Türkiye genelinde yaklaşık 18 milyon, İzmir’de ise 720 binden fazla öğrenci bugün karne alarak yaz tatiline giriyor. Ancak derinleşen ekonomik kriz, yüksek enflasyon ve açlık sınırı kıskacındaki ülkede, milyonlarca çocuk için bu zilin çalması bir rahatlama değil; zorunlu işçiliğin, ağır vardiyaların ve ertelenen çocuklukların başlangıcı anlamına geliyor. Takdirler, teşekkürler havada uçuşacak, iki aylık yaz tatilinin planları yapılacak. Ancak madalyonun diğer yüzü hiç olmadığı kadar karanlık. Karne alan bu çocukların yüz binlercesi için o karneler, bir başarı belgesi olmaktan ziyade, "artık tam gün çalışabilirsin" vizesine dönüşecek. Bu yaz döneminde; sokaklar, sanayi siteleri ve oteller çocuk işçilerle dolacak.

‘Aynı yaşta iki farklı yaz’
İzmir’in Çeşme, Foça, Dikili gibi turistik ilçelerindeki lüks oteller ile lüks tatil köyleri, önümüzdeki günlerde akıl almaz bir sınıfsal tezatlık sahnesine dönüşecek. Türkiye’nin şanslı azınlığından olan ya da yurt dışından gelen zengin yaşıtları, otellerin havuz başında serinleyip, açık büfelerin keyfini çıkarırken; İzmir’in arka sokaklarından, yoksul mahallelerinden gelen aynı yaştaki çocuklar o otellerde "temizlik görevlisi", "komi" ya da "bulaşıkçı" olarak hizmet edecek. Ekonomik sıkıntılar nedeniyle özellikle lise çağındaki çok sayıda öğrenci yaz aylarında aile bütçesine katkı sağlayabilmek amacıyla geçici işlerde çalıştığını vurgulayan Eğitim İş İzmir 1 No’lu Başkanı Özgür Şen, “Turizm bölgelerinde geçici personel ihtiyacı artarken, bu kadrolarda çok sayıda lise öğrencisi de görev alıyor. Bir yanda ailesiyle tatil yapmak için otele gelen öğrenciler havuza ve denize girerken, aynı yaş grubundaki başka gençler sabahın erken saatlerinden gece geç saatlere kadar odaları temizliyor, restoranlarda servis yapıyor ya da bulaşıkhanede çalışıyor” şeklinde konuştu.
Sınıfsal ayrılık
Benzer tablonun kafelerde de yaşandığını aktaran Şen, “Yaz tatiline çıkan bazı öğrenciler arkadaşlarıyla vakit geçirirken, ekonomik nedenlerle çalışan akranları günün büyük bölümünü servis tepsisi taşıyarak geçiriyor. Turizm kadar tarım sektörü de yaz aylarında çocuk ve genç işçilerin yoğun olarak yer aldığı alanlardan biri olmayı sürdürüyor. İzmir'in özellikle Bergama, Ödemiş, Tire, Bayındır, Torbalı, Menderes, Menemen, Selçuk ve Kiraz ilçelerinde meyve-sebze hasadı, fide dikimi, ot temizliği ve paketleme işlerinde yaz boyunca genç işçiler görev alabiliyor. Sabah gün doğmadan başlayan mesai, sıcak havalarda öğleden sonraya kadar devam edebiliyor. Milyonlarca öğrenci karne sevinci yaşayacak olsa da, binlerce çocuk için yaz ayları dinlenme, oyun ve tatilden çok; sabah erken başlayan mesailer, uzun çalışma saatleri ve aile bütçesine katkı mücadelesi anlamına gelecek” ifadelerini kullandı.
‘Çocuğun yeri şantiye değil’
Çocuklarımızın sanayide fabrikalarda, inşaatlarda ağır koşullar altında çalışmak durumunda olması, üstelik bu süreçte yaşanan üzücü iş kazaları, konunun hassasiyetini artırdığını belirten Özgür Şen, “2025 yılında İsig raporuna göre 81 çocuğumuz çalışmak zorunda bırakıldıkları için hayatlarını kaybettiler. Hiçbir çocuğumuzun eğitime erişim hakkı, ekonomik gerekçeler nedeniyle zayıflamamalıdır. Çocuklarımızın yeri şantiyeler değil, okul olmalıdır. Eğitim, her çocuğun yaşam hakkını, gelişim hakkını ve geleceğini güvence altına alan kamusal bir haktır. Tüm çocuklarımızın güvenli, sağlıklı ve nitelikli bir eğitim ortamında gelişmesi ve mesleki eğitimin yeniden düzenlenmesi gerekmektedir” sözlerini kullandı.

Haftalık 2 bin 500 TL
Çocukların bu yaz tatilinde de çalışmak zorunda kalacağını aktaran İzmir Seyyar Satıcılar Derneği Başkanı Evren Laçin, “Çocuk işçilere reva görülen haftalık ücret ortalama 2 bin 500 TL ile 4 bin TL arasında değişiyor. Yani bir yetişkin asgari ücretinin çok daha altında, hiçbir güvencesi, sigortası olmadan, tamamen illegal bir sömürü çarkının dişlisi haline getiriliyorlar. Üstelik bu para, çocukların kendi harçlığı da olmuyor; doğrudan evin kirasına, faturalarına ve eksilmeyen pazar masraflarına gidiyor. Bugün okullarda son ders zili çalacak. Kimi aileler çocuklarını ödüllendirmek için tatil rezervasyonlarını kontrol ederken, yüz binlerce anne ve baba çocuğunun eline işe götüreceği azığı hazırlayacak. Aslında bugün Türkiye'de okullar tatil oluyor; ama milyonlarca çocuk için hayatın en ağır mesaisi yeni başlıyor. Ancak ekonomik zorluklar nedeniyle binlerce çocuk ve genç için yaz tatili dinlenme değil, çalışma dönemi anlamına geliyor. Otellerden sanayi sitelerine, tarlalardan kafelere kadar birçok sektörde çocuk ve genç işçiler yaz boyunca mesai yapacak” diye konuştu





