Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde ve TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü koordinasyonunda gerçekleştirilen 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi’ne katılan bilim heyeti, 37 gün süren çalışmaların ardından Türkiye’ye döndü. 26 Ocak’ta İstanbul Havalimanı’ndan ayrılan ekip, Brezilya ve Şili üzerinden 60 saati aşkın bir yolculuk yaparak Antarktika’ya ulaştı. Aynı güzergah üzerinden dönüş yapan bilim heyeti, yaklaşık 14 bin 700 kilometrelik yolculuğun ardından yeniden İstanbul’a geldi.
Türkiye’nin bu yıl 10’uncusunu düzenlediği Antarktika bilim seferine farklı üniversite ve kurumlardan araştırmacılar katıldı. Zorlu hava koşulları altında gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında bilim insanları sahada 15 ayrı araştırma projesini tamamladı. Yer bilimlerinden buzul gözlemlerine, yakın uzay araştırmalarından sucul ekosistem çalışmalarına kadar geniş bir yelpazede yürütülen projelerden elde edilen verilerin uluslararası bilim dünyası ile paylaşılması hedefleniyor.
Bilim heyeti, Antarktika’da Horseshoe Adası’nda yürüttüğü çalışmaların ardından Dismal Adası’nda Türkiye’nin sınırları dışında kurulan ilk istasyonlardan biri olan sabit Küresel Konumlama Uydu Sistemi (GNSS) istasyonunda bakım ve veri toplama çalışmalarını tamamladı. Araştırmaların ardından ekip, fırtınalı, dalgalı ve kar yağışlı bir deniz yolculuğu ile Adelaide Adası’ndan ayrıldı. Bilim insanları Grandidier Kanalı, Penola Boğazı ve Le Maire Kanalı’nı geçerek önce Deception Adası’na, ardından King George Adası’na ulaştı. Buradan Şili’ye geçen 17 kişilik ekip daha sonra Brezilya üzerinden Türkiye’ye döndü.
İstanbul Havalimanı’na ulaşan bilim heyetini İstanbul Havalimanı Mülki İdare Amiri İlker Haktankaçmaz, yetkililer ve aileleri karşıladı. Antarktika’dan dönen ekip, yakınlarıyla hasret giderirken, karşılama için gelen bazı ailelerin evcil hayvanlarını da beraberlerinde getirdiği görüldü.
Sefer kapsamında bilim ekibi tarafından bu yıl toplam 15 araştırma projesi yürütüldü. Küresel iklim, yer bilimleri, yakın uzay çalışmaları ve biyolojik çeşitlilik gibi farklı alanlarda gerçekleştirilen araştırmalarla iklim değişikliği, buzul ve atmosfer dinamikleri, jeodinamik hareketlilik, deniz tabanı haritalama, oşinografik özellikler ile kozmik radyasyon ölçümleri gibi konular incelendi. Ayrıca göl ve deniz ekosistemleri, mikrobiyal ve fitoplankton biyoçeşitliliği, kirleticilerin dağılımı, paleoklimatoloji, ekstrem koşullarda tıbbi planlama, biyoteknoloji ve yeni antiviral ilaç adaylarının geliştirilmesine yönelik çalışmalar da yürütüldü.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformu üzerinden yaptığı açıklamada 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi’nin başarıyla tamamlandığını belirtti. Türk bilim insanlarının zorlu koşullar altında bir aydan fazla sürede 15 araştırma projesini hayata geçirdiğini ifade eden Kacır, Cumhurbaşkanının himayelerinde ve TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsünün koordinasyonunda yürütülen kutup araştırma seferleriyle Türkiye’nin bilimsel kapasitesinin artırılmaya devam edeceğini vurguladı. Kacır, Antarktika’da kalıcı bir Türk Bilim Araştırma Üssü kurulmasının ve Antarktika Anlaşmalar Sistemi içinde “Danışman Ülke” statüsü elde edilmesinin hedeflendiğini kaydetti.
