DİA Yazılım Genel Müdürü Suha Onay, yazılım ve oyun sektörüne yönelik açıklanan yeni teşvik paketine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Onay, özellikle hizmet ihracatında sağlanan yüzde 100 vergi istisnasının sektör açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu belirterek, düzenlemenin Türkiye’nin teknoloji üretim kapasitesini güçlendirecek stratejik bir adım olduğunu ifade etti.
Türkiye’nin yazılım ve oyun sektörünün uzun süredir beklediği güçlü destek mekanizmasının devreye girdiğini kaydeden Onay, açıklanan teşvik paketinin sektörün yeni bir büyüme evresine girmesini sağlayacağını söyledi. Yüksek katma değer üreten yazılım girişimleri açısından maliyet yapısını hafifleten düzenlemenin, Ar-Ge yatırımları, ölçeklenme ve uluslararası pazarlara açılım süreçlerinde önemli katkılar sunacağını dile getirdi.
Suha Onay, yazılım sektöründe maliyetlerin büyük bölümünü insan kaynağının oluşturduğunu, gelirlerin önemli kısmının ise ihracattan elde edildiğini belirterek, vergi yükünün azaltılmasının doğrudan büyümeyi etkileyeceğini ifade etti.
Onay, “Vergi avantajı sayesinde şirketler daha agresif büyüme stratejileri benimseyebilir. Ar-Ge yatırımları artar, yeni ürün geliştirme süreçleri hızlanır ve global pazarlara açılım çok daha güçlü hale gelir. Bu durum, Türkiye’den çıkan unicorn sayısını artırabilecek önemli bir kaldıraç etkisi yaratır” dedi.
Teşviklerin yalnızca şirketleri değil, tüm teknoloji ekosistemini dönüştürecek bir etki oluşturacağını vurgulayan Onay, özellikle yatırım ortamında önemli bir hareketlilik beklediklerini söyledi. Vergi avantajlarının hem yerli yatırımcıların teknoloji girişimlerine yönelmesini sağlayacağını hem de uluslararası fonların Türkiye’ye bakışını olumlu etkileyeceğini belirten Onay, bunun girişimlerin daha kalıcı ve güçlü şekilde büyümesine imkan tanıyacağını ifade etti.
Büyük ölçekli teknoloji şirketlerinin Türkiye’de operasyon kurma eğiliminin de bu süreçte artabileceğini kaydeden Onay, Türkiye’nin yazılım alanında küresel bir merkez haline gelebilmesi için yalnızca teşviklerin yeterli olmayacağını söyledi.
Yaşam kalitesi, hukuki öngörülebilirlik, finansmana erişim ve uluslararası çalışma kolaylığı gibi unsurların da güçlendirilmesi gerektiğini belirten Onay, “Teşvikler bu yapının önemli bir parçası ama tek başına yeterli değil” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin coğrafi konumu ile genç ve dinamik iş gücünün önemli avantajlar sunduğunu kaydeden Onay, doğru stratejilerle Türkiye’nin bölgesel bir teknoloji üretim merkezi haline gelebileceğini söyledi.
Onay, “Avrupa, Orta Doğu ve Orta Asya arasında konumlanan Türkiye, bu teşviklerle birlikte yalnızca kendi girişimlerini büyüten değil, aynı zamanda küresel yeteneği çeken bir merkez haline gelebilir. Kısa vadede finansal avantaj gibi görünen bu adım, orta ve uzun vadede Türkiye’nin üretim yapısını dönüştürecek stratejik bir hamledir. Yazılım gibi yüksek katma değerli alanlarda sağlanacak ivme; ihracat, inovasyon ve küresel rekabet gücünü doğrudan artıracaktır. Burada kritik olan, teşviklerin sürekliliği ve sektörle kurulan güçlü diyalog mekanizmalarıdır” değerlendirmesinde bulundu.





