Hatay’ın Antakya ilçesinde çocukluk yıllarında sık sık yaşanan su kesintileri, Hülya Tomak’ın kariyer yolunu belirleyen en önemli deneyimlerden biri oldu. O dönem günlük yaşamı zorlaştıran bu sorun, yıllar sonra Tomak’ı su krizine teknolojiyle çözüm üretmeye yönlendirdi. Genç girişimci, geliştirdiği yapay zekâ tabanlı dijital su yönetim platformuyla özellikle su tüketiminin yüksek olduğu tesislerde verimliliği artırmayı hedefliyor.
28 yaşındaki biyokimyager Hülya Tomak, üniversite eğitimine kadar Antakya’da yaşadı. 2016 yılında Ege Üniversitesi Biyokimya Bölümü’nü kazanarak İzmir’e gelen Tomak, üniversite yıllarında su, iklim, çevre ve teknoloji alanlarında faaliyet gösteren öğrenci topluluklarında aktif rol aldı. Bu süreçte hem çevresel sorunlara yönelik farkındalığı arttı hem de teknoloji tabanlı çözümler üzerine düşünmeye başladı.
Tomak, çocukluk döneminde yaşadığı su kesintilerinin kendisinde bıraktığı etkinin zamanla bir fikir geliştirmesine yol açtığını belirtiyor. “Suyun etkin takibi ve yönetilmesiyle su krizinin önüne geçebilir miyiz?” sorusundan hareket eden genç girişimci, suyun daha verimli kullanılmasına katkı sağlayacak bir dijital platform üzerinde çalışmaya başladı.
Girişim fikrini geliştirmek için büyük şirketlerin yatırım programlarına başvuran Tomak, İş Bankası, Koç Üniversitesi, Sabancı Holding ve TÜBİTAK’tan hem finansal hem de mentörlük desteği aldı. Bu desteklerin ardından 2021 yılında Ege Teknopark’ta şirketini kurdu.
Başlangıçta tek başına yürüttüğü projeye zamanla farklı alanlardan 11 kişilik bir ekip dahil eden Tomak, “Blueit” adını verdikleri sistemi geliştirdi. Platform, su kullanımını izleyen ve verimliliği artırmayı hedefleyen çok aşamalı bir modelle çalışıyor.
Sistemin ilk aşamasında tesislerdeki su akışları ayrıntılı biçimde haritalandırılıyor ve kullanım noktaları belirleniyor. Ardından sensörlerden ve farklı veri kaynaklarından elde edilen veriler platformda toplanıyor. Yapay zekâ algoritmaları bu verileri analiz ederek tüketim alışkanlıklarını, olası riskleri ve verimsizlik noktalarını tespit ediyor. Elde edilen sonuçlar raporlanarak işletmelere su tasarrufu ve verimlilik artırmaya yönelik öneriler sunuluyor.
Tomak, geliştirdikleri teknolojinin özellikle sanayi tesisleri, alışveriş merkezleri ve oteller gibi su kullanımının yoğun olduğu yapılarda etkili sonuçlar verdiğini ifade ediyor. Platform sayesinde suyun giriş noktasından atık su deşarjına kadar tüm süreç sensörler ve yazılım aracılığıyla izlenebiliyor. Bu sayede su kayıpları, kaçaklar ve normal tüketimin üzerindeki kullanım alanları tespit edilebiliyor.
Ayrıca sistem, tesislerin su envanterini çıkararak yöneticilere tüketim alışkanlıklarını analiz etme imkânı sağlıyor. Kullanıcıların hangi saatlerde, hangi alanlarda ve ne kadar su tükettiği verilerle ortaya konulurken, tasarruf için uygulanabilecek yöntemler de platform üzerinden sunuluyor. Böylece işletmeler hem su yönetimini optimize edebiliyor hem de bunun maliyet ve finansal etkilerini tek bir platform üzerinden değerlendirebiliyor.
Tomak, girişimin kısa sürede büyüdüğünü belirterek şu anda 40’tan fazla tesiste sistemlerinin kullanıldığını söylüyor. Bugüne kadar toplam 720 bin dolar yatırım aldıklarını ifade eden genç girişimci, Türkiye’de doğrudan bir rakiplerinin bulunmadığını, ancak küresel ölçekte benzer çözümler geliştiren şirketlerle rekabet ettiklerini dile getiriyor.
Dünya genelinde kuraklık riskinin giderek arttığını hatırlatan Tomak, suyun etkin yönetiminin artık çevresel olduğu kadar ekonomik bir zorunluluk haline geldiğini vurguluyor. Geliştirdikleri teknolojiyi yurt dışına da taşımayı hedeflediklerini belirten Tomak, su kaynaklarının daha sürdürülebilir şekilde kullanılmasına katkı sağlayacak çözümler üretmeye devam edeceklerini ifade ediyor.





