Güney Kore’de Aralık 2024’teki sıkıyönetim girişimine ilişkin davada karar çıktı. Seul Merkez Bölge Mahkemesi, eski İçişleri Bakanı Lee Sang-min’i “kilit rol üstlenmek” suçlamasıyla 7 yıl hapis cezasına çarptırdı. Savcılık, Lee hakkında 15 yıla kadar hapis talep etmişti.

Mahkeme: “Kilit Rol Üstlendi”

Yonhap ajansının aktardığına göre mahkeme heyeti, Lee’nin dönemin Devlet Başkanı’nın sıkıyönetim kararının uygulanmasında aktif sorumluluk üstlendiğine hükmetti. Kararda, kamu düzenini ve anayasal işleyişi etkileyen süreçte üst düzey yönetici pozisyonunun sorumluluğuna dikkat çekildi. Lee’nin avukatlarının kararı temyize götürmesi bekleniyor.

Sürecin Arka Planı: 3 Aralık 2024 Krizi

Krizin başlangıcı, dönemin Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol’ün 3 Aralık 2024’te “muhalefetin devlet karşıtı faaliyetlere karıştığı” gerekçesiyle sıkıyönetim ilan etmesiyle yaşanmıştı. Ancak Ulusal Meclis’in kararı iptal etmesi üzerine yönetim geri adım atmak zorunda kalmıştı. Siyasi tansiyonun yükselmesiyle 14 Aralık 2024’te Meclis’te yapılan oylamada Yoon’un azli talep edilmiş ve geçici olarak görevden uzaklaştırılması kararlaştırılmıştı. Süreç, 4 Nisan 2025’te Anayasa Mahkemesi’nin azil kararını onaylamasıyla sonuçlanmıştı.

Siyasi Dengeler Değişti

Yoon’un görevden alınmasının ardından yapılan seçimde ana muhalefetteki Demokratik Parti’nin adayı Lee Jae-myung seçimi kazanmış ve 4 Haziran 2025’te yemin ederek göreve başlamıştı. Yeni yönetim, hukuk devleti ve anayasal düzenin güçlendirilmesini öncelikli başlık olarak duyurmuştu.

Hukuki ve Siyasi Yansımalar

Lee Sang-min hakkında verilen 7 yıllık hapis cezası, Güney Kore’de yürütme organının yetkileri ve kriz dönemlerinde alınan olağanüstü kararların sınırları açısından önemli bir emsal olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, kararın yalnızca bireysel sorumluluğu değil, anayasal düzenin korunmasına yönelik kurumsal refleksi de ortaya koyduğunu ifade ediyor. Sıkıyönetim girişimi sonrası yaşanan azil süreci ve yargı kararları, Güney Kore siyasetinde güç dengelerini kalıcı biçimde değiştirmiş durumda. Mahkeme kararının temyiz sürecinde nasıl şekilleneceği ve siyasi tartışmaların hangi yönde evrileceği ise önümüzdeki dönemin ana gündem maddeleri arasında yer alacak.

Kaynak: AA