<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Yeni Bakış Gazetesi İzmir</title>
    <link>https://www.yenibakishaber.com</link>
    <description>İzmire dair son dakika ve en güncel İzmir haberleri anında Yeni Bakış ile sizlere ulaşıyor. Siyaset, ekonomi, spor, deprem, belediye ve tüm ilçelerden anlık gelişmelerle vefat haberleri, ölüm haberleri.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.yenibakishaber.com/rss/bilim-ve-teknoloji" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>© Yeni Bakış Gazetesi İzmir. Bu sitede yer alan tüm içerik ve veriler tescillidir. 2026</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 22 Apr 2026 03:30:26 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.yenibakishaber.com/rss/bilim-ve-teknoloji"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Öğrenciler yapay zekayla sanatı buluşturdu]]></title>
      <link>https://www.yenibakishaber.com/ogrenciler-yapay-zekayla-sanati-bulusturdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenibakishaber.com/ogrenciler-yapay-zekayla-sanati-bulusturdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ortaokulda hayata geçirilen proje kapsamında öğrenciler, yapay zeka ve robotik kodlama bilgilerini kullanarak görsel tasarımlarını mozaik eserlerine dönüştürüyor. Teknoloji ile sanatı bir araya getiren çalışmalar, öğrencilerin hem teknik hem de yaratıcı becerilerini geliştirirken, ortaya çıkan eserler sergiye hazırlanıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır’ın Yenişehir ilçesinde bulunan Mehmet Akif Ersoy İmam Hatip Ortaokulu, öğrencilerin teknolojiyi sanatsal üretime dönüştürdüğü örnek bir projeye ev sahipliği yapıyor. “Kodlamadan Mozaiğe: Bir Dönüşümün Hikayesi Projesi” kapsamında öğrenciler, yapay zeka ve robotik kodlama bilgilerini kullanarak özgün eserler ortaya koyuyor.</p>

<h3>Yapay Zeka ile Tasarım, Mozaikle Sanat</h3>

<p>Yaklaşık iki yıldır sürdürülen proje çerçevesinde öğrenciler, belirledikleri temalara uygun görselleri yapay zeka desteğiyle oluşturuyor. Bu görseller, grafik tasarım programları kullanılarak işleniyor ve ardından mukavva üzerine mozaik tekniğiyle somut eserlere dönüştürülüyor. Süreçte lazer kesim, sabitleme teknikleri ve kareleme yöntemi gibi uygulamalar da kullanılarak öğrencilerin teknik becerileri geliştirilirken, üretim sürecine aktif katılım sağlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>55 Eserlik Zengin Koleksiyon</h3>

<p>Projede bugüne kadar 55 farklı çalışma üretildi. Eserler arasında Mustafa Kemal Atatürk portresi, Diyarbakır’ın tarihi mekanları, Türk bayrağı, futbol kulüplerinin logoları ve Filistin temalı çalışmalar yer alıyor. Bu çeşitlilik, öğrencilerin hem kültürel hem de güncel konulara duyarlılığını yansıtırken, sanatın ifade gücünü ortaya koyuyor.</p>

<h3>Eğitimde Beceri Odaklı Yaklaşım</h3>

<p>Projenin yürütücüsü olan teknoloji ve tasarım öğretmeni Nevzat Erdinç, amaçlarının öğrencilerin teknolojiyi yalnızca tüketen değil, üreten bireyler olarak kullanmalarını sağlamak olduğunu belirtti. Erdinç, derslerde edinilen teorik bilgilerin uygulamaya dönüştürüldüğünü ve öğrencilerin süreç içerisinde hem eğlenerek hem de deneyimleyerek öğrendiğini ifade etti.</p>

<h3>Kültürel ve Sosyal Duyarlılık Ön Planda</h3>

<p>Okul Müdürü Salim Coşacak, projenin yalnızca teknik becerilerle sınırlı olmadığını, aynı zamanda öğrencilerin sosyal duyarlılıklarını geliştirdiğini vurguladı. Filistin temalı eserlerin, öğrencilerin küresel gelişmelere karşı duyarlılığını yansıttığını belirtti. Ayrıca öğrencilerin kendi ilgi alanlarını da projeye yansıttığını ifade eden Coşacak, çalışmaların ilerleyen dönemde müzelerde ve çeşitli platformlarda sergileneceğini açıkladı.</p>

<h3>Öğrenciler İçin Çok Yönlü Gelişim Alanı</h3>

<p>Projeye katılan öğrenciler, bu süreçte hem teknik hem de sosyal beceriler kazandıklarını dile getiriyor. Yapay zeka ve robotik kodlama ile kendi projelerini geliştirme fırsatı bulan öğrenciler, aynı zamanda ekip çalışması, problem çözme ve yaratıcılık alanlarında da kendilerini geliştirme imkanı buluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve Teknoloji</category>
      <guid>https://www.yenibakishaber.com/ogrenciler-yapay-zekayla-sanati-bulusturdu</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 13:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenibakishabercom.teimg.com/crop/1280x720/yenibakishaber-com/uploads/2026/04/ogrenciler-yapay-zekayla-sanati-bulusturdu.webp" type="image/jpeg" length="18713"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yapay zeka sağlıkta güven vermiyor: Hatalı yanıt oranı yüksek]]></title>
      <link>https://www.yenibakishaber.com/yapay-zeka-saglikta-guven-vermiyor-hatali-yanit-orani-yuksek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenibakishaber.com/yapay-zeka-saglikta-guven-vermiyor-hatali-yanit-orani-yuksek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni bir araştırma, popüler yapay zeka araçlarının sağlık sorularına verdiği yanıtların büyük bölümünde hata ve tutarsızlık bulunduğunu ortaya koydu. Eksik ve uydurma referansların da tespit edildiği çalışmada, uzmanlar yapay zekanın tek başına tıbbi otorite olarak kullanılmaması gerektiği konusunda uyarıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlıkla ilgili bilgi arayışında yapay zeka tabanlı sohbet botlarına yönelim hızla artarken, yeni bir araştırma bu sistemlerin güvenilirliğine ilişkin ciddi soru işaretleri ortaya koydu. BMJ Open’da yayımlanan çalışmaya göre, popüler yapay zeka araçlarının verdiği tıbbi yanıtların önemli bir kısmı hatalı, eksik veya doğrulanamaz nitelik taşıyor.</p>

<h3>Beş Büyük Yapay Zeka Modeli Test Edildi</h3>

<p>Yedi araştırmacı tarafından yürütülen çalışmada, ChatGPT, Gemini, Grok, Meta AI ve DeepSeek olmak üzere beş farklı sohbet botu incelendi. Bu sistemlere kanser, aşılar, kök hücre tedavileri, beslenme ve atletik performans gibi alanları kapsayan 50’şer soru yöneltildi. Yanıtlar iki uzman tarafından bağımsız olarak değerlendirildi.</p>

<h3>Yanıtların Büyük Bölümü Sorunlu</h3>

<p>Araştırma sonuçlarına göre:</p>

<ul>
 <li>Yanıtların yaklaşık %20’si ciddi derecede sorunlu</li>
 <li>Yaklaşık %50’si sorunlu</li>
 <li>%30’u ise kısmen sorunlu</li>
</ul>

<p>olarak sınıflandırıldı. Hiçbir yapay zeka sistemi, eksiksiz ve güvenilir bir kaynakça sunamadı. Toplam 250 sorudan yalnızca ikisine yanıt vermekten kaçınıldı. Performans açısından modeller arasında büyük farklar görülmezken, en yüksek hata oranı %58 ile Grok’ta tespit edildi. Onu %52 ile ChatGPT ve %50 ile Meta AI izledi.</p>

<h3>Konuya Göre Başarı Değişiyor</h3>

<p>Yapay zeka sistemlerinin performansı, sorulan konuya göre farklılık gösterdi. Aşılar ve kanser gibi geniş veri tabanına sahip alanlarda daha iyi sonuçlar elde edilse de bu alanlarda bile yanıtların yaklaşık dörtte biri sorunlu bulundu. Buna karşılık beslenme ve atletik performans gibi çelişkili bilgilerin yoğun olduğu alanlarda hata oranı belirgin şekilde arttı.</p>

<h3>Açık Uçlu Sorular Daha Riskli</h3>

<p>Araştırma, açık uçlu soruların hata riskini ciddi şekilde artırdığını ortaya koydu. Bu tür sorulara verilen yanıtların %32’si ciddi derecede sorunlu olarak değerlendirilirken, kapalı uçlu sorularda bu oran %7’de kaldı. Uzmanlara göre, kullanıcıların genellikle açık uçlu sorular sorması, yapay zekanın hatalı ama ikna edici yanıtlar üretme riskini artırıyor.</p>

<h3>Referanslar Güven Vermiyor</h3>

<p>Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri de kaynakça sorunu oldu. Yapay zeka sistemlerinden istenen bilimsel referansların doğruluk oranı ortalama %40’ta kaldı. Tespit edilen hatalar arasında:</p>

<ul>
 <li>Yanlış yazar isimleri</li>
 <li>Bozuk bağlantılar</li>
 <li>Tamamen uydurulmuş makaleler</li>
</ul>

<p>yer aldı. Bu durum, kullanıcıların referanslara güvenerek yanlış bilgiye yönelme riskini artırıyor.</p>

<h3>Sorunun Temelinde Sistem Yapısı Var</h3>

<p>Uzmanlara göre yapay zekanın hata yapmasının temel nedeni, bu sistemlerin bilgi “bilmemesi”, yalnızca olasılıklara dayalı metin üretmesi. Eğitim verilerinin bilimsel makalelerin yanı sıra forumlar, bloglar ve sosyal medya içeriklerini de kapsaması, doğruluk sorununu daha da artırıyor. Araştırmada kullanılan “red teaming” yöntemiyle sistemler özellikle zorlayıcı ve yanıltıcı sorularla test edildi. Bu durum hata oranlarını yükseltmiş olsa da, gerçek kullanıcı davranışlarını büyük ölçüde yansıttığı belirtiliyor.</p>

<h3>Diğer Araştırmalar da Aynı Sonuca İşaret Ediyor</h3>

<p>Benzer bulgular farklı akademik çalışmalarda da ortaya kondu. Nature Medicine’de yayımlanan bir araştırma, yapay zekanın doğru yanıt verme oranının yüksek olmasına rağmen kullanıcıların bu yanıtları doğru yorumlayamadığını gösterdi. JAMA Network Open’da yayımlanan bir başka çalışma ise yapay zeka modellerinin sınırlı veriyle doğru teşhis üretmekte zorlandığını ortaya koydu. Ayrıca Nature Communications Medicine’de yer alan bir araştırma, yapay zekanın kullanıcıların verdiği hatalı veya uydurma bilgileri sorgulamadan kabul edebildiğini gösterdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Uzmanlardan Kritik Uyarı</h3>

<p>Uzmanlar, yapay zeka araçlarının tamamen dışlanması yerine doğru konumlandırılması gerektiğini vurguluyor. Bu sistemlerin bilgiye hızlı erişim, özetleme ve araştırma süreçlerinde faydalı olabileceği, ancak tek başına bir tıbbi otorite olarak görülmemesi gerektiği ifade ediliyor. Sağlıkla ilgili konularda yapay zekadan alınan bilgilerin mutlaka doğrulanması, özellikle kesinlik içeren ve uyarı barındırmayan yanıtlar karşısında dikkatli olunması gerektiği belirtiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Oksijen</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve Teknoloji</category>
      <guid>https://www.yenibakishaber.com/yapay-zeka-saglikta-guven-vermiyor-hatali-yanit-orani-yuksek</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 13:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenibakishabercom.teimg.com/crop/1280x720/yenibakishaber-com/uploads/2026/04/yapay-zeka-saglikta-guven-vermiyor-hatali-yanit-orani-yuksek.webp" type="image/jpeg" length="54976"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Liselilerin robotu uluslararası yarışmada çifte ödül kazandı]]></title>
      <link>https://www.yenibakishaber.com/liselilerin-robotu-uluslararasi-yarismada-cifte-odul-kazandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenibakishaber.com/liselilerin-robotu-uluslararasi-yarismada-cifte-odul-kazandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Lise öğrencilerinin görme engelliler için geliştirdiği yapay zeka destekli robot, İtalya’daki uluslararası bilim yarışmasında altın madalya ve özel ödül kazandı. Restoran ortamında nesnelerin yerini sesli komutlarla tarif eden proje, hem teknolojik başarısı hem de sosyal fayda odaklı yaklaşımıyla dikkat çekti]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bursa’daki Halil İnalcık Bilim ve Sanat Merkezi öğrencileri, geliştirdikleri yenilikçi robot projesiyle uluslararası arenada önemli bir başarıya imza attı. Görme engellilerin günlük yaşamını kolaylaştırmayı hedefleyen proje, İtalya’da düzenlenen prestijli bilim yarışmasında iki ayrı ödül kazandı.</p>

