Birkaç aydır okul dolayısıyla yazılarıma ara vermek zorunda kaldım. Çok önemli bir sosyolojik konuyla yeniden sizlerle buluştuğum için mutluyum.
Önce insan olunur; sonra doktor, temizlik işçisi, öğretmen, vekil, yerel yönetici, pazarcı, iş adamı, bakan, akademisyen, seracı vs. olunur. Mesleklere, makam ve mevkilere sahip olmak çok kolaydır. Ama özde insan olmak çok zordur. 
Peki nedir özde insan olmak? Haklarla düşünmektir. Empati kurmaktır. Doğadaki bütün canlıların haklarına saygı duymaktır. Toplumsal faydayı önceliğine almaktır. Dünyayı diğer canlılarla paylaşmayı bilmektir. Öğrendiklerini ve düşüncelerini içselleştirerek yaşamına geçirmektir; bunları toplumsal fayda için diğer insanlarla paylaşmaktır. Bu yüzden sağlıklı toplumların oluşmasında özde insan olmak çok önemlidir.
Bir ülkenin yeraltı ve yerüstü kaynakları, (ormanlar, nehirler, göller, akarsular dereler, yeraltı suları madenler, doğal meralar vs.) o ülkede yaşayan herkesindir. Bunları rant uğruna talan edenler ettirenler özde insan olabilirler mi?
Bir öğretmen ekonomik nedenlerle ek iş olarak haftada en az 3-4 ders verirken bir yoksul ve çalışkan öğrenciye de ücretsiz ders veriyorsa kendi çapında fırsat eşitliği sağlıyor demektir; bu öğretmen özde bir insandır. 
Genelde seracılar ayrı bir alandaki küçük bir serada kendi ihtiyaçları için zehir kalıntısı içermeyen ürünler yetiştirirler. Oysa bir seracı zehir kalıntısı içermeyen ürünler yetiştirmeye gayret ederek kendisi de onları tüketiyorsa o özde bir insandır. 
 Bir yetkili yaşamsal bir madde olan ve on binlerce yıldan bu günlere gelen yerel tohumları çocukların geleceği için çoğaltıp yaygınlaştırarak gelecek kuşaklara aktarılmasını sağlıyorsa, alınıp satılmasını yasaklamıyorsa (Türkiye’de yerel tohumların alınıp satılması 2006 yılında 5553 sayılı yasayla yasaklandı.) özde bir insandır. Çünkü yerel tohum yaşam demektir; yeryüzünde tohumsuz bir yaşam mümkün değildir. Yerel tohum stratejik öneme sahiptir.
Bir bilim insanı toplumsal fayda yerine para hırsı uğruna bilgilerini kullanarak insanlara zarar veriyorsa özde bir insan değildir.   
Üç özde insandan bahsederek yazıma devam edeceğim.
İlki Dokuz Eylül Üniversitesi Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı hekimlerinden Prof. Dr. Erdem Silistreli. Telefonda tanıştık onunla. Çok sıcak, samimi, dürüst güzel bir insan olduğunu anladım. Muayeneye çağırmak yerine internetten tahlil sonuçlarıma baktı ve hastanenin aksine ameliyata gerek yok dedi. Bütün sorularıma cevap vererek beni bilgilendirdi. Daha sonraları her zaman telefonda bana yardımcı oldu. Artık ben utandım ve kliniğine gittim. Muayene ücreti çok makuldü. Odasına girdiğimde hiç yanılmadığımı anladım. Kalbinin güzelliği yüzüne yansımıştı. Çoktandır dostmuşuz gibi sohbet ettik. Yeniden dobler çekti itinayla. Beni uzun uzun bilgilendirdi. Arkadaşımdan bazı hastalarını ücretsiz takip ettiğini öğrendim. Bütün bunlardan çok etkilendim. Oradan mutlu bir şekilde ayrıldım. Özde bir insan ve çok yetkin bir hekim Erdem hoca. İyi ki yolum onunla kesişmiş.    
İkincisi TTB Kovid-izleme Kurulu üyesi Doç. Dr. Osman Elbek. Osman hoca İstanbul Kadıköy Florence Nightingale Hastanesi’nde çalışıyor. Branşı göğüs hastalıkları. Alanında çok yetkin ve güzel bir insan. Hekimliğinin yanı sıra yurttaş gazeteciliği de yapıyor. T24, Evrensel net, Agos com.tr, Duvar, Cumhuriyet, bianet.org ve birçok başka sitede ve gazetede köşe yazıları yazıyor, onlayn panellere katılıyor. Pandemi sürecinde çok yoğun bir iş temposuna rağmen toplumsal fayda için köşe yazılarını yazmaya devam etti. Pandemi sürecinde yazdığı yazılarla halkı doğru ve güvenilir bilgilerle aydınlattı.
Bazı sözde hekimler tv. kanallarına yüksek miktarda paralar vererek pahalı giysilerle ekranlarda boy gösterip reklamlarını yaparken o hiçbir ücret almadan halkı aydınlatarak özde bir insan ve çok iyi bir hekim olmanın sorumluluğunu yerine getiriyor halen. Bir insan ve yurttaş gazetecisi olarak Osman hocayı yürekten kutluyorum iyi ki var.
Üçüncüsü mahallemizdeki sokak hayvanların annesi güzel arkadaşım, komşum İnci Şimşek. Her gece elinde kovalarla ve su kaplarıyla mahallemizdeki bütün hayvanları besliyor. Küçük emekli maaşının bir kısmını bu hayvanları beslemek için kullanıyor. Hastalanan hayvanları tedavi ettiriyor. Zamanını, enerjisini, parasını sokak hayvanlarıyla paylaşıyor. İnci yüreğinin güzelliği yüzüne vuran doğa ve insan dostu özde bir insandır.
 Böyle özde insanlar olmasa umut olmazdı iyi ki varlar. 
Sevgiyle kalın…