İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Burak Bilbay, OECD verilerine göre dünya genelinde 2035 yılına kadar yaklaşık 1,9 milyar insanın obeziteyle mücadele edeceğini söyledi. Türkiye’de obezite oranının son yıllarda ciddi şekilde arttığını belirterek, 1975 yılında yüzde 8,6 olan oranın 2016’da yüzde 32,1’e yükseldiğini ifade etti. Obeziteye bağlı ölüm oranlarının da küresel ortalamanın neredeyse iki katına ulaştığını kaydeden Dr. Bilbay, mevcut tablonun artık bir uyarının ötesine geçtiğini dile getirdi.

“Obezite yalnızca kilo problemi değil”

Obezitenin kalp, böbrek, eklem ve metabolizma sağlığını doğrudan etkileyen kronik bir hastalık olduğunu vurgulayan Dr. Bilbay, Türkiye’nin Avrupa’da kadınlarda en yüksek obezite oranına sahip ülke konumuna geldiğini söyledi. Yeni nesil tedavilerin bu noktada önemli fırsatlar sunduğunu belirterek, aynı zamanda doğru kullanım ve takip açısından büyük sorumluluk gerektirdiğini ifade etti.

Yeni nesil tedaviler dikkat çekiyor

Son yıllarda obezite tedavisinde önemli gelişmeler yaşandığını aktaran Dr. Bilbay, semaglutid ve tirzepatid etken maddeli yeni nesil ilaçların iştah kontrolü ve metabolik düzenleme açısından etkili sonuçlar verdiğini kaydetti. Bu tedavilerin vücudun doğal doyma hormonlarını taklit ettiğini belirterek, klinik çalışmalarda semaglutid kullanan bireylerin yaklaşık 16 ay içinde beden ağırlıklarının yüzde 15’ini kaybettiğinin görüldüğünü söyledi.

Kaçak ürün uyarısı

Söz konusu ilaçların herkes için uygun olmadığını vurgulayan Dr. Bilbay, tedavilerin genellikle vücut kitle indeksi 30’un üzerinde olan bireylerde veya obeziteye eşlik eden hastalıkları bulunan kişilerde değerlendirildiğini ifade etti. Sosyal medya ve kayıt dışı kanallar üzerinden temin edilen ürünlerin ciddi sağlık riski oluşturabileceğine dikkat çekerek, sahte ilaç kullanımının hayati sonuçlar doğurabileceğini belirtti.

“Kalıcı sonuç için yaşam tarzı değişikliği şart”

Obezite tedavisinin yalnızca ilaç kullanımından ibaret olmadığını kaydeden Dr. Bilbay, yeterli protein tüketimi, düzenli egzersiz, kaliteli uyku ve stres yönetiminin tedavinin önemli parçaları olduğunu söyledi. Aksi durumda verilen kilonun yağ yerine kas kaybına yol açabileceğini belirterek, bunun da uzun vadede metabolizmayı olumsuz etkileyebileceğini aktardı.

“Bilimsel ve kişiye özel yaklaşım gerekli”

Obeziteyle mücadelede bütüncül yaklaşımın önemine dikkat çeken Dr. Bilbay, doğru tedavi sürecinin vücut kompozisyon analizi, laboratuvar değerlendirmesi, kişiye özel beslenme programı ve düzenli tıbbi takip ile yürütülmesi gerektiğini söyledi. Hiçbir ilacın tek başına kalıcı çözüm sunamayacağını belirterek, sağlıklı kilo verme sürecinde sabır, düzenli takip ve sürdürülebilir yaşam alışkanlıklarının belirleyici olduğunu kaydetti.

Kaynak: Haber Merkezi