<h3>Görme Engellilere Restoran Desteği Sağlayan Robot</h3>

<p>Farklı liselerde eğitim gören üç öğrencinin geliştirdiği robot, özellikle restoran ortamında görme engelli bireylerin yaşadığı zorluklara çözüm sunuyor. Çatal, kaşık, bıçak ve bardak gibi nesnelerin yerini bulmakta zorlanan bireyler için tasarlanan sistem, yapay zeka desteğiyle çalışıyor. Robotun ön kısmında yer alan iki kamera, çevredeki nesneleri algılayarak konumlarını belirliyor. Geliştirilen yazılım sayesinde sistem, bu nesnelerin kullanıcıya olan mesafesini ve yönünü analiz ederek sesli komutlarla geri bildirim veriyor.</p>

<h3>Yapay Zeka ile Hassas Algılama</h3>

<p>Projede kullanılan yapay zeka altyapısı, 3 bin 200’den fazla veri örneğiyle eğitildi. Bu sayede robot, farklı nesneleri insan gözüne benzer bir şekilde algılayabiliyor ve kullanıcıya yönlendirme yapabiliyor. Öğrencilerden Tuna Yamaç, cihazın çalışma prensibini “Kullanıcı ‘Bardak nerede?’ diye sorduğunda sistem, ‘Elinizin 20 santimetre sağında’ gibi yönlendirme yapıyor” sözleriyle anlattı.</p>

<h3>Uluslararası Yarışmada Çifte Ödül</h3>

<p>Geliştirilen proje, I Giovani e le Scienze 2026 kapsamında İtalya’nın Milano kentinde düzenlenen organizasyonda sergilendi. 21-23 Mart tarihleri arasında gerçekleştirilen yarışmaya çok sayıda ülkeden yaklaşık 10 bin proje katıldı. Türk öğrenciler, bu yoğun rekabet ortamında altın madalya kazanarak önemli bir başarı elde etti. Proje ayrıca Yale Üniversitesi tarafından verilen “en üstün proje” ödülüne de layık görüldü.</p>

<h3>Türkiye İçin Bir İlk</h3>

<p>Proje danışmanı ve fizik öğretmeni Hakan Özkaynak, Türkiye’nin bu yarışmada ilk kez altın madalya kazandığını belirterek elde edilen başarının önemine dikkat çekti. Binlerce proje arasından birinci olmanın gurur verici olduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Empati ve Teknoloji Bir Araya Geldi</h3>

<p>Projede yer alan öğrencilerden biri olan Tuna Yamaç, görme engellilerin yaşadığı zorlukları birebir deneyimlediğini ve bu nedenle projeye güçlü bir motivasyonla yaklaştıklarını belirtti. Yamaç, hem teknolojik ilgilerinin hem de empati duygularının projeyi şekillendirdiğini vurguladı.</p>

<h3>Gerçek Kullanıcılarla Test Edildi</h3>

<p>Projede görev alan Poyraz Güvener, sistemi 20 görme engelli ve 30 görme engeli bulunmayan birey üzerinde test ettiklerini açıkladı. Yapılan değerlendirmelerde proje 5 üzerinden 4,6 puan alarak yüksek bir kullanıcı memnuniyeti sağladı. Öğrenciler, projenin geliştirilmesine devam edeceklerini ve daha gelişmiş kamera sistemleri ile yapay zeka altyapılarıyla cihazı ileri seviyeye taşımayı hedeflediklerini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve Teknoloji</category>
      <guid>https://www.yenibakishaber.com/liselilerin-robotu-uluslararasi-yarismada-cifte-odul-kazandi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 13:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenibakishabercom.teimg.com/crop/1280x720/yenibakishaber-com/uploads/2026/04/liselilerin-robotu-uluslararasi-yarismada-cifte-odul-kazandi.webp" type="image/jpeg" length="66502"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çin’de insansı robotlar yarı maratonda rekor kırdı]]></title>
      <link>https://www.yenibakishaber.com/cinde-insansi-robotlar-yari-maratonda-rekor-kirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenibakishaber.com/cinde-insansi-robotlar-yari-maratonda-rekor-kirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yarı maratonda insansı robotlar, 21,1 kilometrelik parkuru insan dünya rekorundan daha kısa sürede tamamladı. Yarış, robotların hız, denge ve koordinasyon kabiliyetlerindeki gelişimi gözler önüne serdi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çin’in başkenti Pekin’de ikinci kez düzenlenen “Pekin E-Şehir Yarı Maratonu ve İnsansı <strong><a href="https://www.yenibakishaber.com/insansi-robotlar-fabrikaya-indi-uretimde-yeni-donem-basladi">Robot</a></strong> Yarı Maratonu”, spor ile teknolojiyi bir araya getirdi. Organizasyonda insan koşucular ile insansı robotlar, aynı parkurda ancak ayrı hatlarda eş zamanlı olarak yarıştı. 21,1 kilometrelik mesafede gerçekleştirilen yarışta robotlar, insanların hemen yanında kendi kategorilerinde rekabet etti. Bu format, robotların gerçek koşu koşullarında performanslarının gözlemlenmesine imkân sağladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Robotlar insan rekorunun altına indi</h3>

<p>Yarışta Çinli teknoloji şirketi Honor tarafından geliştirilen aynı model insansı robotlar öne çıktı. Bir robot 50 dakika 26 saniyelik derecesiyle birinciliği elde ederken, aynı modelden diğer iki robot sırasıyla 50 dakika 56 saniye ve 53 dakika 1 saniyelik sürelerle yarışı tamamladı. Bu dereceler, erkekler yarı maraton dünya rekoru olan 57 dakika 20 saniyenin altına indi. Söz konusu rekor, Mart 2026’da Lizbon’da Ugandalı atlet Jacob Kiplimo tarafından kırılmıştı.</p>

<h3>Denge ve koordinasyonda dikkat çeken gelişim</h3>

<p>Yarışta toplam 105 insansı robot farklı ekipler tarafından sahaya çıkarıldı. Katılımcılar arasında robotik şirketleri, üniversiteler, araştırma merkezleri ve çeşitli topluluklar yer aldı. Robotların koşu sırasında sergilediği performans, özellikle denge ve koordinasyon alanındaki ilerlemeyi ortaya koydu. Geçen yıl düzenlenen ilk yarışta birçok robotun parkurda zorlandığı, dengesini kaybederek düştüğü ve hasar gördüğü gözlenmişti. Bu yıl ise benzer sorunların önemli ölçüde azaldığı dikkat çekti.</p>

<h3>Çin’in robot teknolojisine yaklaşımı</h3>

<p>İnsansı robotların kısa sürede hız ve hareket kabiliyeti açısından gösterdiği gelişim, Çin’in bu alandaki yatırımlarının sonuçlarını yansıttı. Ülke yönetimi, insansı robotları yapay zekâ ile birlikte geleceği şekillendirecek kritik teknolojiler arasında değerlendiriyor. Zorlu fiziksel koşullara dayanabilen robotların afet müdahalesi, tehlikeli atık yönetimi, üretim süreçleri ve yaşlı bakım hizmetleri gibi alanlarda kullanılabileceği öngörülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve Teknoloji</category>
      <guid>https://www.yenibakishaber.com/cinde-insansi-robotlar-yari-maratonda-rekor-kirdi</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 14:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenibakishabercom.teimg.com/crop/1280x720/yenibakishaber-com/uploads/2026/04/cinde-insansi-robotlar-yari-maratonda-rekor-kirdi.png" type="image/jpeg" length="66525"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[NASA’dan tarihi deney: Ay’da ateş yakılacak]]></title>
      <link>https://www.yenibakishaber.com/nasadan-tarihi-deney-ayda-ates-yakilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenibakishaber.com/nasadan-tarihi-deney-ayda-ates-yakilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[NASA, uzay ortamında yangınların nasıl davrandığını daha iyi anlamak için dikkat çekici bir projeye hazırlanıyor. “Ay’daki Malzemelerin Yanıcılığı (FM2)” adı verilen bu yeni görev kapsamında, 2026 yılının sonlarına doğru Ay yüzeyinde kontrollü yanma deneyleri gerçekleştirilecek]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Havacılık ve Uzay Ajansı NASA, Artemis Programı kapsamında Ay’a yönelik insanlı görev hazırlıklarını sürdürürken, astronot güvenliğini hedefleyen yeni bir deney planını devreye aldı. “<strong>Flammability of Materials on the Moon (FM2)</strong>” adı verilen görevle, Ay yüzeyinde yangının nasıl davrandığının doğrudan gözlemlenmesi amaçlanıyor. Deney, düşük yerçekimi koşullarında alevlerin yayılımına ilişkin veri üretmeyi hedefleyen ilk somut adımlardan biri olarak öne çıkıyor. Elde edilecek bulguların, gelecekte Ay’da kurulması planlanan yaşam alanları ve kullanılacak ekipmanların tasarımında referans oluşturması bekleniyor.</p>

<h3>Ay yüzeyinde yanma testleri yapılacak</h3>

<p>Planlamaya göre FM2 görevinin 2026 yılının sonlarına doğru fırlatılması öngörülüyor. Görev kapsamında Ay’a gönderilecek dört farklı katı yakıt örneği üzerinde yanma testleri gerçekleştirilecek. Alevlerin yayılma hızı, şekli ve genel davranışı uzun süre boyunca kayıt altına alınacak. Araştırmacılar, bu verilerin Ay koşullarında malzemelerin yanıcılığına ilişkin temel bir veri seti oluşturacağını belirtiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Düşük yerçekimi alev davranışını değiştiriyor</h3>

<p>Dünya’da alevler, sıcak gazların yükselmesi ve soğuk havanın aşağı inmesiyle karakteristik damla formunu alıyor. Mikro yerçekimi ortamında ise bu hareketin ortadan kalkması nedeniyle alevlerin daha küresel bir şekil aldığı biliniyor. Ay’daki kısmi yerçekimi koşullarının bu iki durum arasında nasıl bir sonuç ortaya çıkaracağına ilişkin belirsizlik ise devam ediyor. FM2 göreviyle bu alandaki veri eksikliğinin giderilmesi hedefleniyor.</p>

<h3>Ay koşullarında yangın riski araştırılacak</h3>

<p>NASA, uzay görevlerinde kullanılan malzemelerin yanıcılığını belirlemek amacıyla NASA-STD-6001B standardı kapsamında çeşitli testler yürüttü. Ancak bu çalışmaların büyük bölümü mikro yerçekimi ortamına dayanırken, Ay gibi kısmi yerçekimi koşullarına ilişkin verilerin sınırlı olduğu ifade ediliyor. FM2 kapsamında yapılacak değerlendirmelerde, mevcut modellerin Ay yerçekiminin bazı senaryolarda yangının yayılma hızını artırabileceğine işaret ettiği belirtiliyor. Araştırmacılar, belirli yerçekimi seviyelerinde alev yayılımının zirve yapabileceğini değerlendiriyor. Bu durumun, uzay giysileri ve Ay’da kullanılacak habitat tasarımları açısından önemli bir güvenlik başlığı oluşturduğu kaydediliyor.</p>

