Yurtdışındaki okuyucularım Türkiye’deki durumlardan bahsetmemi istediler. Ben de sizlere Türkiye’deki son durumları aktarmaya çalışacağım. Türkiye’de iktidar partisi neredeyse bir seçim hazırlığı içinde ama ülke genelinde ummadığı bir olayla karşı karşıya kaldı! Evet, bu neredeyse Türkiye bütçesinin sarsılma noktasına geldiği bir ‘fon’ olayı idi…
Bu fon olayının patlaması ile kimlerin ne kadar yurt dışına para götürdüğü, giden para haricinde ülke içinde kimlerin 1 koyup 100 aldığını ve zengin olduğunu tam olarak bilmiyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti bunun üstüne gidiyor ama tam olarak bir açıklama yok…
Adalet ve Kalkınma Partisi geçtiğimiz dönemde İstanbul, Ankara ve İzmir’de yerel seçimlerde muhalefete karşı büyük bir kayıpla seçimleri kaybetmişti. Aradan geçen süre içinde seçimleri kazanan Cumhuriyet Halk Partisi’ni (CHP) ve kazanan belediye başkanlarını, hakkında yolsuzluk iddiaları ile çökertmeye çalıştı. İstanbul başta olmak üzere birçok yolsuzluğa karşı çıkarak ilçe başkanlarını görevden alarak temiz İstanbul’u (!) yaratmaya çalıştılar.
Yirmi dört seneden beri solun kalesi olan, yurtdışında bir Avrupa şehri olarak bilinen İzmir, son bir hafta içinde Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın Adalet ve Kalkınma Partisi’ne (AK Parti) geçmesi ise Türkiye’nin en ilginç olayı oldu.
Evet; İzmir halkı neredeyse 24 senedir sol partiye oy verdi. Daha önceleri İzmir halkı oyunu zaman zaman sağ partilerden yana kullanmıştı. Bu durum hep sol partilere oyunu veren İzmir halkı için bir hata mıydı sorusunu da gündeme taşıyabilir. Son 20 yılı ele alacak olursak, İzmir için tam olarak hiçbir yatırımın yapılmadığını görürüz. Metro bile sağ parti döneminde başlamış sol parti geldiğinde ise inşaatlar zamanında bitirilememiş!
İzmir bir Avrupa şehri ama 24 sene içinde gelen belediyelerin parasızlık mı belini bükmüş onun için mi yatırım yapamamışlar bu Avrupa şehrine? Bunlar hep kafalarımızda soru işaretleri olarak kalmış.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın Adalet ve Kalkınma Partisi’ne katılması, başta eski sol partili üyeler ile halen sol sekansta görev alan siyasiler olmak üzere İzmirlilerin tepkisini çekti. Bunun ne kadar yanlış ve doğru olacağını önümüzdeki günlerde göreceğiz!
İzmir, yatırım istiyor. İzmir’de yarım kalan birçok iş var. Artık İzmir ‘köy’ olmaktan çıksın ve bir Avrupa şehri havasına girsin… En başta trafik rahatlasın, İnciraltı ve Bostanlı arası köprü ya da tünel ile bağlansın. Metro güzergahı Otogar’a kadar uzansın, ilçeler arası ulaşım kolaylaşsın. Evet, bunlar seneler önce istediklerimizdi ama hiç biri tam olarak yapılmadı.
Adalet ve Kalkınma Partisi’ne geçen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’dan birçok şey istiyoruz. İzmir’i köy havasından kurtaracağına ve bunu başaracağına da inanıyoruz.
Başkan Tugay’ı ilk tanıdığımda Karşıyaka Belediye Başkanı idi kendisine “Siz iyi bir cerrahsınız, belediye başkanlığından daha iyi para kazanıyorsunuz dediğimde bana ‘çocuklarımın geleceği için siyaseti seçtim’ dedi”. Haklıydı, geleceği düşünerek seçimini yapmıştı.
İzmir halkı Cemil Tugay’a parti değiştirdiği için hiç kızmasın; İzmir’e yapılan yatırım olduğu müddetçe İzmirli de memnun kalır önümüzdeki seçimlerde oyunu ona göre verir.

Türkiye’deki durum bu. Biraz da yurt dışına bakalım; Rusya, Ukrayna ve Amerika arasındaki gelişmeler petrol ve enerjiye dayandı, biraz da bu taraftan sizlere önemli konuları aktarmaya çalışayım…
Geçtiğimiz hafta Cuma günü, Vladimir Putin ve Donald Trump 1.5 saatlik bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmenin ardından ABD Başkanı Trump önemli bir enerji anlaşmasını duyurdu: Moskova, rafinerilerinin durumuna bağlı olarak, ABD ve küresel pazarlara 3 milyon tona kadar dizel yakıt tedarik edecek. Bu amaçla, ABD Hazine Bakanlığı 7 Nisan'a kadar geçerli bir yaptırım muafiyeti yayınladı.
Rus Hükümeti Cumartesi günü dizel ihracatına yönelik yasağı kısmen kaldırdı. Başbakan Yardımcısı Alexander Novak, Moskova'nın Ekim ayında 300 bin ton, Kasım ayında 500 bin ton ve Aralık ayında bir milyon tona kadar dizel tedarik etmeye hazır olduğunu belirtti. Bu hacmin nihayetinde ayda 3 milyon tona kadar çıkabileceğini de sözlerine ekledi. Bu arada, iç piyasaya da dizel yakıtın tedarik edilmeye devam edeceğini vurguladı.
Amerikan Başkanı Trump ile Rus lider Putin arasındaki telefondaki bu görüşmeler Ukrayna -Rusya savaşının da nasıl biteceğine bir işaret anlamına mı geliyor? Şunu ifade etmemiz lazım Ukrayna, Rusya’daki rafinelerin çoğunu vurdu ve işlemez hale getirdi. Peki bu rafineler nasıl işleyecek ve ABD’ye dizel verebilecek; Bu da bir soru işareti! Amerika Başkanı Trump, Ukrayna’da başkanlık için seçim istiyor ama savaş varken bu nasıl olacak? İki taraf ta barıştan yana değil…