İzmir Gazeteciler Cemiyeti, 80’inci yılını büyük bir gururla kutlarken geleceğe önemli bir miras bıraktı. Bu miras, İzmir’in işgali sırasında emperyalist güçlere ilk kurşunu sıkan Hasan Tahsin için büyük bir emekle hazırlanan belgesel oldu. Yaklaşık 1 yılda hazırlanan ve büyük değer Yaşar Aksoy’un arşiviyle zenginleştirdiği belgesel, salondaki herkesi hem gururlandırdı, hem duygulandırdı. Belgesel, ilk kurşun tartışmalarına da son verdi. Aslında bir anlamda ilk kurşunu kimin sıktığından ziyade kentin değişik noktalarında düşman kuvvetlerine karşı yapılan direnişin önemine vurgu yapılırken çok güzel anlatıldığı görüldü.
İzmirlilerin düşman kuvvetlerine boyun eğmediği net bir şekilde anlatıldı. Salondaki herkese “İyi ki İzmir” dedirtti. Bu arada bir süredir sağlık sorunları ile mücadele eden Yaşar Aksoy’un gösterimden sonra yaptığı konuşma da, yüreklere dokundu. Hasan Tahsin’in mücadelesini heyecanla aktarmaya devam eden Aksoy, İzmir Gazeteciler Cemiyeti’nin unutulmaz Başkanlarından Sabri Suphandağlı’nın ismini de anmış oldu. Konak Meydanı’na Hasan Tahsin Anıtı’nın dikilmesini sağlayan Suphandağlı’nın en büyük hayallerinden birisinin Hasan Tahsin’in mücadelesini anlatan bir belgesel olduğunu ifade eden Aksoy, “Siz de benim gibi gösterim sırasında salonun üzerinde bir ruhun dolaştığını hissetiniz mi?” diye sordu. “İşte o ruh Sabri Suphandağlı’nın ruhuydu” diye devam etti.
Bence rahmetli Sancar Maruflu’dan sonra “İzmir Baba” ünvanını fazlasıyla hak eden Yaşar Aksoy, salondaki herkese “İyi ki varsın” dedirtti. Bu arada belgesel için bir yıldır emek veren İzmir’in değeri bilinmeyen yönetmeni Osman Dikiciler ustalığını, 90’lı yıllarda Yeni TV’de eğitimini aldığı televizyonculuğa adım atan ve sonrasında bir dönem Yenigün Gazetesi’ni yöneten Azize Yeşim Dinçer de, liyakatını konuşturmuş. Bir İzmirli olarak ağız dolusu “Emeğinize sağlık” diyorum sizlere. Tabi ki bu belgeseli miras bırakan başta İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi ve yönetim kurulu üyelerine de teşekkürler. Ayrıca İzmir duyarlılığını göstererek belgesele sponsor olan Folkart Kurumsal İletişim Müdürü Ünal Ersözlü’ye de teşekkür etmemiz gerekiyor. Ayrıca belgesele katkı koyan Dr. Türkan Başyiğit, Mimar Şükrü Kocagöz, Prof. Dr. Mehmet Emin Elmacı, Gazeteci Öcal Uluç, Tarihçi Sinan Meydan, gazeteciler Zafer Arapkirli, Murat Ağırel, Timur Soykan, Barış Terkoğlu, Prof. Dr. Emre Kongar, Emin Çölaşan, gazeteci Türkmen Parlak ve Prof. Dr. Ergün Aybars’a da İzmirlilerin teşekkür etmesi gerekiyor. 9 Eylül Gazetesi’ni de unutmamak lazım tabi ki. 14 yıldır gazetecilere alan açan, 9 Eylül gazetemize de “Nice uzun yıllar” dilerim. Bu kentin kurtuluşuna damga vuran Hasan Tahsin geleneğini sürdüren, aynı anlayışla mücadele eden 80’lik delikanlı İzmir Gazeteciler Cemiyeti’nin yeni yaşı kutlu olsun. Değeri bilinsin…