<h3>Artemis görevleriyle bağlantılı veri üretilecek</h3>

<p>FM2 görevinin zamanlaması, Artemis programı kapsamındaki ilerlemeyle paralellik gösteriyor. Artemis II görevinin ardından Artemis III, Artemis IV ve Artemis V için hazırlıkların sürdüğü belirtiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve Teknoloji</category>
      <guid>https://www.yenibakishaber.com/nasadan-tarihi-deney-ayda-ates-yakilacak</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 12:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenibakishabercom.teimg.com/crop/1280x720/yenibakishaber-com/uploads/2026/04/nasadan-tarihi-deney-ayda-ates-yakilacak.jpg" type="image/jpeg" length="16910"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mobil iletişimde dev yatırım sıçraması]]></title>
      <link>https://www.yenibakishaber.com/mobil-iletisimde-dev-yatirim-sicramasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenibakishaber.com/mobil-iletisimde-dev-yatirim-sicramasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de mobil iletişim yatırımları son 5 yılda 8 kat artarak 81,9 milyar liraya ulaştı. Toplamda 187,9 milyar lirayı aşan yatırımlar, 5G hazırlıkları ve dijital dönüşüm hedefleri doğrultusunda sektörün büyüme hızını gözler önüne serdi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de elektronik haberleşme sektöründe yatırımlar hız kesmeden devam ederken, mobil iletişim altyapısına yapılan harcamalarda dikkat çekici bir sıçrama yaşandı. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu verilerine göre, operatörlerin mobil yatırımları son 5 yılda yaklaşık 8 kat artarak sektörün büyüme ivmesini ortaya koydu.</p>

<h3>5G ve altyapı modernizasyonu etkisi</h3>

<p>Sektördeki yatırım artışının arkasında özellikle 5G hazırlıkları ve mevcut altyapının modernizasyonu yer alıyor. Türkiye genelinde kesintisiz ve yüksek hızlı iletişimin sağlanması amacıyla operatörler, şebeke kapasitesini artırmaya yönelik yatırımlarını her yıl kademeli olarak yükseltti. Yeni nesil iletişim teknolojilerine geçiş süreci, mobil altyapıya yönelik harcamaların stratejik önemini artırırken, dijitalleşme hedefleri doğrultusunda yapılan yatırımların da hız kazanmasına neden oldu.</p>

<h3>Yatırım tutarı katlanarak büyüdü</h3>

<p>Verilere göre operatörler, 2021 yılında 10 milyar 176 milyon liralık mobil yatırım gerçekleştirirken, bu rakam 2022’de 14 milyar 624 milyon liraya çıktı. 2023 yılında yatırımlar 30 milyar 486 milyon liraya yükselirken, 2024’te 50 milyar 766 milyon lira seviyesine ulaştı. En dikkat çekici sıçrama ise 2025 yılında yaşandı. Sektör oyuncuları bu dönemde 81 milyar 926 milyon liralık mobil yatırım yaparak rekor kırdı. Böylece son 5 yılda toplam yatırım hacmi 187 milyar 978 milyon liraya ulaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Dijital dönüşümün altyapısı güçleniyor</h3>

<p>Artan mobil yatırımlar, yalnızca iletişim kalitesini değil, aynı zamanda Türkiye’nin dijital dönüşüm sürecini de doğrudan destekliyor. Yüksek hızlı internet erişimi, akıllı şehir uygulamaları, nesnelerin interneti (IoT) ve veri odaklı hizmetlerin yaygınlaşması için güçlü bir altyapı oluşturuluyor. Sektördeki bu büyüme, hem bireysel kullanıcı deneyimini iyileştirirken hem de sanayi, ticaret ve kamu hizmetlerinde dijitalleşmenin önünü açıyor.</p>

<h3>Sektörde ivme sürecek</h3>

<p>Uzmanlara göre, önümüzdeki dönemde 5G’nin devreye alınmasıyla birlikte mobil yatırımların artış trendini sürdürmesi bekleniyor. Operatörlerin hem kapsama alanını genişletmeye hem de veri kapasitesini artırmaya yönelik yatırımlarını artırarak sürdürmesi öngörülüyor. Bu süreç, Türkiye’nin bölgesel dijital merkez olma hedefi açısından da kritik bir rol oynuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve Teknoloji</category>
      <guid>https://www.yenibakishaber.com/mobil-iletisimde-dev-yatirim-sicramasi</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 17:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenibakishabercom.teimg.com/crop/1280x720/yenibakishaber-com/uploads/2026/04/mobil-iletisimde-dev-yatirim-sicramasi.webp" type="image/jpeg" length="59891"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye batarya üretiminde stratejik atağa geçti]]></title>
      <link>https://www.yenibakishaber.com/turkiye-batarya-uretiminde-stratejik-ataga-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenibakishaber.com/turkiye-batarya-uretiminde-stratejik-ataga-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Lityum-iyon bataryaların kritik ham madde kapsamına alınmasıyla Türkiye, elektrikli araç ve enerji depolama yatırımlarında yeni bir dönemin kapısını araladı. Düzenleme, hem yerli üretimi hem de yabancı yatırımları hızlandırarak ülkeyi küresel batarya pazarında bölgesel üretim üssü haline getirmeyi hedefliyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın kritik ham madde tanımını genişleten yeni düzenlemesi, Türkiye’nin küresel batarya ekosistemindeki konumunu güçlendirecek önemli bir politika adımı olarak öne çıkıyor. Yapılan değişiklikle birlikte lityum-iyon batarya teknolojileri stratejik ürün kapsamına alınırken, bu kararın özellikle elektrikli araç ve enerji depolama yatırımlarında yeni bir ivme yaratması bekleniyor.</p>

<h3>Kritik ham maddelerde kapsam genişledi</h3>

<p>Bakanlık tarafından güncellenen “Kritik Hammadde Listesi”, ekonomik ve stratejik önemi yüksek, tedarik riski bulunan 36 ürünü kapsayacak şekilde yeniden şekillendirildi. Bu kapsamda lityum-iyon bataryaların da stratejik ürün kategorisine dahil edilmesi, yalnızca üretim değil aynı zamanda AR-GE süreçlerini de doğrudan etkileyecek bir dönüşüm anlamına geliyor. Yeni düzenleme ile yatırım projelerinde daha hızlı onay süreçleri ve finansman mekanizmalarının devreye alınması hedeflenirken, özellikle elektrikli araç yatırımlarının önündeki bürokratik engellerin azaltılması planlanıyor.</p>

<h3>Elektrikli araç talebi küresel ölçekte artıyor</h3>

<p>Enerji piyasalarında son dönemde yaşanan dalgalanmalar ve jeopolitik riskler, elektrikli araçlara olan yönelimi hızlandırıyor. Londra merkezli Benchmark Mineral Intelligence verilerine göre, mart ayında dünya genelinde 1,75 milyon elektrikli araç satışı gerçekleşti. Bu rakam yıllık bazda yüzde 3, aylık bazda ise yüzde 66’lık artışa işaret ediyor. Petrol fiyatlarındaki oynaklık, kısa vadede tüketicileri alternatif enerji çözümlerine yönlendirirken, orta ve uzun vadede ülkelerin fosil yakıtlara bağımlılığı azaltma hedeflerini daha da güçlendiriyor.</p>

<h3>Avdagiç: “Stratejik bir kırılma noktası”</h3>

<p>İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, düzenlemenin Türkiye açısından kritik bir zamanlamaya sahip olduğunu belirterek, ülkenin Avrupa ile Asya arasında bölgesel üretim üssü olma hedefini desteklediğini vurguladı. Avdagiç, lityum-iyon bataryaların stratejik kapsama alınmasının yerli üretimi teşvik ederken doğrudan yabancı yatırımları da artıracağını ifade etti. Batarya teknolojisinin yalnızca ulaşım değil; savunma, sağlık ve enerji gibi birçok sektörde belirleyici rol oynadığına dikkat çeken Avdagiç, bu alanın gelecekte ekonomik egemenliğin temel unsurlarından biri haline geleceğini dile getirdi.</p>

<h3>Enerji güvenliği ve üretim kapasitesi ön planda</h3>

<p>Küresel ölçekte tedarik zincirlerinde yaşanan kırılganlık, ülkeleri kritik minerallerde kendi üretim kapasitelerini artırmaya yönlendiriyor. Türkiye de lityum başta olmak üzere batarya üretiminde kullanılan ham maddelerin yerli üretimi için alternatif yöntemler üzerinde çalışıyor. Bu kapsamda yürütülen politikaların, yalnızca sanayi üretimini değil aynı zamanda enerji güvenliğini de doğrudan güçlendirmesi bekleniyor.</p>

<h3>Türkiye’nin küresel pazardaki hedefi büyüyor</h3>

<p>Küresel lityum-iyon batarya pazarının 2026 yılında 130-140 milyar dolar büyüklüğe ulaşması öngörülürken, pazarın yaklaşık yüzde 55’i Asya-Pasifik bölgesinde yoğunlaşıyor. Türkiye’nin devreye aldığı HIT-30 programı kapsamında hedeflenen 80 gigavat saatlik kapasite, küresel pazarda yaklaşık yüzde 7’lik paya karşılık geliyor. Bu hedefler doğrultusunda yeni tebliğin, Türkiye’yi batarya ve elektrikli araç ekosisteminde daha güçlü bir oyuncu haline getirmesi bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Avrupa ve Çin dengesi</h3>

<p>ING Group Kıdemli Ekonomisti Rico Luman ise küresel batarya teknolojilerinde dönüşüme dikkat çekerek, daha düşük maliyetli LFP bataryalara yönelimin arttığını ifade etti. Avrupa Birliği’nin batarya tedarikinde Çin’e olan bağımlılığı azaltma hedefinin Türkiye için önemli bir fırsat yarattığını belirten Luman, Türkiye’nin Gümrük Birliği avantajıyla bu süreçte stratejik bir konumda bulunduğunu söyledi. Bununla birlikte Çin’in üretim ölçeği ve rafineri kapasitesi sayesinde rekabet avantajını koruduğunu vurgulayan Luman, alınan kararın jeopolitik gerçekler ve artan elektrifikasyon süreci dikkate alındığında yerinde bir adım olduğunu kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve Teknoloji</category>
      <guid>https://www.yenibakishaber.com/turkiye-batarya-uretiminde-stratejik-ataga-gecti</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenibakishabercom.teimg.com/crop/1280x720/yenibakishaber-com/uploads/2026/04/turkiye-batarya-uretiminde-stratejik-ataga-gecti.webp" type="image/jpeg" length="35710"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kanser tedavisinde yeni dönem: Bağışıklık sistemi devrede]]></title>
      <link>https://www.yenibakishaber.com/kanser-tedavisinde-yeni-donem-bagisiklik-sistemi-devrede</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenibakishaber.com/kanser-tedavisinde-yeni-donem-bagisiklik-sistemi-devrede" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İmmünoterapi yöntemleri, bağışıklık sistemini güçlendirerek kanser hücrelerini hedef alıyor ve bazı hastalarda ameliyat ya da kemoterapiye gerek kalmadan tümörlerin yok olmasını sağlayabiliyor. Uzmanlar, her hastada aynı etki görülmese de kişiselleştirilmiş tedaviler ve kanser aşılarıyla bu alanda yeni bir dönemin kapısının aralandığını belirtiyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kanser tedavisinde son yılların en dikkat çekici atılımlarından biri olan İmmünoterapi, klasik yöntemlere alternatif olarak giderek daha fazla hastaya umut oluyor. Bağışıklık sistemini güçlendirerek kanser hücrelerini hedef almayı amaçlayan bu yaklaşım, bazı hastalarda cerrahi ve kemoterapiye ihtiyaç duyulmadan tümörlerin ortadan kalkmasını sağlayabiliyor.</p>

<h3>“Bilim kurgu gibi” sonuçlar</h3>

<p>ABD’de yaşayan 71 yaşındaki Maureen Sideris’in deneyimi, immünoterapinin potansiyelini gözler önüne seriyor. Daha önce kalın bağırsak kanseri tedavisi gören Sideris, yıllar sonra yakalandığı yemek borusu kanserinde farklı bir yöntemle tedavi edildi. Dostarlimab adlı ilaçla yürütülen tedavi sürecinde, sadece dört ay içinde tümör tamamen ortadan kayboldu. Bu süreçte ameliyat, kemoterapi veya radyoterapiye ihtiyaç duyulmadı.</p>

