"Bilinçleri uyanıncaya kadar asla isyan edemeyecekler ve isyan edinceye kadar da asla bilinçli olamayacaklar." George Orwell
Ve Avrupa’daki tüm insanlar sokaklara döküldü.
Fransa’da başlayan protestolar neredeyse tüm Avrupa’yı sardı…Olaylar Fransa’da liselerin, kötü koşulları, öğretmensizlik, sınıfların kalabalığı ve okulların pisliği nedeniyle öğrencilerin kaynak talep ederek greve çıkmalarıyla başladı. Hükümet birtakım talepleri karşıladı ve grev sona erdi. Ama Z kuşağı bu laf dinletemezsiniz. Eğitim protestoları ülke çapında yayıldı devamında hayat pahalılığı, eşit olmayan haklar da milletin gırtlağına kadar dayanmış olacak ki kıtadaki diğer ülkelerin halkları da ayaklanmaya başladı! İtalya, Portekiz, Almanya, Arnavutluk, Belçika hepsi sokakta şimdi!
Amaaan şimdi onlar düşünsün. Bakın bizim çocuklarımıza ne kadar terbiyeli ve tatminkarlar. Eğitim, sağlık, işsizlik, koşullar demeden okula gidip geliyorlar bizim çocuklar. Hem de kör karanlıkta!
Benim dikkatimi çeken şey Fransa’daki hareketlerde pankartlara yazılan yazılar oldu. Elin Hristiyan çocukları protestolarda “Bismillah” diyor! Brüksel’deki milletvekilinin bile dilinde!
Düşündüğünüz gibi değil! Bu hareketlerin göçmenlerle ilgisi yok. Bakın neymiş:
Fransa’da protestocu öğrencilerin örgütlendiği Snap Chat uygulamasına Fransız polis sahte hesap açarak içlerine sızmaya çalışmış. Gruba girdiğinde ise gurup yöneticisindeki bir öğrenciye selamlaşma niyetiyle “Bismillah c’est les tenebres” ( Allahın adıyla gibi bir söz) diye bir mesaj atmış. Z kuşağı bu! Yer mi? Anında sahte bir hesap olduğunu anlıyorlar. Olay patlayınca da bu söz direnişin sloganı haline geliyor!
İtalya da ise lüks markaların vitrinleri yağmalanıyor, otomobiller yakılıyor.
Protestolar gittikçe şiddetleniyor.
Eğitim, kamu kurumları, iç borçlar, dış borçlar derken öğrencileri, sendikaları, sarı yeleklileri çiftçileri ayağa kaldırmış durumda… Ekonomik koşulların tüm dünyada giderek zorlaşması bu protestoların dünya çapında yayılmasına neden olabilir mi? Batı dünyası Arap Baharını yaşayabilir mi?
Bu arada da ekonomik sıkıntıların başlıca nedeni olan Hürmüz Boğazındaki gelişmelerde gündemini koruyor.
“Savaşı sonlandırmazsak o bizi sonlandıracak”
Hürmüz Boğazını, bir yandan Rusya, Çin bir yandan
Amerika diğer yandan da İran çekiştirip duruyor. Nedenine gelince tabii ki duygusal!
Uzmanlar savaşın devam etmesi halinde bütün dünyanın kıtlığa gireceğini söylüyorlar... Böyle bir durumdan en çok etkilenen yerlerin başında Pasifik ülkeleri ve Hint okyanusu ülkeleri olacakmış. Çünkü aldıkları petrolün tamamı Hürmüz boğazından geçiyor.
Üstelik bu boğazdan sadece petrol tankerleri geçmiyor!
Hürmüz Boğazı! Adeta dünyanın atar damarı!
Dünyadaki gübrenin yüzde otuzu bu boğazdan geçiyor. Yalnızca gübre değil gübrenin üretiminde kullanılan maddeler de sülfirik asit, kükürt, azot gibi bu boğazdan temin ediliyor.
Haberlere göre dünyada gübre sıkıntısı başlamış durumda.
Görünen o ki; gübre sıkıntısın sonucunda üretilen temel gıdalarda da pirinç, buğday, mısır, bitkisel yağlar gibi kıtlık başlayacak.
Tarım Bakanlığının açıkladığına göre şimdilik Türkiye’nin gübre stokları yeterliymiş.
Petrolümüz de boru hatlarından geliyor. Ama yine de ne olacağı bilinmez…Doğudan batıya sıkıntılar artmış durumda…
Avustralya’nın otuz günlük petrol rezervi kalmış. Hindistan’ın iki aylık gübre stoğu kalmış. Hindistan halkı ağırlıklı olarak LPG gazı kullandıkları için tüp kuyrukları uzamaya başlamış. LPG gazı da Hürmüz Boğazından geliyormuş. Tayland, Kamboçya’da şimdiden benzin sıkıntısı başlamış.
Uzmanlar bizim ülkemizde ise kıtlık sorununun olmayacağını fakat savaşın uzaması halinde fiyatlara yansıyacağını söylüyorlar. E zaten alıştık değil mi!
Şimdilerde petrol krizinden dolayı ülkemizde elektrikli otomobillere talep artmış. Ama size kötü bir haberim var. Helyum gazı, sülfirik asit, kükürt gibi maddelerin tedarikinde de sıkıntılar başlamış durumda. Bu maddeler elektrikli araçların bataryalarında ve neredeyse her şeyde kullanılıyormuş. Düşünsenize plastik, giyim, ilaç, ambalaj gibi kullandığımız tüm günlük ihtiyaçlarımızın hammaddeleri bu petro kimyasallardan oluşuyor.
Yeni gelişmelere göre ise İran Devrim Muhafızları Ordusu Hürmüz Boğazı’nın altında geçen küresel internet ve ticari veri akışının sağlayan yedi büyük kabloya yönelik saldırı imasında bulundu! Evet yanlış duymadınız dünyanın tüm internet bağlantıları ve ticari veriler de Hürmüz Boğazının altındaki kablolardan geçiyor.
İran tüm kozlarını kullanıyor. Ekonomik sıkıntı dünyada büyürken Avrupa’nın sabrı tükeniyor. Amerika’da Trump’ın cahilce politikaları yüzünden ne yapacağı meçhul! Dünya bir yerlere yuvarlanıyor.
Biz mi? Biz çoktandır “Bismillah” diyerek dönüyoruz!