3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu Madde 11/1-c’de düzenlenen madde metnine göre; “İhraç edilmek şartıyla imalatçılar tarafından kendilerine teslim edilen mallara ait katma değer vergisi, ihracatçılar tarafından ödenmez. Mükelleflerce tahsil edilmeyen ancak ilgili dönem beyannamesinde beyan edilecek olan bu vergi, vergi dairesince tarh ve tahakkuk ettirilerek tecil olunur.” Kanun metninde önemli olan ifade imalatçılar tarafından ifadesi. Peki, imalatçı ne demek? 26.04.2014 tarih 28983 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Katma değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğine göre; Tecil-terkin uygulamasından “imalatçı” vasfını haiz satıcılar yararlanabilir. İmalatçının; - Sanayi siciline kayıtlı ve sanayi sicil belgesini haiz olması veya Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’ndan alınmış çiftçi kayıt belgesi, gıda işletmesi kayıt belgesi ve işletme onay belgelerinden(üretici belgesi) herhangi birine sahip olması, (Bu belgeler sonraki bölümlerde “imalatçı belgesi” olarak anılacaktır.) - İlgili meslek odasına kayıtlı bulunması, - Üretimin yapıldığı dönemde yürürlükte bulunan Sanayi Sicil Tebliğlerinde öngörülen sayıda işçi çalıştırması ve gerekli araç parkına sahip olması veya kapasite raporundaki üretim altyapısına sahip olması, gerekmektedir Diyerek tanımlamaları yapmakta. İhraç kayıtlı satış yapıp, KDV iadesini almak için vergi dairesine başvuruda bulunduğunuzda sizden kapasite raporu ve sanayi sicil belgesi istemektedir. Peki, KDV iade talebinde bulunduğunuz dönemde sanayi sicil belgenizi henüz almadıysanız ne olacak. İşte bu sorunun cevabını da Danıştay 3’üncü Daire veriyor. Esas No: 2019/6125 Karar No: 2021/4272 sayılı karar, mükellef lehine değerlendirme yapıyor. Karara göre davanın geçmişi; Mükellef, 2018 yılının Nisan ve Mayıs dönemlerinde gerçekleştirdiği ihraç kayıtlı mal teslimlerine ait katma değer vergisi iadesini talep ediyor, vergi idaresi ise, söz konusu teslimin yapıldığı dönemde sanayi sicil belgesi bulunmadığından bahisle katma değer vergisi iade talebini reddediyor. İlk derece mahkemesinin karar özeti; “Davacının, emtia ihraç ettiği hususunun tartışmasız olduğı, imalatçı olmadığı yönünde de herhangi bir tespitin bulunmadığı, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nda sanayi sicil belgesi bulunması kaydıyla iadenin yapılacağına dair bir düzenlemeye yer verilmediği, öte yandan davacının sanayi sicil belgesine sahip olduğu, söz konusu belgenin veriliş tarihinin ihtilaf konusu dönemlerden sonra olmasının daha öncesinde bu şartları taşımadığını göstermediğinden dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle işlem iptal edilmiştir. İlk derece mahkemesinin kararına baktığımız zaman, önemli olan hususun sanayi sicil belgesi bulunması kaydıyla iade işlemi yapılabileceğine dair bir düzenleme bulunmaması. Vergi idaresi, ilk derece mahkemesi kararına istinaf başvurusunda bulunuyor. İstinaf başvurusunu değerlendiren Bölge İdare Mahkemesi karar özeti; “İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan vergi mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.” diyerek vergi idaresini haksız buluyor. Ve konu Danıştay’a geliyor. Davacı vergi idaresi iddiasında “Sanayi sicil belgesi bulunmayan davacının Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 11. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinden yararlanamayacağı ileri sürülerek kararın bozulması istemektedir.” Konuyu değerlendiren Danıştay 3. Daire Başkanlığı da “Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.” diyerek mükellefi haklı buluyor. Sanayi sicil belgeniz olmasa da ihraç kayıtlı satıştan doğan katma değer vergileriniz için iade talebinde bulunabilirsiniz.