<h3>Bağışıklık sistemi nasıl devreye giriyor?</h3>

<p>Uzmanlara göre insan vücudu, kendisine yabancı olan hücreleri tespit edip yok etme yeteneğine doğal olarak sahip. Ancak kanser hücreleri çoğu zaman bu sistemi “kandırarak” bağışıklık sisteminden gizlenebiliyor. İmmünoterapinin temel amacı, bu gizlenme mekanizmasını ortadan kaldırarak bağışıklık hücrelerinin kanseri tanımasını sağlamak. Böylece vücut, kendi savunma sistemiyle hastalıkla mücadele edebiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Öne çıkan yöntemler</h3>

<p>Bugün en yaygın kullanılan immünoterapi teknikleri arasında CAR T-hücre tedavisi ve bağışıklık kontrol noktası inhibitörleri yer alıyor.CAR T-hücre tedavisinde hastanın bağışıklık hücreleri laboratuvarda güçlendirilerek yeniden vücuda veriliyor. Kontrol noktası inhibitörleri ise bağışıklık sisteminin “kapatma” mekanizmasını devre dışı bırakarak kanser hücrelerine karşı saldırıyı artırıyor. Bu alandaki çalışmalar, 2018 yılında Nobel Ödülü ile de taçlandırılmıştı.</p>

<h3>Her hastada aynı etkiyi göstermiyor</h3>

<p>Her ne kadar umut verici sonuçlar elde edilse de immünoterapi her hastada aynı başarıyı sağlamıyor. Araştırmalara göre hastaların yalnızca yüzde 20 ila 40’ı bu tedaviye olumlu yanıt veriyor. Ayrıca bazı durumlarda bağışıklık sisteminin aşırı aktif hale gelmesi, sağlıklı dokulara zarar verebiliyor. Bu da deri döküntüsü, yorgunluk ve organ iltihapları gibi yan etkilere yol açabiliyor.</p>

<h3>Kişiselleştirilmiş tedavi dönemi</h3>

<p>Bilim insanları, immünoterapinin etkinliğini artırmak için yeni yaklaşımlar üzerinde çalışıyor. Beslenme alışkanlıklarından bağırsak mikrobiyomuna, ilaç kombinasyonlarından tedavi zamanlamasına kadar birçok faktörün sonuçları etkileyebileceği değerlendiriliyor. Özellikle genetik profillere göre belirlenen tedaviler, kişiselleştirilmiş tıbbın önünü açıyor. Bu kapsamda yapılan bazı çalışmalarda belirli genetik özelliklere sahip hastalarda tümörlerin tamamen yok olduğu gözlemlendi.</p>

<h3>Kanser aşıları ufukta</h3>

<p>Araştırmaların bir diğer odak noktası ise kanser aşıları. Bu yöntemle bağışıklık sisteminin, tümöre özgü proteinleri tanıması ve hedef alması sağlanıyor. İlk klinik bulgular, bu yaklaşımın özellikle ameliyat sonrası nüks riskini azaltabileceğini gösteriyor.</p>

<h3>“Yeni bir dönemin eşiğindeyiz”</h3>

<p>Uzmanlara göre immünoterapi, kanser tedavisinde paradigma değişimine işaret ediyor. Gelecekte kemoterapi ve radyoterapinin yerini daha hedefli ve daha az yan etkili yöntemlerin alabileceği değerlendiriliyor. Ancak bilim insanları, bu alandaki ilerlemenin sürdürülebilmesi için daha kapsamlı klinik çalışmaların gerektiğine dikkat çekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BBC</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve Teknoloji</category>
      <guid>https://www.yenibakishaber.com/kanser-tedavisinde-yeni-donem-bagisiklik-sistemi-devrede</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 12:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenibakishabercom.teimg.com/crop/1280x720/yenibakishaber-com/uploads/2026/04/kanser-tedavisinde-yeni-donem-bagisiklik-sistemi-devrede.webp" type="image/jpeg" length="54804"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İnsansı robotlar fabrikaya indi: Üretimde yeni dönem başladı]]></title>
      <link>https://www.yenibakishaber.com/insansi-robotlar-fabrikaya-indi-uretimde-yeni-donem-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenibakishaber.com/insansi-robotlar-fabrikaya-indi-uretimde-yeni-donem-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Siemens ve Nvidia iş birliğiyle Almanya’da gerçek fabrika ortamında test edilen insansı robot, sekiz saatten uzun süre otonom çalışarak saatte 60 konteyner taşıdı. Yapay zekâ destekli sistemin yüksek performansı, insan-robot iş birliğine dayalı üretim modelinin artık sahada uygulanabilir hale geldiğini ortaya koydu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Endüstriyel üretimde yapay zekâ temelli dönüşüm hız kazanırken, Siemens ile Nvidia iş birliğiyle gerçekleştirilen insansı robot denemesi dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu. Almanya’da gerçek bir fabrika ortamında yapılan test, insan-robot iş birliğinin üretim süreçlerinde daha görünür hale geleceğine işaret ediyor.</p>

<h3>Gerçek üretim ortamında test edildi</h3>

<p>Deneme, Almanya’nın güneybatısındaki Erlangen kentinde bulunan Siemens’e ait elektronik üretim tesisinde gerçekleştirildi. İngiltere merkezli Humanoid tarafından geliştirilen “HMND 01” adlı insansı robot, günlük üretim süreçlerine entegre edilerek test edildi. Robotun, insan çalışanlarla aynı ortamda görev alması, yapay zekâ destekli üretim modelinin sahadaki uygulanabilirliğini ortaya koydu.</p>

<h3>Saatte 60 konteyner taşıdı</h3>

<p>Test sürecinde robot, sekiz saatten uzun süre kesintisiz şekilde otonom olarak çalıştı. Lojistik süreçlerde kullanılan konteynerlerin toplanması, taşınması ve yerleştirilmesi gibi görevleri üstlenen sistem, saatte yaklaşık 60 konteyneri hareket ettirerek yüksek bir operasyonel performans sergiledi. Şirket tarafından yapılan açıklamada, robotun görevlerinin yüzde 90’ından fazlasını başarıyla tamamladığı belirtildi. Bu oran, insansı robotların endüstriyel verimlilikte somut katkı sağlayabileceğini ortaya koyuyor.</p>

<h3>Yapay zekâ ile hızlanan geliştirme süreci</h3>

<p>Projenin dikkat çeken yönlerinden biri de robotun geliştirme sürecinde kullanılan simülasyon teknolojileri oldu. Nvidia’nın sağladığı yapay zekâ destekli eğitim ve simülasyon araçları sayesinde robotun büyük bölümü sanal ortamda test edildi. Bu yaklaşım, fiziksel deneme ihtiyacını azaltırken geliştirme süresini yaklaşık iki yıldan yedi aya kadar düşürdü. Böylece endüstriyel robot teknolojilerinde zaman ve maliyet açısından önemli bir verimlilik sağlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>“Geleceğin fabrikaları” vurgusu</h3>

<p>Nvidia yetkilileri, gelecekteki üretim tesislerinin yalnızca otomasyonla değil, aynı zamanda algılama, karar verme ve uyum sağlama kabiliyetine sahip sistemlerle şekilleneceğini belirtiyor. İnsansı robotların, insan iş gücünü destekleyen esnek ve öğrenebilir yapılar olarak konumlandırılması hedefleniyor. Siemens ve Nvidia, bu projeyi “fiziksel yapay zekânın endüstriyel gerçekliğe dönüşümünde kritik bir eşik” olarak tanımlıyor.</p>

<h3>Endüstride yeni paradigma</h3>

<p>Uzmanlara göre bu tür uygulamalar, üretim hatlarında insan ve makine arasındaki iş bölümünü yeniden tanımlayacak. Özellikle tekrarlayan ve fiziksel yük gerektiren görevlerin robotlara devredilmesi, çalışanların daha stratejik alanlara yönelmesini sağlayabilir. Bu gelişme, yapay zekâ destekli üretim modellerinin yalnızca teorik bir vizyon olmaktan çıkıp somut bir endüstri standardına dönüşmeye başladığını gösteriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Oksijen</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve Teknoloji</category>
      <guid>https://www.yenibakishaber.com/insansi-robotlar-fabrikaya-indi-uretimde-yeni-donem-basladi</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 12:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenibakishabercom.teimg.com/crop/1280x720/yenibakishaber-com/uploads/2026/04/insansi-robotlar-fabrikaya-indi-uretimde-yeni-donem-basladi.webp" type="image/jpeg" length="31552"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Teknoloji şirketlerinin veri merkezi harcamaları 400 milyar doları aştı]]></title>
      <link>https://www.yenibakishaber.com/teknoloji-sirketlerinin-veri-merkezi-harcamalari-400-milyar-dolari-asti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenibakishaber.com/teknoloji-sirketlerinin-veri-merkezi-harcamalari-400-milyar-dolari-asti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre teknoloji devlerinin veri merkezi yatırımları rekor seviyeye ulaştı. Yapay zeka odaklı büyüme, enerji tüketimi ve küresel talep üzerinde belirleyici rol oynuyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) tarafından yayımlanan “Enerji ve Yapay Zeka Üzerine Temel Sorular” raporu, teknoloji sektöründe veri merkezi yatırımlarının hızla arttığını ortaya koydu. Rapora göre, teknoloji şirketlerinin bu alandaki sermaye harcamaları geçen yıl 400 milyar doların üzerine çıktı. Bu yıl ise söz konusu yatırımlarda yaklaşık yüzde 75 oranında artış öngörülüyor.</p>

<p>IEA verileri, yalnızca beş büyük <strong><a href="https://www.yenibakishaber.com/natodan-uzayda-sinirlari-zorlayan-teknolojiye-yatirim">teknoloji </a></strong>şirketinin toplam sermaye harcamalarının, küresel petrol ve doğal gaz üretimine yapılan yatırımları geride bıraktığını gösteriyor. Bununla birlikte, dünya genelinde veri merkezi projelerinde hızlı bir artış yaşansa da tüm projelerin hayata geçirilmesinin beklenmediği ifade ediliyor. Uydu tabanlı izleme verileri ise özellikle yapay zeka odaklı veri merkezlerinin kapasitesinin son 18 ayda üç katından fazla büyüdüğünü ortaya koyuyor.</p>

<h3>Yapay zekada verimlilik artışı dikkat çekiyor</h3>

<p>Raporda, yapay zeka teknolojilerinde enerji verimliliğinin son yıllarda belirgin şekilde iyileştiği vurgulanıyor. Yazılım ve donanım alanındaki gelişmeler sayesinde, bir yapay zeka işlemi başına düşen enerji tüketiminin her yıl azaldığı belirtiliyor. Bu kapsamda, basit metin tabanlı yapay zeka sorgularının, aynı süre boyunca çalışan bir televizyona kıyasla daha düşük elektrik tükettiği ifade ediliyor.</p>

<p>IEA değerlendirmelerine göre, geleneksel internet aramalarının tamamının basit yapay zeka sorgularıyla gerçekleştirilmesi halinde yıllık elektrik tüketimi 4 teravatsaatin altında kalacak. Bu miktar, veri merkezlerinin toplam elektrik tüketiminin yüzde 1’inden daha azına karşılık geliyor. Ancak video üretimi, ileri düzey akıl yürütme ve otonom görevler gibi daha karmaşık yapay zeka uygulamalarının enerji ihtiyacının önemli ölçüde daha yüksek olduğu belirtiliyor. Bu tür işlemlerin, basit metin işlemlerine kıyasla yüzlerce hatta binlerce kat daha fazla enerji tüketebildiği kaydediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Elektrik talebinde güçlü artış beklentisi</h3>

<p>IEA verilerine göre veri merkezlerinin elektrik tüketimi geçen yıl 485 teravatsaat seviyesinde gerçekleşti. Bu tüketimin 2030 yılına kadar yaklaşık iki katına çıkarak 950 teravatsaate ulaşması bekleniyor. Bu artışın, küresel elektrik talebinin yaklaşık yüzde 3’üne denk geleceği hesaplanıyor.</p>