10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi Koordinatörü Prof. Dr. Burcu Özsoy da havalimanında yaptığı açıklamada bu yıl 10’uncu seferin tamamlandığını ve bugüne kadar 200’ün üzerinde Türk araştırmacının kutup bölgelerinde çalışmalar yürüttüğünü söyledi. Bu yıl 17 araştırmacının 15 farklı proje üzerinde çalıştığını belirten Özsoy, Antarktika’ya gidiş ve dönüş sürecinde karşılaşılan zorluklara rağmen çalışmaların başarıyla tamamlandığını ifade etti. Araştırmalar sırasında elde edilen örneklerin ve kurulu istasyonlardan toplanan verilerin Türkiye’ye getirildiğini belirten Özsoy, sonuçların bilim dünyasında önemli katkılar sağlayacağını söyledi.
Özsoy, bugüne kadar Türk bilim insanları tarafından kutup araştırmalarına ilişkin 300’ün üzerinde bilimsel makale yayımlandığını dile getirerek, yeni çalışmalar sonucunda da önemli bilimsel yayınlar beklediklerini ifade etti. Kutupların gezegenin “kara kutusu” olarak adlandırıldığını belirten Özsoy, dünyanın hafızasının bu bölgelerde bulunduğunu ve milyonlarca yıllık bilgilerin buzullar içinde saklı olduğunu vurguladı. Türk bilim insanlarının kutup araştırmalarında uluslararası bilim literatürüne önemli katkılar sunduğunu söyledi.
Prof. Dr. Burcu Özsoy, iklim değişikliği tartışmalarının artık “iklim değişikliği var mı yok mu” aşamasından “iklim değişikliği ile nasıl mücadele edileceği” aşamasına geçtiğini belirtti. Dünyanın en iyi kutup bölgelerinden anlaşılabileceğini ifade eden Özsoy, buzulların yaklaşık 500 bin yaşında olduğunu ve her katmanın yüz binlerce yıl öncesine ait veriler sunduğunu söyledi. Bu nedenle kutuplarda sürdürülebilir araştırmalar yapılmasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Özsoy, Antarktika’da farklı ülkelerin bilim üsleri bulunduğunu ve Türkiye’nin de Horseshoe Adası’nı bilim üssü için belirlediğini hatırlattı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının 2030 yılına kadar Antarktika’da Kutup Araştırmaları Üssü kurmayı planladığını ifade eden Özsoy, bu üssün bilimsel çalışmalara önemli katkılar sağlayacağını dile getirdi.
10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi Lideri Prof. Dr. Ersan Başar ise sefer kapsamında 15 farklı bilimsel projenin yürütüldüğünü belirtti. Yer bilimleri, deniz bilimleri, buzul bilimi ve atmosfer bilimleri alanlarında gerçekleştirilen çalışmaların Türkiye’de laboratuvarlarda inceleneceğini ve uluslararası makaleler olarak yayımlanacağını ifade eden Başar, Antarktika’da yapılan çalışmaların dünya bilimine katkı sunduğunu söyledi. Horseshoe Adası’nda yürütülen bilimsel projeler kapsamında özellikle Shoesmith Buzulu’nda bir yılda 10 metreye kadar buz kaybı tespit edildiğini belirten Başar, 2026 yılında büyük buz kütlelerinin hızla eriyerek denize döküldüğüne tanıklık ettiklerini aktardı. Başar, bu yıl Antarktika’da rüzgar, fırtına ve kar yağışının yoğun olduğunu ancak bilim insanlarının tüm zorluklara rağmen çalışmalarını tamamladığını ifade etti.
Sefer kapsamında Milli Savunma Bakanlığına bağlı Harita Genel Müdürlüğü ile Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Seyir, Hidrografi ve Oşinografi Dairesi Başkanlığı da Horseshoe Adası’nda çeşitli ölçümler gerçekleştirdi. Harita Genel Müdürlüğü ekipleri sabit GNSS istasyonunun bakım, onarım ve veri toplama çalışmalarını yürütürken, Deniz Kuvvetleri ekipleri hidrografik ve oşinografik mesaha faaliyetleri gerçekleştirdi.
Ayrıca Horseshoe Adası’nda kurulan çok düşük frekanslı yakın uzay gözlem istasyonundan alınan veriler Palmer istasyonuyla karşılaştırmalı olarak analiz edildi. Kozmik müon akısı ölçümleri ile güneş aktivitelerinin radyasyon üzerindeki etkileri incelenirken, elde edilen verilerin uzay hava durumu tahminleri, haberleşme güvenliği ve iklim değişikliğinin izlenmesi açısından önemli olduğu belirtildi.





