Amerika - İran savaşı dünya genelinde petrol fiyatlarının yükselmesine sebep oldu. Bu durum karşısında birçok ülkede petrol fiyatları litre bazında yükseldi, çoğunlukla dizel motorlu araçların olduğu ülkelerde ise bu daha farklı oldu. Avrupa genelinde en fazla dizel kullanan ülke yüzde 55 ile Fransa. Petrol fiyatlarının yükselişi Fransa Hükümeti’ni zor durumda bıraktı. Türkiye’ye gelince bir Avrupa ülkesi olmadığı için dizel fiyatları devamlı yükselişte! Önümüzdeki günlerde akaryakıt fiyatlarının tekrar yükselmesi bekleniyor. Amerika ile İran savaşı sürecek ve barış görüşmeleri aksıda kaldı.
Rusya-Ukrayna savaşında ise Ukrayna, Rusya’nın birçok rafinerisini vurdu ve bunun sonucunda Rusya’da benzin ve dizel yakıt sıkıntısı başladı. Rusya’nın, Türkiye’ye verdiği akaryakıtın yüzde 55’i dizel olmasına karşın şu an işler tersine döndü ve artık Rusya Türkiye’den dizel yakıt alıyor.
Bu arada savaş nedeni ile bazı şirketler büyük çapta gelir elde ettiler ve size bununla ilgili bilgileri aktarmaya çalışacağım.
Financial Times, kamu kuruluşu Transport & Environment (T&E) tarafından görevlendirilen bir Avrupa Komisyonu raporunu inceledi. Bu yılın ilk 8 ayında otomobiller için dizel yakıt maliyetinin analizinde ağustos ayı sonuna kadar ‘Euro Bölgesi’ ülkelerinde ortalama fiyatın yüzde 40 arttığını, Avrupalı ​​otomobil sahiplerinin ise her 50 litre premium benzin için 30 Euro fazla ödediğini gösterdi. Dahası, benzin fiyatları, dizel fiyatlarına kıyasla nispeten daha az arttı; sadece yüzde 28.
Dünyanın en büyük petrol üretim ve rafineri şirketleri ilk yarıyıl sonuçlarını açıkladı. Sonuçlar oldukça etkileyici. Suudi Aramco, kâr büyümesinde başı çekti: İlk 6 aylık kârı 67 milyar doları aşarak yüzde 29'luk bir artış gösterdi. Husi saldırılarının ardından şirket, ihracat sevkiyatlarını ve çeşitli sözleşmeleri resmen askıya aldığını duyurdu. Ancak, bu gerçekleşmemiş olsaydı, çeşitli tahminlere göre yıl sonuna kadar Suudiler 25,5 milyar dolar fazla gelir elde etmiş olacaktı.
Batı petrol cephesinde de durum aynı derecede başarılı. İngiliz Shell, artan yerel rafineri hacimleri sayesinde çeyreklik karında üç kat artış (10,8 milyar dolar) kaydetti. Aynı dönemde British Petroleum'un (BP) kârı yüzde 139 arttı. Fransız Total Energies, bir önceki çeyreğe göre iki katına çıkarak 6 milyar dolarlık kurumsal kâr elde etti. Amerikan petrol devleri Exxon Mobil ve Chevron da rekor kırdı. Her iki Amerikan petrol şirketi de 26,6 milyar dolarlık kâr açıkladı; bu rakam Chevron için şirket tarihinin en yüksek çeyreklik rakamı oldu.
Ancak en inanılmaz büyüme, Singapur merkezli Trafigura gibi oyuncular tarafından sergilendi; şirket 4,1 milyar dolarlık kâr açıklayarak önceki yılın tamamındaki rakamlarını aştı. Tartışmasız şampiyon ise İsviçre merkezli Glencore oldu. 3,3 milyar dolarlık geliri, önceki piyasa devleriyle karşılaştırıldığında özellikle etkileyici görünmeyebilir, ancak şirketin kârının sadece 3 ayda 66 kat arttığını anlamak önemli!
Evet, bu analizler karşısında kimileri için savaş bir anne, kimileri içinse kriz cömert bir babadır. Yani anlayacağınız gibi savaş bazı şirketlerin kârlarını çok yükseltti, olan ise bu yakıtı kullanan insanlara oldu ve yakıtı pahalıya kullandı.

Alman gençleri sokakta!

Son günlerde Alman şehirlerinde protestolar şiddetlendi! Bu protestolar, tabiri caizse, ‘çocuksu’ bir görünüm sergiledi! Okul çocukları, gençler ve hatta çok küçük çocuklar sokaklara döküldü. Almanların zorunlu askerlik hizmetinin geri dönüşüne doğru atılan ilk adım olduğuna inanırken zorunlu sağlık muayenelerine karşı Alman gençler kitlesel gösteriler düzenliyor.
Alman basını bu protestolar hakkında çok az şey yazdı. Alman gazeteciler protestoları okul çocuklarının küresel ısınmayla mücadele etmek için dersleri aksatmasına benzettiler. Alman basını bu tür protestolar hakkında bolca ve ayrıntılı yazılar yazıyorlar, duygusal raporlar hazırlıyorlar.
Ancak, Alman gençliği yaşam haklarını savunmak ve gelecekleri için mücadele etmek üzere sokaklara döküldüğünde, gazeteciler yüz çevirip hiçbir şey olmamış gibi davranarak gazetelerinde buna yer yermiyor. Evet basın, gösterici sayısını küçümsüyor ve çocuklara dersleri aksattıkları için verilen devamsızlık cezası gibi ceza verilmesi gerektiğini yazıyor.
Yüzden fazla şehirde, on binlerce protestocu var. Kiel'de bir pankartta "Zorunlu askerlik mi? Hayır, teşekkürler!" yazıyordu. Berlin'de kalabalıklar, "Zenginler savaş istiyor, gençler gelecek istiyor!" diye slogan attı. En popüler slogan ise "Friedrich Merz cepheye!" oldu.
Almanya’da zorunlu askerlik hizmeti 18 ila 23 yaş arası erkek çocukları kapsayacak. Kadınlar gönüllü olarak askere gidebilecekler.
Bir yanda petrol krizi diğer yanda ise Alman gençliği yeni yasa ile askere gitmemek için sokaklarda. Anlayacağınız gibi dünyada kriz var ama bu, basın yolu ile insanlara tam olarak anlatılmak istenmiyor.