<p>Özellikle yapay zeka odaklı veri merkezlerinin elektrik tüketiminde daha hızlı bir artış öngörülüyor. Bu merkezlerin tüketiminin aynı dönemde üç katına çıkarak toplam içindeki payını önemli ölçüde yükseltmesi bekleniyor. Raporda ayrıca, enerji ekipmanları ve çip üretimindeki darboğazların giderilmesi ile birlikte yapay zekanın daha yoğun kullanım alanlarına yayılmasının, 2030 sonrasında elektrik talebini daha da artırabileceği belirtiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve Teknoloji</category>
      <guid>https://www.yenibakishaber.com/teknoloji-sirketlerinin-veri-merkezi-harcamalari-400-milyar-dolari-asti</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 16:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenibakishabercom.teimg.com/crop/1280x720/yenibakishaber-com/uploads/2026/04/teknoloji-sirketlerinin-veri-merkezi-harcamalari-400-milyar-dolari-asti.png" type="image/jpeg" length="42093"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Discord hata 2007 nedir? 2007 discord hatası nasıl çözülür?]]></title>
      <link>https://www.yenibakishaber.com/discord-hata-2007-nedir-2007-discord-hatasi-nasil-cozulur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenibakishaber.com/discord-hata-2007-nedir-2007-discord-hatasi-nasil-cozulur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kullanıcıların sıkça karşılaştığı Discord hata kodları arasında yer alan “2007” hatası, son dönemde yeniden gündeme geldi. Peki, Discord hata 2007 nedir? 2007 discord hatası nasıl çözülür?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünyanın en popüler iletişim platformlarından biri olan Discord’da görülen “2007” hata kodu, kullanıcı deneyimini olumsuz etkileyen teknik sorunlar arasında öne çıkıyor. Hatanın nedeni ve çözüm yolları ise merak konusu oldu. Peki, Discord hata 2007 nedir? 2007 discord hatası nasıl çözülür?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Discord Hata 2007 Nedir?</h3>

<p>Discord kullanıcılarının zaman zaman karşılaştığı 2007 hata kodu, genellikle hesap doğrulama ve erişim süreçlerinde ortaya çıkan bir sistem uyarısıdır. Bu hata, platformun güvenlik mekanizmalarının kullanıcı hesabını doğrulayamaması veya şüpheli olarak değerlendirmesi durumunda görülür. Çoğu vakada sorun, kullanıcı kaynaklı nedenlerden kaynaklanmakta olup belirli adımlar izlenerek giderilebilmektedir.</p>

<h3>Discord 2007 Hatası Neden Oluşur?</h3>

<p>Discord’da 2007 hata kodunun ortaya çıkmasına neden olan başlıca durumlar şunlardır:</p>

<ul>
 <li>Telefon numarası doğrulama işleminin başarısız olması</li>
 <li>Aynı telefon numarasının birden fazla hesapta kullanılması</li>
 <li>VPN veya proxy kullanımı nedeniyle sistemin güvenlik uyarısı vermesi</li>
 <li>IP adresinin riskli olarak değerlendirilmesi</li>
 <li>Spam veya şüpheli kullanıcı hareketlerinin algılanması</li>
</ul>

<p>Bu hata, temelde Discord’un güvenlik politikaları kapsamında hesabın doğrulanamadığını veya riskli bulunduğunu ifade eder. Kullanıcıların 2007 hatasıyla karşılaşmasına yol açan yaygın nedenler şu şekilde sıralanır:</p>

<ul>
 <li>Daha önce farklı hesaplarda kullanılmış telefon numarası</li>
 <li>VPN ya da proxy üzerinden bağlantı kurulması</li>
 <li>Kısa sürede çok sayıda hesap açma veya doğrulama denemesi</li>
 <li>Geçici IP engellemeleri</li>
</ul>

<h3>Discord 2007 Hatası Nasıl Çözülür?</h3>

<p>Sorunun giderilmesi için uygulanabilecek yöntemler adım adım şu şekildedir:</p>

<ul>
 <li>Telefon Numarasının Kontrol Edilmesi: Kullanılan telefon numarasının daha önce başka hesaplarla ilişkilendirilmiş olması hataya yol açabilir. Bu durumda farklı ve aktif bir numara ile işlem yapılması önerilir.</li>
 <li>VPN ve Proxy Kullanımının Devre Dışı Bırakılması : Discord, VPN veya proxy üzerinden yapılan bağlantıları riskli olarak değerlendirebilir. Bu nedenle doğrudan internet bağlantısı ile yeniden giriş yapılması gerekir.</li>
 <li>IP Adresinin Yenilenmesi: Modemin kapatılıp açılmasıyla yeni bir IP adresi alınabilir. Alternatif olarak mobil veri üzerinden giriş denenebilir.</li>
 <li>Belirli Bir Süre Beklenmesi: Sistem tarafından geçici bir engelleme uygulanmış olabilir. Bu durumda 24 ila 48 saat bekledikten sonra yeniden deneme yapılması önerilir.</li>
 <li>Farklı Cihaz veya Tarayıcı Kullanılması: Tarayıcı önbelleğinin temizlenmesi veya farklı bir cihaz üzerinden giriş yapılması sorunun çözümüne katkı sağlayabilir.</li>
 <li>Destek Ekibi ile İletişime Geçilmesi: Sorunun devam etmesi halinde Discord’un resmi destek kanalları üzerinden talep oluşturularak hesabın manuel olarak incelenmesi sağlanabilir.</li>
</ul>

<h3>Bağlantı Sorunları İçin Alternatif Çözüm Önerisi</h3>

<p>Bazı kullanıcılar, bağlantı kesintileri ve 2007 hata kodu gibi sorunlarda alternatif ağ çözümlerine yönelmektedir. Bu kapsamda, Cloudflare tarafından sunulan 1.1.1.1 WARP hizmetinin kullanılması önerilen yöntemler arasında yer almaktadır. WARP teknolojisi, standart VPN çözümlerine kıyasla daha stabil bağlantı ve düşük gecikme süresi sunabilmektedir.</p>

<p>Çok sayıda hesap açma, spam içerik gönderme veya otomasyon araçlarının kullanılması durumunda sistem tarafından kullanıcı hesabı riskli olarak işaretlenebilir. Bu tür durumlarda çözüm sürecinin uzayabileceği değerlendirilmektedir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve Teknoloji</category>
      <guid>https://www.yenibakishaber.com/discord-hata-2007-nedir-2007-discord-hatasi-nasil-cozulur</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 12:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenibakishabercom.teimg.com/crop/1280x720/yenibakishaber-com/uploads/2024/10/discord-app-storedan-kaldirildi-mi-neden-kaldirildi.jpg" type="image/jpeg" length="46436"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çinli taykonotlardan uzayda kritik görev: Üçüncü yürüyüş tamamlandı]]></title>
      <link>https://www.yenibakishaber.com/cinli-taykonotlardan-uzayda-kritik-gorev-ucuncu-yuruyus-tamamlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenibakishaber.com/cinli-taykonotlardan-uzayda-kritik-gorev-ucuncu-yuruyus-tamamlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şıncou-21 ekibi, Tiengong Uzay İstasyonu dışında gerçekleştirdiği yaklaşık 5,5 saatlik üçüncü uzay yürüyüşünde uzay enkazı koruma sistemlerinin kurulumunu ve dış donanım bakımını tamamlarken, görev süresinin uzatılmasıyla Çin’in yörüngedeki insanlı operasyon kapasitesini daha da güçlendirmesi bekleniyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çin’in uzay programı kapsamında yürütülen insanlı görevler, Dünya yörüngesindeki faaliyetlerin kapsamını genişletmeye devam ediyor. Ülkenin kendi imkanlarıyla kurduğu uzay istasyonunda görev yapan Şıncou-21 taykonot ekibi, istasyon dışındaki üçüncü uzay yürüyüşünü başarıyla tamamladı. Çin İnsanlı Uzay Programı Ajansı tarafından yapılan açıklamaya göre, taykonotlar Cang Lu, Vu Fey ve Cang Hongcang, uzay istasyonu dışındaki kritik görevlerini planlandığı şekilde yerine getirdi.</p>

<h3>Uzay yürüyüşü 5,5 saat sürdü</h3>

<p>Görev kapsamında Cang Lu ve Vu Fey, istasyonun dışına çıkarak araç dışı faaliyetleri yürütürken, Cang Hongcang içeride kalarak operasyonlara destek verdi. Yaklaşık 5,5 saat süren uzay yürüyüşü sırasında ekip, teknik ve bakım odaklı önemli çalışmalara imza attı. Taykonotlar, istasyonun robotik kolu ve yer kontrol merkezinin koordinasyonuyla, uzay enkazına karşı koruma sağlayacak sistemlerin kurulumunu tamamladı. Ayrıca dış donanımların bakım ve kontrol işlemleri de gerçekleştirildi.</p>

<h3>Görev süresi uzatılıyor</h3>

<p>Şıncou-21 ekibi, 31 Ekim 2025 tarihinde Tiengong Uzay İstasyonu’na gönderilmişti. Başlangıçta 6 ay olarak planlanan görev süresinin, yapılan değerlendirmeler doğrultusunda 1 ay daha uzatılması öngörülüyor. Bu uzatma, istasyondaki bilimsel çalışmaların ve teknik operasyonların daha kapsamlı şekilde sürdürülmesine olanak sağlayacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Çin’in uzay istasyonu bağımsız bir yapı</h3>

<p>Çin, uluslararası uzay projelerine katılımının kısıtlanmasının ardından kendi uzay istasyonunu inşa ederek bağımsız bir yörünge altyapısı oluşturdu. Tiengong Uzay İstasyonu, bir çekirdek modül ve iki laboratuvar modülünden oluşan üç parçalı bir yapıdan meydana geliyor. İstasyonun ana modülü olan “Tienhı”, 2021 yılında yörüngeye yerleştirilirken, “Vıntien” ve “Mıngtien” laboratuvar modüllerinin eklenmesiyle sistem tamamlandı. Böylece “T” biçimindeki ana yapı kurularak istasyon aktif kullanım aşamasına geçti.</p>

<h3>Yeni modüller ve teleskop planı</h3>

<p>Çin’in uzay planları kapsamında istasyona yeni modüllerin eklenmesi de gündemde bulunuyor. Özellikle “Şüntien” adı verilen uzay teleskobunun ilerleyen süreçte istasyona entegre edilmesi planlanıyor. Bu sayede hem gözlem kapasitesinin artırılması hem de derin uzay araştırmalarında daha güçlü veri elde edilmesi hedefleniyor.</p>

<h3>Sürekli insanlı görev modeli uygulanıyor</h3>

<p>Tiengong Uzay İstasyonu’nda üç kişilik taykonot ekipleri dönüşümlü olarak görev yapıyor. Personel taşımaları Şıncou uzay mekikleri ile gerçekleştirilirken, lojistik destek ise Tiencou kargo mekikleri aracılığıyla sağlanıyor. Bu yapı sayesinde Çin, düşük Dünya yörüngesinde kesintisiz insanlı varlık sürdürebilen sayılı ülkeler arasında yer alıyor.</p>

<h3>Uzay çalışmalarında yeni aşama</h3>

<p>Gerçekleştirilen üçüncü uzay yürüyüşü, Çin’in uzay istasyonunda operasyonel kapasitesini artırdığını gösterirken, aynı zamanda uzayda sürdürülebilir insanlı faaliyetler konusunda önemli bir eşik olarak değerlendiriliyor. Uzmanlara göre, bu tür görevler yalnızca teknik kabiliyetleri değil, aynı zamanda uzayda uzun süreli yaşam ve çalışma koşullarına ilişkin deneyimi de güçlendiriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve Teknoloji</category>
      <guid>https://www.yenibakishaber.com/cinli-taykonotlardan-uzayda-kritik-gorev-ucuncu-yuruyus-tamamlandi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 13:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenibakishabercom.teimg.com/crop/1280x720/yenibakishaber-com/uploads/2026/04/cinli-taykonotlardan-uzayda-kritik-gorev-ucuncu-yuruyus-tamamlandi.webp" type="image/jpeg" length="63276"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dokuzuncu Gezegen gizemi: Keşfe hiç olmadığı kadar yakın mıyız?]]></title>
      <link>https://www.yenibakishaber.com/dokuzuncu-gezegen-gizemi-kesfe-hic-olmadigi-kadar-yakin-miyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenibakishaber.com/dokuzuncu-gezegen-gizemi-kesfe-hic-olmadigi-kadar-yakin-miyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Güneş Sistemi’nin sınırlarında var olduğu öne sürülen Dokuzuncu Gezegen tartışması, Vera Rubin Gözlemevi’nin devreye girmesiyle yeniden hız kazanırken; bilim insanları, Neptün’ün çok ötesinde yer aldığı düşünülen bu sönük ve dev gökcisminin ya doğrudan keşfedilmesine ya da varlığına dair kesin kanıtların ortaya konulmasına her zamankinden daha yakın olunduğunu değerlendiriyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Güneş Sistemi’nin sınırlarına ilişkin en büyük gizemlerden biri olan “Dokuzuncu Gezegen” tartışması, yeni nesil teleskop teknolojileriyle birlikte yeniden bilim dünyasının gündemine oturdu. 2006 yılında Plüton’un gezegen statüsünü kaybetmesiyle sekiz gezegenli yapı kabul görse de, bazı gökbilimciler sistemin dış bölgelerinde büyük bir gezegenin varlığına dair güçlü işaretler bulunduğunu savunuyor.</p>

