Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşegül Akkaya Erden, yalnızca tabak rengini değiştirerek porsiyon kontrolünü kolaylaştırmanın mümkün olabileceğini belirtti. Mavi rengin doğada nadir görülen gıdalarla ilişkilendirildiğini ifade eden Erden, insanların evrimsel süreçte mavi, mor ve siyah tonlarını çoğunlukla zehirli ya da yenilemez besinlerle bağdaştırdığını söyledi. Bu durumun beyinde doğal bir “dur” sinyali oluşturduğunu kaydetti.
Renk kontrastı porsiyon algısını değiştiriyor
Yemek ile tabak arasındaki renk kontrastının porsiyon algısını doğrudan etkilediğini belirten Erden, beyaz tabakta açık renkli yemeklerin olduğundan küçük algılanabildiğini ifade etti. Mavi tabakların ise birçok yiyecekle yüksek kontrast oluşturduğunu dile getirerek, bu sayede porsiyonun daha net fark edildiğini ve fazla tüketimin önüne geçilebildiğini söyledi.
“Mavi renk yavaş yemeyi destekliyor”
Mavi rengin psikolojik etkilerine de değinen Erden, bu rengin sakinlik hissi verdiğini ve nabzı yavaşlatabildiğini belirtti. Bu etkinin yemek yeme hızını düşürerek daha farkındalıklı beslenmeye katkı sunduğunu ifade ederek, hızlı yemek yenildiğinde tokluk hissinin beyne geç ulaştığını ve bunun gereğinden fazla kalori tüketimine neden olabildiğini aktardı.
Kalori tüketimi azalabiliyor
Bazı araştırmalarda mavi ışık altında yemek yiyen kişilerin kırmızı veya sarı ağırlıklı ortamlara göre yaklaşık yüzde 30 daha az kalori tükettiğinin görüldüğünü aktaran Erden, koyu mavi tabak ve kaselerin porsiyon kontrolüne destek sağlayabileceğini söyledi. Kırmızı ve sarı renklerin iştahı artırabildiğini belirterek, mavi rengin ise beynin “yavaşla ve dikkat et” mesajıyla ilişkilendirildiğini ifade etti.
“Küçük değişiklikler büyük fark yaratabilir”
Kilo verme sürecinde çevresel faktörlerin önemine dikkat çeken Erden, küçük değişikliklerin bile uzun vadede önemli sonuçlar oluşturabileceğini belirtti. Mavi tonlarının kullanıldığı sofraların ve uygun ışık düzenlemelerinin daha kontrollü beslenme alışkanlığı kazanılmasına katkı sağlayabileceğini sözlerine ekledi.





