Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) verilerine göre, 2025 yılı içinde Türkiye genelinde havayolu ile seyahat eden yolcu sayısında yeni bir rekor kırıldı. Bu kapsamda 2025’te iç hatlarda toplam yaklaşık 101,7 milyon yolcu taşındı. Ulaştırma Elektronik Takip ve Denetleme Sistemi (UETDS) verilerine göre ise 2025’in ilk 11 ayında otobüs yolculuklarında toplam yaklaşık 153,4 milyon yolcu taşındı. Bu rakamın yıl sonu itibariyle yaklaşık 162 milyon yolcuyu bulacağı belirtildi. Uçakla yolculuk eden kişi sayısının otobüs yolcu sayısına her geçen gün daha da yaklaşması otobüs firmalarının rekabet gücünü yitirmesine, artan maliyetlerine karşın fiyatlarına zam yapamamasına ve sürekli hale gelen bu durumun otobüslerin satılmasına neden olduğu belirtildi. İzmir’de de son bir ayda toplam değeri 384 milyon 699 bin lirayı bulan 76 otobüs internet üzerinden satışa çıkarıldı. Satılığa çıkarılan otobüslerden en pahalısı 22 milyon 250 bin lira, en ucuzu ise 266 bin lira verecek yeni sahibini bekliyor.
Bu yılın daha da kötü geçeceğini artık net bir şekilde gördüklerini belirten İzmir Ticaret Odası (İZTO) Yolcu Taşımacılığı Komite Başkanı Ahmet Peköz, “Şu an piyasada çok sayıda otobüs satılığa çıkarılmış durumda ama alıcı yok. Çünkü sektörde iş yok, kazanç yok. Para kazanılamadığı için de insanlar bu işi daha fazla sürdüremiyor. Yıllarını bu sektöre vermiş olanlar bile yavaş yavaş “artık bırakayım” noktasına gelmiş durumda. En büyük sorun maliyetler. Mazot fiyatları zaten başlı başına belimizi büküyor. Bunun yanında bakım giderleri, sigorta, vergi, personel ücretleri hepsi üst üste geliyor. Gelirler ciddi şekilde düşerken giderler her geçen gün artıyor. Üstelik bu yıl, önceki yıllara göre çok daha ağır geçiyor. Giderler daha da çoğaldı, ama gelir tarafında aynı oranda bir artış yok.
Bilet fiyatlarına yansıtmak ise neredeyse imkânsız. Çünkü önümüzde çok güçlü bir rekabet var. Türk Hava Yolları neredeyse her yere bin lira civarında uçuşlar düzenliyor. Böyle bir ortamda otobüs firmaları fiyatları nasıl yükseltsin” dedi.
1 otobüste 5 çalışan
Fiyat yükseltildiği anda yolcunun o bileti almadığını vurgulayan Peköz, “Daha pahalıya satma şansınız yok. Mecburen fiyatları baskılı tutuyorsunuz ama bu sefer de zararına çalışıyorsunuz. Bu şartlar altında ayakta kalmak gerçekten çok zor. Zaten zor bir süreçten geçiyorduk, şimdi iyice sıkıştık. Otobüslerin satılığa çıkarılması sadece bir araç meselesi değil; bu, doğrudan istihdam kaybı demek. Bir otobüste en az dört, beş kişi çalışıyor. Şoförü var, muavini var, yedek şoförü var. Bunun dışında bakım-onarım yapan ustalar, servisler, lastikçiler, yazıhaneler de otobüs kalktığı sürece herkes ekmek yiyor. Otobüs kalkmadığında ise bu zincirin tamamı etkileniyor. İzmir’de bunun çok net örneklerini görüyoruz. Mesela büyük firmalardan biri, eskiden bir günde 180–200 aracı sefere çıkarırken bugün bu sayı 60’a kadar düşmüş durumda. Vatandaşlar da para olmadığı için şehir değiştiremiyor, memleketine bile gidemiyor” diye konuştu.
‘Biz de uçağa biniyoruz’
Artık neredeyse her yere uçak olduğunu belirten Ahmet Peköz, “Uçağın inmediği yerlere bile en yakın noktaya uçuluyor. Oradan minibüsle yolculuk devam ediyor. İnsanlar zaman ve fiyat hesabı yaptığında tercihini uçaktan yana kullanıyor. Hatta biz bile, sektörün içinde olmamıza rağmen, çoğu zaman uçağı tercih eder hale geldik. Özetle söylemek gerekirse, karayolu taşımacılığı her geçen gün biraz daha kan kaybediyor. Maliyetler artıyor, gelirler düşüyor, rekabet giderek ağırlaşıyor. Böyle devam ederse sektörde daha çok otobüs satılığa çıkar, daha çok insan işsiz kalır” sözlerine yer verdi.
‘ÖTV’siz yakıt uygulaması’
Türkiye Otobüsçüler Federasyonu (TOFED) Başkanı Birol Özcan, karayolu yolcu taşımacılığının 2025’te en zorlu dönemlerinden birini yaşadığını belirterek, yüksek enflasyon ve maliyet kalemlerindeki öngörülemez artışlar nedeniyle sektörün geçen yıl adeta “var olma mücadelesi” verdiğini söyledi. Özcan, “Yıl boyunca yaşanan maliyet artışlarını bilet fiyatlarına yansıtamadık. Ancak amortisman, yedek parça, personel ve sigorta giderlerindeki fahiş artışlar sektörün sermayesini eritti. Bazı yerel firmalar faaliyetlerini sonlandırdı. Bazıları da ulusal markaların çatısı altına girmek zorunda kaldı. Sektörde bireysel otobüsçülük dönemi kapanıyor. Sektör giderlerinin yaklaşık yüzde 60’ını akaryakıt oluşturuyor. 2020 yılından bu yana yaşanan akaryakıt fiyat artışlarının bilet fiyatlarındaki artışın çok üzerinde olduğuna dikkat çekti. Kamu hizmeti niteliğinde bir iş yapmamıza rağmen, lüks tüketim araçlarıyla aynı fiyattan yakıt alıyoruz. ÖTV’siz yakıt uygulaması artık bir teşvik değil, sektörün sürdürülebilirliği için zorunluluktur” diye konuştu.
Otobüsler otoparka çekildi
Bilet fiyatlarında havayolu taşımacılığıyla aradaki makasın giderek daraldığını dile getiren Türkiye Otobüsçüler Federasyonu (TOFED) Başkanı Birol Özcan, havayolu şirketlerinin dinamik fiyatlandırma sayesinde erken dönemde otobüs fiyatlarına bilet satmasının yolcu kaybına neden olduğunu söyledi. Özcan, “Yolcumuzu kaybettik. Otobüsler seferden çekiliyor, otoparklarda yatıyor. Milli servet adeta çürüyor” ifadelerini kullandı.