<h3>Dokuzuncu Gezegen hipotezi nasıl ortaya çıktı?</h3>

<p>Dokuzuncu Gezegen fikri, 2016 yılında California Institute of Technology’ten gökbilimciler Konstantin Batygin ve Michael Brown tarafından ortaya atıldı. İkili, Neptün’ün ötesinde bulunan bazı gökcisimlerinin alışılmadık yörüngelerinin ancak büyük kütleli bir gezegenin çekim etkisiyle açıklanabileceğini öne sürdü. Bu cisimler, Kuiper Kuşağı içinde yer alan ve “trans-Neptünyen cisimler” olarak adlandırılan gök cisimleri. Bu nesnelerin eğik ve uzamış yörüngeleri, görünmeyen bir “kütleçekim kaynağı”na işaret ediyor olabilir.</p>

<h3>Neden henüz gözlemlenemedi?</h3>

<p>Bilim insanlarının en büyük sorunu, söz konusu gezegenin doğrudan gözlemlenememiş olması. Tahminlere göre bu varsayımsal gezegen, Neptün’den yaklaşık 20 kat daha uzakta bulunuyor ve Güneş etrafındaki turunu tamamlaması 20 bin yıl sürebiliyor. Bu kadar uzak bir konumda yer alması nedeniyle Güneş’ten çok az ışık yansıtan gezegen, son derece sönük görünüyor. Ayrıca yörüngesinin eliptik ve eğik olması, tespit edilmesini daha da zorlaştırıyor.</p>

<h3>Yeni umut: Vera Rubin Gözlemevi</h3>

<p>Dokuzuncu Gezegen tartışmasında yeni dönemin kapısını aralayan en önemli gelişme, Vera Rubin Gözlemevi oldu. Şili’de kurulan bu gelişmiş gözlemevi, gökyüzünü geniş alanlı ve düzenli şekilde tarayabilen güçlü bir sisteme sahip. Gözlemevinin önümüzdeki 10 yıl içinde 40 binden fazla yeni trans-Neptünyen cisim keşfetmesi bekleniyor. Bu kapsamda, daha önce tespit edilemeyen çok sönük ve uzak nesnelerin ortaya çıkarılması hedefleniyor. Bilim insanlarına göre, eğer Dokuzuncu Gezegen gerçekten varsa, bu teleskopun onu doğrudan gözlemleme ihtimali oldukça yüksek.</p>

<h3>İlk ipuçları ortaya çıkmış olabilir</h3>

<p>Son yıllarda yapılan bazı analizler, bu gizemli gezegene dair olası ipuçlarının zaten veri arşivlerinde bulunabileceğini gösteriyor. Farklı yıllarda uzaya gönderilen teleskoplardan elde edilen verilerde, uzun süre boyunca hareket eden iki soluk ışık noktası tespit edildi. Bu gözlemler, henüz kesin bir keşif olarak kabul edilmese de “potansiyel bir Dokuzuncu Gezegen adayı” olarak değerlendiriliyor. Ancak bilim insanları bu konuda temkinli yaklaşımını sürdürüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Alternatif teoriler de gündemde</h3>

<p>Dokuzuncu Gezegen hipotezine karşı çıkan bilim insanları da bulunuyor. Bu görüşe göre, trans-Neptünyen cisimlerin yörüngelerindeki anormallikler tek bir gezegenle değil, geçmişte yaşanmış büyük kütleçekim olaylarıyla açıklanabilir. Özellikle başka bir yıldızın Güneş Sistemi’ne yakın geçişinin, milyarlarca yıl önce bu bölgede kaotik bir çekim etkisi yaratmış olabileceği ifade ediliyor.</p>

<h3>Keşif gerçekleşirse tarih yazılacak</h3>

<p>Eğer Dokuzuncu Gezegen’in varlığı doğrulanırsa, bu keşif modern astronominin en önemli dönüm noktalarından biri olacak. Bu durum, 1846’da Neptün’ün keşfinden sonra Güneş Sistemi’ne eklenen ilk gezegen anlamına geliyor. Ayrıca bu gezegenin Dünya’dan daha büyük ancak Neptün’den küçük olması bekleniyor. Bu tür gezegenler, diğer yıldız sistemlerinde oldukça yaygın olarak gözlemleniyor.</p>

<h3>Bilinmeyenlerle dolu bir bölge</h3>

<p>Güneş Sistemi’nin dış sınırları hâlâ büyük ölçüde keşfedilmemiş durumda. Uzmanlar, Dokuzuncu Gezegen bulunmasa bile bu bölgede yeni ve sıra dışı gök cisimlerinin keşfedilmesinin oldukça muhtemel olduğunu belirtiyor. Bilim dünyası için bu arayış, yalnızca bir gezegenin peşinden gitmek değil, aynı zamanda Güneş Sistemi’nin yapısını daha derinlemesine anlamak anlamına geliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>T24</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve Teknoloji</category>
      <guid>https://www.yenibakishaber.com/dokuzuncu-gezegen-gizemi-kesfe-hic-olmadigi-kadar-yakin-miyiz</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 13:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenibakishabercom.teimg.com/crop/1280x720/yenibakishaber-com/uploads/2026/04/dokuzuncu-gezegen-gizemi-kesfe-hic-olmadigi-kadar-yakin-miyiz.webp" type="image/jpeg" length="42540"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye robotik cerrahide ileri seviyeye ulaştı]]></title>
      <link>https://www.yenibakishaber.com/turkiye-robotik-cerrahide-ileri-seviyeye-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenibakishaber.com/turkiye-robotik-cerrahide-ileri-seviyeye-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Ortopedi ve Travmatoloji Birliği Derneği Başkanı Önder Kalenderer’e göre Türkiye, robotik cerrahi ve yapay zeka uygulamalarında önemli bir seviyeye ulaştı. Özellikle ortopedide yaygınlaşan robotik cerrahi, hassasiyeti artırarak hata payını azaltırken; trafik kazalarındaki artış, yaşlanan nüfus ve D vitamini eksikliği ortopedik vakaları artıran başlıca faktörler arasında yer alıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de sağlık teknolojilerinde yaşanan dönüşüm, robotik cerrahi ve yapay zeka uygulamalarıyla yeni bir aşamaya taşındı. Türk Ortopedi ve Travmatoloji Birliği Derneği Başkanı Önder Kalenderer, özellikle ortopedi alanında robotik cerrahinin giderek daha yaygın hale geldiğini ve Türkiye’nin bu alanda ileri bir seviyeye ulaştığını açıkladı.</p>

<h3>Robotik cerrahi ortopedide yaygınlaşıyor</h3>

<p>Muğla’nın Bodrum ilçesinde düzenlenen ortopedi sempozyumunda konuşan Kalenderer, robotik cerrahinin özellikle diz ve kalça protez ameliyatlarında öne çıktığını belirtti. Robotik sistemlerin doğrudan ameliyat yapmadığını, cerrahın kontrolünde çalıştığını vurgulayan Kalenderer, bu teknolojinin cerrahi kesilerde yüksek hassasiyet sağladığını ifade etti. Robotik destek sayesinde hata payının azaldığını belirten Kalenderer, bu durumun ameliyat sonuçlarını olumlu etkilediğini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Türkiye ileri uygulamalar yapıyor</h3>

<p>Kalenderer, Türkiye’nin robotik cerrahi alanında güçlü bir altyapıya sahip olduğunu belirterek, “Çok üst düzey uygulamalar yapılıyor ve bu alan her geçen gün gelişiyor” değerlendirmesinde bulundu. Bu gelişimin, sağlık sisteminin teknolojiye adaptasyon kapasitesini ortaya koyduğunu ifade eden uzmanlar, önümüzdeki dönemde robotik cerrahinin daha geniş alanlara yayılmasının beklendiğini belirtiyor.</p>

<h3>Yapay zekaya kontrollü yaklaşım uyarısı</h3>

<p>Sağlıkta yapay zeka kullanımına da değinen Kalenderer, bu teknolojinin doğru ve kontrollü kullanılması gerektiğine dikkat çekti. Bazı hastaların kendi sağlık verilerini yapay zeka sistemlerine yükleyerek ön tanı almaya çalıştığını belirten Kalenderer, bu yaklaşımın riskler barındırdığını ifade etti. Yapay zekanın hekim değerlendirmesinin yerini alamayacağını vurgulayan Kalenderer, bilinçli kullanım çağrısında bulundu.</p>

<h3>Trafik kazaları ortopedik vakaları artırıyor</h3>

<p>Türkiye’de ortopedik travmaların en önemli nedenlerinden birinin trafik kazaları olduğunu belirten Kalenderer, özellikle motosiklet kazalarında ciddi artış yaşandığını söyledi. Kurye ve paket servis sisteminin yaygınlaşmasının bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kalenderer, yayalara çarpma sonucu oluşan yaralanmaların da önemli ölçüde arttığını belirtti.</p>

<h3>D vitamini eksikliği yaygın</h3>

<p>Toplumda D vitamini eksikliğinin yaygın olduğuna dikkat çeken Kalenderer, özellikle çocukluk döneminde bu vitaminin kritik rol oynadığını vurguladı. Yeni doğan bebeklerde ilk bir yıl D3 vitamini takviyesinin önemine değinen Kalenderer, ileri yaşlarda da eksikliğin kemik sağlığını olumsuz etkilediğini belirtti.</p>

<h3>Yaşlanan nüfus hastalıkları artırıyor</h3>

<p>Kalenderer, Türkiye’de ortopedik hastalıkların artışında yaşlanan nüfusun önemli rol oynadığını ifade etti. Yaşam süresinin uzamasıyla kalça kırıkları ve kireçlenme vakalarının arttığını belirten Kalenderer, sağlık sisteminin bu değişime uyum sağlaması gerektiğini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve Teknoloji</category>
      <guid>https://www.yenibakishaber.com/turkiye-robotik-cerrahide-ileri-seviyeye-ulasti</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 13:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenibakishabercom.teimg.com/crop/1280x720/yenibakishaber-com/uploads/2026/04/turkiye-robotik-cerrahide-ileri-seviyeye-ulasti.webp" type="image/jpeg" length="27519"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[NATO’dan uzayda sınırları zorlayan teknolojiye yatırım]]></title>
      <link>https://www.yenibakishaber.com/natodan-uzayda-sinirlari-zorlayan-teknolojiye-yatirim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenibakishaber.com/natodan-uzayda-sinirlari-zorlayan-teknolojiye-yatirim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[NATO, çok alçak Dünya yörüngelerinde uydu operasyonlarını mümkün kılmayı hedefleyen Kreios Space’e yatırım yaptı. Atmosferik sürtünmeyi itici güce dönüştüren yeni nesil motor teknolojisi sayesinde uyduların yıllarca yörüngede kalması hedeflenirken, proje uzayda hem ticari hem de askeri dengeleri değiştirebilecek potansiyel taşıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzay teknolojilerinde ezberleri zorlayan yeni bir proje, uluslararası savunma ve güvenlik ekosisteminin de radarına girdi. Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü, çok alçak yörüngelerde (VLEO) uydu operasyonlarını mümkün kılmayı hedefleyen İspanya merkezli Kreios Space girişimine yatırım yaparak stratejik bir adım attı.</p>

