Borca batıklık ve sermayenin kaybı 6102 Sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun 376’ncı maddesinde düzenlenmiştir. Düzenleme; 3. Sermayenin kaybı, borca batık olma durumu a) Çağrı ve bildirim yükümü MADDE 376- (1) Son yıllık bilançodan, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının yarısının zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı anlaşılırsa, yönetim kurulu, genel kurulu hemen toplantıya çağırır ve bu genel kurula uygun gördüğü iyileştirici önlemleri sunar. (2) Son yıllık bilançoya göre, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının üçte ikisinin zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı anlaşıldığı takdirde, derhâl toplantıya çağrılan genel kurul, sermayenin üçte biri ile yetinme veya sermayenin tamamlanmasına karar vermediği takdirde şirket kendiliğinden sona erer. (3) (Değişik: 26/6/2012-6335/16 mad.) Şirketin borca batık durumda bulunduğu şüphesini uyandıran işaretler varsa, yönetim kurulu, aktiflerin hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de muhtemel satış fiyatları üzerinden bir ara bilanço çıkartır. Bu bilançodan aktiflerin, şirket alacaklılarının alacaklarını karşılamaya yetmediğinin anlaşılması hâlinde, yönetim kurulu, bu durumu şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesine bildirir ve şirketin iflasını ister. Meğer ki, iflas kararının verilmesinden önce, şirketin açığını karşılayacak ve borca batık durumunu ortadan kaldıracak tutardaki şirket borçlarının alacaklıları, alacaklarının sırasının diğer tüm alacaklıların sırasından sonraki sıraya konulmasını yazılı olarak kabul etmiş ve bu beyanın veya sözleşmenin yerindeliği, gerçekliği ve geçerliliği, yönetim kurulu tarafından iflas isteminin bildirileceği mahkemece atanan bilirkişilerce doğrulanmış olsun. Aksi hâlde mahkemeye bilirkişi incelemesi için yapılmış başvuru, iflas bildirimi olarak kabul olunur. Her ne kadar dikkat edilen bir madde olmasa da, şirketimizi fesih aşamasına getirebilecek bir madde. Bu maddenin uygulanması ile ilgili 15.09.2018 tarih 30536 Sayılı Resmi Gazete’de uygulamaya ilişkin usul ve esaslar hakkında tebliğ yayımlandı. Daha önceki yazılarımda bu yıl gider yazılan kur farkı zararlarının bilançolarımızı nasıl değiştirdiğinden bahsetmiştim. Bu yılki kur farkı zararlarından doğan zararlar ile birçok firmanın özkaynaklarının yitirildiğini hatta borca batık olduğunu gördüm. Ama Türk Ticaret Kanunu madde 376’ya göre bir tedbir almamız gerekiyor mu derseniz, hayır derim, önce bir hesaplama yapmamız lazım. Çünkü Ticaret Bakanlığı tarafından 26.12.2019 tarih 31346 sayılı Resmi Gazete’de Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ yayımlandı. Bu değişiklik tebliğinde; MADDE 6 – Aynı Tebliğin geçici 1’inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “kur farkı zararları” ibaresi “kur farkı zararlarının tamamı ile 2020 ve 2021 yıllarında tahakkuk eden kiralamalardan kaynaklanan giderler, amortismanlar ve personel giderlerinin toplamının yarısı” olarak değiştirilmiş ve aynı fıkraya aşağıdaki cümleler eklenmiştir. “Bu tutarların belirlenmesinde mükerrerlik oluşmayacak şekilde hesaplama yapılır. Bu fıkra kapsamında yapılacak hesaplamalara ilişkin olarak 13’üncü madde uyarınca hazırlanan finansal tablolarda herhangi bir kayda yer verilmeyerek, bu durum bilgi mahiyetinde dipnotlarda gösterilir.” Diyerek, bu yılki mali tablolarımızda her hangi bir değişiklik yapmadan, ilgili madde hükmü uygulamasında; -Kur farkı zararlarının tamamını, -Kiralama giderlerini (2020-2021 dönemi için) -Amortisman Giderlerinin yarısını -Personel giderlerinin yarısını Dikkate alınmayabilir diyerek, bu yıl borca batıklık hesaplaması yapılırken, herhangi bir muhasebe kaydı yapılmayacak, ancak hesaplama bu yöntemle yapılabilecek ve bu durum mali tablo dipnotlarında gösterilecek. Dönem sonu bilançoları hazırladığımız bu dönemde, dikkat edilmesi gereken bir konu olduğunu düşünüyorum '