çevresindeki arkeolojik alanda jeoradar çalışmaları yapıldı, moloz taş duvar boşlukları enjeksiyon yöntemiyle güçlendirildi. Yapıya zarar veren bitki ve kökler temizlenirken, özgün derz ve harç uygulamalarına geçildi. Ayrıca tehlike arz eden elektrik hatları ile izinsiz eklentiler kaldırılarak alanın tarihi silueti korundu. Kazı çalışmaları sonucunda 10. yüzyıla tarihlenen şapele ait müştemilat, Bizans seramik fırını, 1908 yılına ait Osmanlı buzhanesi ve geç Osmanlı dönemine ait konut temelleri de belgelendi.

Roma’dan Osmanlı’ya uzanan bir yapı

Makedon Kulesi, Roma İmparatorluğu’nda 117–138 yılları arasında hüküm süren Hadrianus döneminde, eski Edirne’yi çevreleyen sur sisteminin bir parçası olarak inşa edildi. Günümüze ulaşabilen tek kule olma özelliği taşıyan yapı, 1867 yılında Edirne Valisi Hacı İzzet Paşa tarafından üzerine eklenen ahşap katlar ve saatle birlikte “saat kulesi” olarak anılmaya başlandı.

Bir dönem yangın gözetleme kulesi olarak da kullanılan yapı, 1953 depreminde ağır hasar gördü. Üzerine eklenen katlar daha sonra şehir estetiğini bozduğu gerekçesiyle yıkıldı. Kule, 1990’lı yıllarda ve 2000’lerin başında çeşitli restorasyonlardan geçti.

Yetkililer, devam eden teşhir ve tanzim çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte Makedon Kulesi’nin 2026 yılının ortasında Edirne’nin kültür turizmine güçlü bir katkı sunacağını belirtiyor. Yapının, geçmişin izlerini modern sunum teknikleriyle buluşturan örnek bir kültürel miras alanı olması hedefleniyor.

Kaynak: AA