<h3>“İmkansız” denilen yörünge hedefleniyor</h3>

<p>Uzay endüstrisinde uzun süredir 500 kilometrenin altındaki yörüngeler operasyonel açıdan sürdürülemez kabul ediliyordu. Bunun temel nedeni, bu seviyedeki yoğun atmosferik sürtünmenin uyduları kısa sürede yavaşlatarak Dünya’ya çekmesi. Bu nedenle sektör, genellikle daha yüksek yörüngelere yönelirken, çok alçak yörüngeler büyük ölçüde keşfedilmemiş bir alan olarak kaldı. Kreios Space ise tam bu sınırı zorlayarak 150 ila 400 kilometre arasındaki yörüngelerde sürdürülebilir uydu operasyonu gerçekleştirmeyi hedefliyor.</p>

<h3>Sürtünmeyi avantaja çeviren teknoloji</h3>

<p>Şirketin geliştirdiği en kritik teknoloji, “hava solunumlu elektrikli tahrik sistemi” (ABEP) olarak öne çıkıyor. Bu sistem, atmosferdeki havayı yakalayarak plazmaya dönüştürüyor ve bunu itici güç olarak kullanıyor. Güneş enerjisiyle çalışan bu motor sayesinde, klasik yakıt ihtiyacı ortadan kaldırılıyor. Böylece uyduların yalnızca birkaç gün değil, yıllarca yörüngede kalabilmesi hedefleniyor. Bu yaklaşım, uzayda yakıt bağımlılığını azaltarak maliyetleri düşürme ve operasyon sürelerini uzatma potansiyeli taşıyor.</p>

<h3>Test süreci tamamlandı, sırada uzay görevi var</h3>

<p>Beş yılı aşkın süredir geliştirilen motor teknolojisi, 2026 itibarıyla sertifikasyon ve yer testlerini tamamladı. Şirketin bir sonraki hedefi, sistemi gerçek yörünge koşullarında test etmek. Bu aşama, teknolojinin ticari ve askeri kullanım potansiyelini belirleyecek kritik bir eşik olarak görülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>NATO’dan stratejik finansman</h3>

<p>Kreios Space, NATO İnovasyon Fonu liderliğinde gerçekleştirilen 8 milyon euroluk yatırım turunu tamamladı. Bu fon, 24 NATO üyesi ülke tarafından destekleniyor ve savunma ile ileri teknoloji alanlarına odaklanıyor. Yatırım turuna JOIN Capital, Grow Venture Partners, Xesgalicia ve Tasivia Global gibi yatırımcılar da katıldı. Şirketin toplam aldığı yatırım miktarı ise 10 milyon euronun üzerine çıktı. NATO yetkilileri, bu teknolojinin yalnızca ticari değil, aynı zamanda Avrupa’nın güvenlik mimarisi açısından da kritik bir potansiyel taşıdığına dikkat çekiyor.</p>

<h3>Uzayda yeni rekabet alanı doğuyor</h3>

<p>Çok alçak yörüngelerde faaliyet gösterebilen uydular; daha düşük gecikme süresi, daha yüksek çözünürlüklü gözlem ve daha hızlı veri aktarımı gibi avantajlar sunabilir. Bu da hem sivil hem askeri kullanım alanlarında yeni bir rekabet alanı yaratıyor. Kreios Space’in geliştirdiği teknoloji, bu alanda ilk ölçeklenebilir çözümlerden biri olma iddiası taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Oksijen</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve Teknoloji</category>
      <guid>https://www.yenibakishaber.com/natodan-uzayda-sinirlari-zorlayan-teknolojiye-yatirim</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 12:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenibakishabercom.teimg.com/crop/1280x720/yenibakishaber-com/uploads/2026/04/natodan-uzayda-sinirlari-zorlayan-teknolojiye-yatirim.webp" type="image/jpeg" length="42247"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[5G ile trafikte geçirilen süre azalacak]]></title>
      <link>https://www.yenibakishaber.com/5g-ile-trafikte-gecirilen-sure-azalacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenibakishaber.com/5g-ile-trafikte-gecirilen-sure-azalacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Turkcell Genel Müdürü Ali Taha Koç, 5G teknolojisiyle akıllı yollar ve araçların birbirine bağlanacağını belirterek trafik kazalarının azalacağı, ulaşımın daha verimli hale geleceği ve sürücülerin yolda geçirdiği sürenin önemli ölçüde düşeceği bir döneme girildiğini açıkladı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dijital dönüşümün en kritik başlıklarından biri olan 5G teknolojisi, yalnızca iletişim alanında değil, ulaşım ve sanayi başta olmak üzere birçok sektörde köklü değişimlere hazırlanıyor. Turkcell Genel Müdürü Ali Taha Koç, 5G’nin özellikle akıllı ulaşım sistemleriyle birlikte trafikte geçirilen süreyi azaltacağını ve güvenliği artıracağını vurguladı.</p>

<h3>Akıllı yollar ve araçlar birbirine bağlanacak</h3>

<p>Uluslararası Ekonomi Zirvesi’nde değerlendirmelerde bulunan Koç, 5G’nin “etkileşim teknolojisi” olarak tanımlanması gerektiğini belirtti. Bu kapsamda, elektrikli araçların artık yalnızca bir ulaşım aracı olmaktan çıkıp, çevreleriyle sürekli veri alışverişi yapan sistemlere dönüşeceğini ifade etti. Araçlar; yollar, trafik ışıkları ve diğer araçlarla iletişim kurarak anlık veri paylaşımı yapabilecek.</p>

<h3>Trafik kazaları azalacak, zaman kazanılacak</h3>

<p>Koç’a göre 5G destekli akıllı ulaşım sistemleri sayesinde trafik yoğunluğu önceden tahmin edilebilecek. Sensörlerle donatılmış yollar ve akıllı trafik işaretleri, sürücülere anlık bilgi sağlayacak. Örneğin öndeki aracın fren yapması durumunda sistemler sürücüyü önceden uyaracak. Bu sayede kazaların azalması, trafik akışının daha verimli hale gelmesi ve sürücülerin yolda geçirdiği sürenin minimize edilmesi hedefleniyor.</p>

<h3>Daha az emisyon, daha verimli ulaşım</h3>

<p>Akıllı sürüş teknolojileri yalnızca güvenliği değil, çevresel etkileri de doğrudan etkileyecek. Trafik akışının optimize edilmesiyle birlikte yakıt tüketimi ve karbon salımı düşecek. Bu da daha sürdürülebilir ve çevre dostu bir ulaşım modelinin önünü açacak.</p>

<h3>Sanayide de büyük dönüşüm</h3>

<p>Koç, 5G’nin asıl hedefinin sanayi olduğunu belirterek, teknolojinin makineler arası iletişimi güçlendirdiğini ifade etti. Fabrikalarda sensörlerin ve cihazların birbirine bağlanmasıyla üretim süreçlerinin hızlanacağını, hataların anlık olarak tespit edileceğini ve yapay zeka desteğiyle önceden öngörülebileceğini söyledi.</p>

<h3>Uzaktan kontrol ve gerçek zamanlı veri</h3>

<p>5G’nin düşük gecikme süresi sayesinde uzaktan kontrol sistemlerinin de geliştiğine dikkat çeken Koç, bu kapsamda bir aracı yüzlerce kilometre uzaklıktan kontrol edebildiklerini belirtti. Bu gelişme, özellikle otomotiv ve üretim sektörlerinde yeni iş modellerinin ortaya çıkmasına zemin hazırlıyor.</p>

<h3>“Etkileşim teknolojisi” dönemi</h3>

<p>Koç, 4G’nin iletişim teknolojisi olarak tanımlandığını, 5G’nin ise çok daha ileri bir seviyeyi temsil ettiğini vurguladı. Yeni dönemde insan-insan, insan-makine ve makine-makine etkileşiminin aynı anda gerçekleşeceğini belirten Koç, bu dönüşümün hayatın her alanında hız ve verimlilik sağlayacağını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Geleceğin ulaşım modeli şekilleniyor</h3>

<p>5G teknolojisinin yaygınlaşmasıyla birlikte akıllı şehirler ve otonom ulaşım sistemleri daha hızlı hayata geçecek. Araçların ve altyapının birbiriyle konuştuğu bu yeni model, hem bireysel kullanıcı deneyimini iyileştirecek hem de şehir yaşamını daha planlı ve sürdürülebilir hale getirecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve Teknoloji</category>
      <guid>https://www.yenibakishaber.com/5g-ile-trafikte-gecirilen-sure-azalacak</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 13:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenibakishabercom.teimg.com/crop/1280x720/yenibakishaber-com/uploads/2026/04/5g-ile-trafikte-gecirilen-sure-azalacak.webp" type="image/jpeg" length="56820"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[250 milyon yıllık fosil memeli atalarının üreme sırrını ortaya çıkardı]]></title>
      <link>https://www.yenibakishaber.com/250-milyon-yillik-fosil-memeli-atalarinin-ureme-sirrini-ortaya-cikardi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenibakishaber.com/250-milyon-yillik-fosil-memeli-atalarinin-ureme-sirrini-ortaya-cikardi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Lystrosaurus embriyosu içeren fosil yumurta, memelilerin atalarının yumurtlayarak çoğaldığını ilk kez doğrudan kanıtladı. Bilim insanları, bu bulgunun evrimsel süreci aydınlatmasının yanı sıra geçmişteki yok oluşlardan çıkarılacak dersler açısından da kritik önem taşıdığını belirtiyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilim dünyasında uzun süredir tartışılan önemli bir soruya, Güney Afrika’da bulunan 250 milyon yıllık fosil yumurta net bir yanıt verdi. İçinde Lystrosaurus embriyosu bulunan bulgu, memelilerin atalarının yumurtlayarak çoğaldığını doğrudan kanıtlayan ilk örnek olarak kayıtlara geçti.</p>

<h3>Evrimsel boşluğu dolduran keşif</h3>

<p>Uluslararası bir araştırma ekibi tarafından yürütülen ve PLOS ONE dergisinde yayımlanan çalışma, erken memeli evrimine dair önemli bir boşluğu doldurdu. Bilim insanları, bugüne kadar dolaylı verilerle tartışılan “memeli ataları yumurtlar mıydı?” sorusunun bu bulguyla birlikte kesinlik kazandığını belirtiyor.</p>

<h3>Yumuşak kabuk detayı keşfi geciktirdi</h3>

<p>Araştırmacılara göre bu tür fosillerin bugüne kadar bulunamamasının en önemli nedeni, yumurtaların yapısal özellikleri. Dinozorların aksine, Lystrosaurus gibi erken therapsidlerin yumurtaları sert ve mineralize değil, yumuşak kabukluydu. Bu durum fosilleşme ihtimalini büyük ölçüde düşürdüğü için benzer bulguların son derece nadir olduğu ifade ediliyor.</p>

<h3>2008’de bulundu, yıllar sonra çözüldü</h3>

<p>Fosil ilk olarak 2008 yılında keşfedildi ancak o dönemdeki teknolojik imkânlar, embriyonun gerçekten bir yumurta içinde olup olmadığını doğrulamak için yeterli olmadı. Yıllar sonra gelişen görüntüleme teknikleri sayesinde fosil yeniden incelendi ve iç yapısı detaylı biçimde analiz edildi.</p>

<h3>İleri teknolojiyle görüntülendi</h3>

<p>Araştırmada, Avrupa’daki European Synchrotron Radiation Facility merkezinde gerçekleştirilen senkrotron X-ışını tomografisi kullanıldı. Bu gelişmiş yöntem sayesinde embriyonun henüz yumurtadan çıkmadan önceki gelişim aşamasında olduğu net şekilde ortaya kondu.</p>

<h3>Gelişmiş yavrular, güçlü adaptasyon</h3>

<p>Elde edilen veriler, Lystrosaurus’un üreme stratejisine dair önemli ipuçları sundu. Bu canlıların, vücut boyutlarına kıyasla büyük ve besin açısından zengin yumurtalar ürettiği belirlendi. Bu durum, yavruların doğduklarında oldukça gelişmiş olduğunu ve ebeveyn bakımına ihtiyaç duymadan hayatta kalabildiklerini gösteriyor. Bilim insanları bu tür yavruları “erken gelişmiş” (precocial) olarak tanımlıyor.</p>

