Emekli bankacı Canan Birgi, 68 yaşında geçirdiği bir düşme sonucu başlayan kanamanın ardından serviks kanseri olduğunu öğrendi. Uzun süre hiçbir belirti vermeyen tümörün 6 santimetreye ulaştığını söyleyen Birgi, düşmeseydi hastalığın farkına varamayacağını belirtti. İzmir’de başlayan tedavi sürecinde kemoterapi, radyoterapi ve immünoterapi uygulanan Birgi, bugün tedaviye olumlu yanıt veriyor. Kadınlara seslenen Birgi, kontrollerin asla ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Utanılacak bir şey değil
Birgi, teşhis konduğunda yaşadığı şaşkınlığı anlatırken, rahim ağzı kanserinin utanılacak bir hastalık olmadığını, aksine farkındalıkla önlenebilecek bir sağlık sorunu olduğunu dile getirdi. Yorulma ve halsizlik gibi küçük belirtileri uzun süre ciddiye almadığını ifade ederek, kendisiyle benzer durumda olabilecek kadınlara düzenli kontrol çağrısı yaptı.
Kanserin tek sebebi: HPV
Medicana International İzmir Hastanesi Medical Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Gülcan Bulut, hastası Canan Birgi üzerinden rahim ağzı kanseriyle ilgili bilinmesi gerekenleri paylaştı. Kanserin başlıca nedeninin HPV virüsü olduğunu belirterek, HPV aşısının, özellikle ergenlik çağında uygulandığında kansere karşı koruyuculuk sağladığını ifade etti. Aşının, yüksek riskli 16 ve 18 numaralı HPV suşlarını da kapsadığını söyleyen Doç. Dr. Bulut, cinsel hayata başlamadan önce aşılama yapılmasının etkili koruma sağladığını kaydetti.
Koruyucu tedbirler çok önemli
Hastalığın bazı evrelerinde cerrahi müdahale yapılamasa da kombine tedavi yöntemleriyle başarı sağlandığını vurgulayan Doç. Dr. Bulut, Canan Birgi’nin de bu tedaviye iyi yanıt verdiğini aktardı. Metastatik evrede olmasına rağmen immünoterapi sayesinde olumlu sonuç alındığını belirterek, serviks kanserinin önlenebilir ve kontrol altına alınabilir bir hastalık olduğunu hatırlattı.
Aşıyla önlenebilen kanser türü
Dünya Sağlık Örgütü’nün ilk silinebilecek kanser türü olarak tanımladığı rahim ağzı kanseri, HPV aşısı ile büyük oranda önlenebilir hale geliyor. Doç. Dr. Gülcan Bulut, özellikle belli bir yaşın üzerindeki kadınların hâlâ aşılanmamış olmasının önümüzdeki yıllarda vakaların artmasına neden olabileceğini belirtti. Bu nedenle toplumda bilinçlenme ve yaygın aşılama kampanyalarının kritik önemde olduğunun altını çizdi.





