Bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin 103’üncü kuruluş yıl kutlamaları yapılmakta. Atatürk’ün, Türk Milleti’ne bağımsızlığını hediye ettiği 29 Ekim 1923 senesindeki bu güzel armağan günümüze kadar ‘Bayram’ olarak kutlanmakta.. Bu, Atatürk’ün Türk milletine en güzel armağanıdır. Yazıma başlamadan önce Türkiye’nin Cumhuriyet Bayramı’nın‘Türk Milletine’ kutlu olmasını dilerim…
Türkiye nereye gidiyor enflasyon karşısında! Hayat pahalılığı ile mücadele ediyor Türk halkı.. Ama bazılarına göre Türkiye’yi Avrupalılar kıskanıyormuş. Nasıl bu kıskanma diyeceğiz! Avrupa, Türkiye’nin neyini kıskanıyormuş? Merak ettim; enflasyon mu? Türkiye’deki enflasyon kağıt üstünde düşük, Avrupa ve savaş halindeki Ukrayna ile Türkiye’deki fiyatları araştırdım. Şaşırtacak sonuçlarla karşılaştım. Neredeyse enflasyonun bize göre bu ülkelerde sıfır olduğunu gördüm. Geçtiğimiz günlerde Avrupa’da idim fiyatları Türkiye ile karşılaştırdığımda şoke oldum.
Şimdi gelelim Türkiye ile Avrupa arasındaki fiyat , bunları okuduğunuzda sizler de şaşıracaksınız. Avrupa ülkelerinde, Almanya dahil olmak üzere ‘Hollanda kaşar peyniri’ 8 senedir kilosu 7 Euro’dan satılmakta. Bizde ise her ay kaşar fiyatı farklı.. Ete gelecek olursak Avrupa ile aramızda dağlar kadar fark var. Avrupa’da dana bifteğin kilo fiyatı 13 Euro ortalamayla satılıyor ve 5 senedir bu fiyat aynı, bizde ise 2000 TL. Bu nasıl oluyor diyeceksiniz! Tabii ki bunun yanında birçok gıda maddesi Türkiye’ye göre ucuz.. Tabii ki Avrupa bizi kıskanıyor (!) onlara göre ucuz muyuz bu da ayrı bir konu… Bizim 1 lira paramız Euro karşısında 55.50 TL yani çok kıymetli (!)
Savaş halindeki Ukrayna’ya gelelim… Gıda maddelerinden bahsedecek olursak Türkiye’de soğan ve patates rekor seviyede 30 ila 40 lira arasında satılıyor. Ukrayna’da ise bu fiyatların yarısında bu ürünler şu an Ukrayna marketlerinde. Tarım ülkesiyiz ama havuç, lahana, pancar gibi ürünler ülkemizde el yakarken Ukrayna’da ise Türkiye’nin yarı fiyatı. Dana etinin kilosu Türk Lirası karşılığı olarak 300 TL. Bunun yanında Ukrayna’nın para birimi Grivna bizim paramızdan daha değerli oldu. Üstelik onlar bir de savaş halinde.. Buna kıskanma mı diyelim? Türkiye nereye gidiyor diye soralım ama kime?
Türkiye neredeyse dünyayı yönetiyor! Evet, Dünya lideri olduk.. Suudi Arabistan, Pakistan ile son olarak bir ‘Pakt’ kurduk bu ülkeleri herhangi birine bir saldırı halinde koruyacağız. Evet bu ülkeler bize emanet!
**
Şimdi gelelim son günlerin Amerika ve Rusya arasındaki dizel yakıt anlaşmasına. Bu dizel haricinde tarımsal gübre anlaşması ile ön plana çıktı.. Rusya-Amerika dizel anlaşması, bir başka iş girişimiyle genişletildi: Rusya'nın ABD'ye tarımsal gübre ihracatının yeniden başlatılması görüşülüyor ve Rus Lider Vladimir Putin, teslimatların "büyük miktarlarda" beklendiğini belirtti.
Bilindiği üzere, modern tarım 3 temel gübre türü olmadan imkansız. Bunlar potasyum, fosfat ve azot. Bunların hepsi verimi artırmanın yanı sıra, meyve aromasını iyileştirir, kuraklığa, dona ve hastalıklara karşı direnci artırır, fotosentezi ve protein ve karbonhidrat emilimini hızlandırır, kök nişasta içeriğini artırır, çiçek tomurcuğu oluşumunu uyarır, kök sistemini güçlendirir, meyve verme süresini uzatır, DNA ve RNA oluşumuna katılır ve bir dizi başka işlevi yerine getirir. Doğru zamanda ve doğru miktarlarda uygulanan gübreler, bazı ürünlerde verimi yüzde 50, diğerlerinde ise 2-3 kat artırarak (bazı bölgelerde yılda 2 kez) hasat yapılmasını sağlar. Bunlara, Amerikan tarımının ihtiyaca var tarımsal gübre olmadan tarım da yok olur, bu da Rusya’nın elinde çok..
Amerika Birleşik Devletleri'nin bununla ne ilgisi var diyeceksiniz? Oldukça basit: Dünyanın en güçlü tarım sektörüne sahip ülkesi. Geçen yıl, Amerikalı çiftçiler toplam 573 milyar dolarlık mal üretti ve ABD Tarım Bakanlığı'na göre bu yıl bu rakam 635 milyar doları aşacak ve bunun yarısı hayvancılık sektöründen gelecek. Aynı hesaplamalara göre, çiftliklerin ve tarım komplekslerinin net kârı 2026 yılı sonuna kadar en az 158 milyar dolar olacak. Amerika Birleşik Devletleri sadece kendi gıda ihtiyaçlarını tamamen karşılamakla kalmıyor; aynı zamanda tarım ihracatından yılda 190 milyar dolardan fazla gelir elde eden en büyük tarım ihracatçısı konumunda. Bunu daha iyi anlamak için, bu, Amerikan dış ticaretinde silah, petrol, doğalgaz ve elektronikten sonra dördüncü en büyük kalemdir. Bu nedenle, Donald Trump'ın konuşmalarında tarımdan bahsederken onu Amerikan ekonomisinin ve -bugünkü tartışmamız için en önemlisi- iç istikrarın temel taşı olarak tanımlaması şaşırtıcı olmamalıdır.