<h3>Zorlu koşullara karşı hayatta kalma stratejisi</h3>

<p>Araştırmacılar, bu üreme biçiminin özellikle Permiyen-Triyas Yok Oluşu sonrasında etkili olduğunu düşünüyor. Büyük ve dayanıklı yumurtalar, kurak ve sert çevre koşullarına karşı avantaj sağlarken, hızlı büyüme ve erken üreme stratejisi türün hayatta kalmasına katkı sundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Günümüz için de önemli ipuçları</h3>

<p>Bilim insanları, bu keşfin yalnızca geçmişi anlamakla sınırlı olmadığını vurguluyor. Geçmişte kitlesel yok oluşlardan sağ çıkan türlerin adaptasyon stratejileri, günümüzde yaşanan iklim değişikliği ve biyolojik çeşitlilik kaybı gibi küresel sorunlara karşı türlerin nasıl tepki verebileceğine dair önemli veriler sunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Oksijen</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve Teknoloji</category>
      <guid>https://www.yenibakishaber.com/250-milyon-yillik-fosil-memeli-atalarinin-ureme-sirrini-ortaya-cikardi</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 13:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenibakishabercom.teimg.com/crop/1280x720/yenibakishaber-com/uploads/2026/04/250-milyon-yillik-fosil-memeli-atalarinin-ureme-sirrini-ortaya-cikardi.webp" type="image/jpeg" length="77284"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[14 Nisan 2026 X (Twitter) çöktü mü, neden açılmıyor?]]></title>
      <link>https://www.yenibakishaber.com/14-nisan-2026-x-twitter-coktu-mu-neden-acilmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenibakishaber.com/14-nisan-2026-x-twitter-coktu-mu-neden-acilmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[14 Nisan 2026 tarihinde sosyal medya platformu X’e erişim sorunu yaşandığı yönünde kullanıcı bildirimleri artış gösterdi. Peki, 14 Nisan 2026 X (Twitter) çöktü mü, neden açılmıyor?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal medya platformu X’te 14 Nisan 2026 günü erişim problemleri yaşandığına dair şikâyetler gündeme geldi. Peki, 14 Nisan 2026 X (Twitter) çöktü mü, neden açılmıyor?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>X (Twitter) Çöktü mü?</h3>

<p>14 Nisan 2026 tarihinde X kullanıcıları platforma erişimde sorun yaşadı. Gün içinde artan hata bildirimleri sonrası, sosyal medya platformunda kesinti olup olmadığı araştırılmaya başlandı. Kullanıcılar özellikle giriş ve akış yenileme sırasında hata mesajlarıyla karşılaştı. Platforma erişmeye çalışan bazı kullanıcılar, “Bir sorun oluştu, yeniden yüklemeyi dene” uyarısıyla karşılaştı. Söz konusu hata, hem mobil uygulamada hem de web sürümünde akışın yüklenmemesi ve içeriklere ulaşılamaması şeklinde ortaya çıktı. Gün içerisinde bu tür bildirimlerin artması, erişim sorununun geniş çapta hissedilmesine neden oldu. Elde edilen kullanıcı raporları ve hata bildirim verileri, yaşanan sorunun kısa süreli ve dalgalı şekilde gerçekleştiğini gösterdi. Bu kapsamda platformun tamamen çöktüğüne dair net bir durumdan ziyade, anlık veya bölgesel erişim problemlerinin yaşandığı değerlendiriliyor. Mevcut tablo, genel bir erişim sorunu olarak öne çıkıyor.</p>

<h3>X (Twitter) Neden Açılmıyor?</h3>

<p>Uzman değerlendirmelerine göre bu tür hata mesajları genellikle sunucu yoğunluğu, sistem güncellemeleri veya teknik altyapı kaynaklı aksaklıklardan kaynaklanıyor. Aynı anda yüksek sayıda kullanıcının platforma erişim sağlamaya çalışması da geçici yüklenme sorunlarına yol açabiliyor. Şu ana kadar X Corp. tarafından konuya ilişkin resmi bir kesinti açıklaması yapılmadı. Ancak kullanıcı deneyimleri ve ekran hataları, yaşanan sorunun platform kaynaklı olabileceğine işaret ediyor. Benzer teknik sorunların genellikle kısa sürede giderildiği ve sistemin normale döndüğü biliniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve Teknoloji</category>
      <guid>https://www.yenibakishaber.com/14-nisan-2026-x-twitter-coktu-mu-neden-acilmiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 13:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenibakishabercom.teimg.com/crop/1280x720/yenibakishaber-com/uploads/2026/01/twitter-x-neden-acilmiyor-coktu-mu-erisim-neden-yavasladi-iste-13-ocak-erisim-sorunu.webp" type="image/jpeg" length="44936"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Artemis II tamamlandı: Ay’a dönüş takvimi netleşti]]></title>
      <link>https://www.yenibakishaber.com/artemis-ii-tamamlandi-aya-donus-takvimi-netlesti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenibakishaber.com/artemis-ii-tamamlandi-aya-donus-takvimi-netlesti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[NASA Artemis II görevini başarıyla tamamladı. Programın yeni yol haritası, Ay’a inişin 2028’e ertelendiğini ve kalıcı üs hedefini öne çıkarıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>NASA tarafından yürütülen <strong><a href="https://www.yenibakishaber.com/artemis-ii-basariyla-dondu-ay-gorevinde-tarihi-rekor">Artemis II </a></strong>görevi, Ay yörüngesinde gerçekleştirilen kritik testlerin ardından sorunsuz şekilde tamamlandı. Dört astronot, yaklaşık 10 gün süren görev sonrası Dünya’ya dönerek sağlık kontrollerinden geçti. Bu görev, insanlı Ay yolculuklarının yeniden başlaması açısından önemli bir eşik olarak değerlendiriliyor.</p>

<h3>Artemis III: İniş yerine kritik test görevi</h3>

<p>Programın bir sonraki aşaması olan Artemis III, önceki planların aksine doğrudan Ay’a inişi içermeyecek. Görev, Dünya’nın yüksek yörüngesinde gerçekleştirilecek ve farklı iniş sistemlerinin test edilmesine odaklanacak.</p>

<p>SpaceX tarafından geliştirilen Starship HLS ile Blue Origin tarafından geliştirilen Blue Moon araçlarının yörüngede buluşma testleri, gelecekteki inişler için veri sağlayacak. Bu yaklaşım, riskleri minimize eden aşamalı bir strateji olarak öne çıkıyor.</p>

<h3>Teknik gecikmeler planları değiştirdi</h3>

<p>Artemis III’ün iniş görevinden çıkarılmasının arkasında teknik zorluklar bulunuyor. Orion kapsülündeki ısı kalkanı sorunları ve iniş araçlarının geliştirme sürecindeki gecikmeler, takvimin yeniden düzenlenmesine neden oldu.</p>

<p>Bu süreçte NASA’nın iki farklı iniş sistemiyle ilerleme kararı, programda rekabetçi bir modelin benimsendiğini gösteriyor.</p>

<h3>2028 hedefi: İnsanlık Ay’a geri dönüyor</h3>

<p>Ay yüzeyine ilk insanlı inişin, Artemis IV göreviyle 2028 yılında gerçekleştirilmesi planlanıyor. Bu görev, 1972’deki Apollo 17 sonrası ilk insanlı Ay inişi olacak.</p>

<p>Astronotların Ay’ın güney kutbu yakınlarında bir hafta geçirmesi, bilimsel deneyler yürütmesi ve su buzu araştırmaları yapması hedefleniyor. Bu bölge, gelecekteki uzun vadeli görevler için stratejik önem taşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Artemis V ile kalıcı Ay üssü başlıyor</h3>

<p>Programın uzun vadeli vizyonu ise Artemis V ile şekilleniyor. Bu görevle birlikte Ay’da kalıcı bir üs kurulmasının ilk adımlarının atılması planlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve Teknoloji</category>
      <guid>https://www.yenibakishaber.com/artemis-ii-tamamlandi-aya-donus-takvimi-netlesti</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 11:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenibakishabercom.teimg.com/crop/1280x720/yenibakishaber-com/uploads/2026/04/artemis-ii-basariyla-dondu-ay-gorevinde-tarihi-rekor.png" type="image/jpeg" length="25494"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ay toprağından oksijen üretimi gerçek oldu]]></title>
      <link>https://www.yenibakishaber.com/ay-topragindan-oksijen-uretimi-gercek-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenibakishaber.com/ay-topragindan-oksijen-uretimi-gercek-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Blue Origin’in geliştirdiği yeni sistem, Ay toprağından oksijen üretimini mümkün kıldı. Bu gelişme, Ay’da kalıcı yaşam hedeflerinde kritik bir eşik olarak değerlendiriliyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzay teknolojilerinde rekabet hız kesmeden sürerken, Blue Origin dikkat çeken bir başarıya imza attı. Şirket, geliştirdiği “Air Pioneer” adlı sistemle Ay toprağından oksijen üretmeyi başardığını açıkladı. Bu teknoloji, uzun vadede Ay’da sürdürülebilir insan varlığı için temel bir yapı taşı olarak görülüyor.</p>

<h3>Ay Regolitinden Oksijen Elde Edildi</h3>

<p>Bilim insanlarına göre Ay yüzeyini kaplayan regolit, yüksek miktarda oksijen içeriyor. Ancak bu oksijen, demir ve titanyum gibi elementlerle bağlı halde bulunuyor. Blue Origin’in geliştirdiği sistem, bu kimyasal bağları parçalayarak oksijeni serbest hale getiriyor.</p>

<p>Paylaşılan test görüntülerinde, <strong><a href="https://www.yenibakishaber.com/ayin-5-buyuk-gizemi-artemis-gorevleri-bilimi-yeniden-sekillendirebilir">Ay </a></strong>toprağını simüle eden materyalde oksijen kabarcıklarının oluştuğu gözlemlendi. Bu da sistemin pratikte çalışabildiğini ortaya koyuyor.</p>

<h3>Yüksek Sıcaklıkta Elektroliz Süreci</h3>

<p>Air Pioneer reaktörü, yaklaşık 1.600 derece sıcaklıkta çalışan elektroliz yöntemiyle faaliyet gösteriyor. Bu süreçte regolit iyonlarına ayrılıyor ve oksijen gazı ayrıştırılarak kullanılabilir hale geliyor.</p>

<p>Sistem yalnızca oksijen üretmekle sınırlı değil. Aynı işlem sonucunda demir, alüminyum ve silikon gibi değerli metaller de elde ediliyor. Bu durum, Ay’da inşa faaliyetleri için kritik malzeme tedarikini de mümkün kılabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Enerji İhtiyacı ve Altyapı Planı</h3>

<p>Reaktörün çalışması için yaklaşık 1 megawatt enerji gerekiyor. Bu yüksek enerji ihtiyacının, Ay yüzeyine kurulacak geniş ölçekli güneş paneli sistemleriyle karşılanması planlanıyor.</p>

<p>Proje, Blue Origin’in “Blue Alchemist” programı kapsamında yürütülüyor ve NASA tarafından da destekleniyor. Ajansın sağladığı finansman ve gerçek Ay örnekleriyle yapılan testler, projenin güvenilirliğini artırıyor.</p>

<h3>Ay’da Kalıcı Yaşam Hedefi Güçleniyor</h3>

<p>Öte yandan Artemis IV mission kapsamında insanların yeniden Ay’a gönderilmesi planlanıyor. Bu süreçte Blue Origin’in yanı sıra SpaceX gibi şirketler de Ay’da kalıcı üs kurma yarışında öne çıkıyor.</p>

<p>Uzmanlara göre oksijenin yerinde üretilebilmesi, Dünya’dan lojistik bağımlılığı azaltarak uzay ekonomisinin sürdürülebilirliğini artıracak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>TGRT</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve Teknoloji</category>
      <guid>https://www.yenibakishaber.com/ay-topragindan-oksijen-uretimi-gercek-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenibakishabercom.teimg.com/crop/1280x720/yenibakishaber-com/uploads/2026/04/ayda-oksijen-uretimi-gercek-oldu.png" type="image/jpeg" length="47017"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
