Ben Tülay Özkaya; bundan sonra bu köşede sizlerle her hafta buluşacağız. Geçmişten günümüze kadınların mutfaktaki gerçek, üretken, birleştirici, yaratıcı gücünü sizlere anlatacağım ve yemeklerin hikayelerine ve tariflerine de yer vereceğim.

Bugün sizlerle tesadüfen gittiğim bir köy evinde yediğim ve hiç bilmediğim bir lezzetin öyküsünü paylaşacağım. Yer Diyarbakır’dan 25 km uzakta bir köy; evin hanımı yemeği kısa sürede yapıp getirdi. Yemeğin adı “dane kal”; yemeğin tarihi maalesef bilinmiyor.

Evin hanımı her zamanki gibi karışık dolma pişirir. Çocuklar her defasında dolmanın sadece içini yer sebzelerini yemezmiş. Baba her defasında çocuklara, “dolmayı sebzesiyle yiyin” diye kızar. Çocuklar yine aynı şeyi yapınca baba evde dolma yapmayı yasaklar. Çok uzun süre evde dolma pişmez. Ama çocuklar sürekli dolma istemeye başlar. Anne bu duruma çok üzülür. Ama babanın da kesin talimatı var. Çocuklar yine üsteleyince anne çaresizce bahçesindeki sebzelerle yemek yapmak için bahçeye girer. Gözüne büyüyen lahana çarpar. Birden aklına bir fikir gelir. Lahanayı alır mutfağa girer ve günümüze kadar gelecek bir lezzet şölenini başlatır.

Pirinci ıslatır, eti minik minik doğrayıp yemeği yapmaya başlar. Yemek pişer, akşam sofra kurulur ve tabaklara yemek konur. Ve yemek bir çırpıda biter. Baba şaşkın bir şekilde çocukların tabağı sıyırmasını izler. Sonra bu yemek uzun yıllar süregelen bir lezzete döner. Ani gelen misafirlere yaptıkları bir lezzet olarak bugüne kadar devam eder. Kültür yolundaki birçok lezzet farklı hikayelerle var olmuştur. Kadının hayal gücü ise toparlayıcı, birleştirici etkisi her zaman vardır, var olacaktır. Gelelim yemeğin tarifine:

Yemeğin adı: Dane kal

Malzemeler:

2 Bardak pirinç, 300 gr minik kıyılmış et (Tavuk eti de olabilir), 1 adet iri soğan, 3 adet minik doğranmış biber, 2 adet küp küp doğranmış dometes,1 kaşık biber salçası,1 kaşık domates salçası, ½ demet maydanoz,1 tutam reyhan, Tuz-karabiber, 1 su bardağından bir parmak eksik sumak (tane sumak olacak), Terayağı ve zeytinyağı, 1 adet lahana

Yapılışı:

Pilav tenceresine bir çay bardağı yağı koyun, minik doğranmış etleri ilave edin. Kısık ateşte suyunu salıp çekene kadar ara ara karıştırın. Etler suyunu çekince içine minik doğranmış soğanı ve biberi ilave edin. Sumağı bir kaba alın; üzerine üç bardak kaynar su döküp kenara alın. Kavrulan harca salçaları ekleyin ve kokusu çıkana dek kavurun. Doğranmış domatesi ilave edin. Suyunu çekince, suyunu süzdüğünüz pirinci ilave edip biraz kavurun. Sumağı süzgeçle süzüp, tanelerini atıp suyunu yemeğe ilave edin. Üzerine iki bardak da sıcak su ilave edin. Altını kısın ve gerekirse su ilave edin. Bu hafif sulu bir yemek olacak; inmesine yakın tuzunu, karabiberini, maydanozunu ve reyhanı ilave edin. Yemeği kontrol edin pirinçler piştiyse altını kapatın demlensin.

Bu yemek tabaklara servis edilir. İsteyen haşlanmış lahanaya sarıp tüketebilir. Bu yemeğe bir şans verin, vazgeçilmeziniz olacak.

Not: Orijinal tarifte kavurma ile yapılıyor. İsteyen acılı da yapabilir. Çok yakışıyor.