1. kuruluş yılına bir seneden az bir süre kalan Türkiye Cumhuriyeti'nde, iktidarı ve muhalefetiyle ülke insanının refahı, demokrasi, ülkenin bölünmez bütünlüğü, inancın özgürce yaşanması, insanın ve ülkenin tam bağımsızlığı için en iyi şekilde çalıştıklarını, düşünce ve icraatlarıyla ülke insanına yol gösterdiklerini söyleyen siyasetçiler, geçmişten günümüze kadar geçen sürede, özellikle içinde bulunduğumuz süreçte, söyledikleriyle ve icraatlarıyla ne derece samimi ve tutarlılar!
İnsan yönetmenin yolu, yöntemi olan politikanın şartlar ne olursa olsun terk edilemeyecekten önemli kural, dürüst olmak ve topluma yalan, yanıltıcı  bilgi vermemektir. Siyasette, ABD Senatörü McCarthy, 9 Şubat 1950'de Batı Virginia'daki Wheeling Cumhuriyetçi Kadınlar Kulübü’nde elindeki kuru temizlemecinin verdiği kağıdı sallayarak (bayisini çeşitli defalar revize ettiği) Dışişleri Bakanlığı’nı işgal eden 205 komünistin ismi var demesinden bir ay sonra, temelsiz iftira, çamur atma, yalan ve korkutmayla yapılan siyasetle eşanlamlı olarak, “Mc Carthy'cilik“ diye anılması Washington Post karikatüristi Herbert Block sayesindedir. Bizler Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak gerçekten çok şanslı insanlarız, bizdeki siyasetçiler ve onları örnek insan olarak gören sade vatandaş, sosyal medya fenomeni, yazar, çizer, sanatçı, gazeteci, televizyoncu, müzisyen olan nadide şahsiyetlerin, Mc Carthy'cilik ile uzaktan yakından hiç ilişkileri olmaz! Siyasetçimiz, 2009 senesinden sonra, açılan 11 dava sonucu 2 Milyon 750 bin TL tazminat ödemesi yapmaz, açıklamalarıyla içimizdeki yabancı ülke vakıflarının ülkemizi nasıl bölmeye çalıştıklarını detaylı şekilde anlatır!, FETÖ terör örgütü kaçakları hiç memnun olmazlar!, ülkemizin vakıflarının hizmetlerini öve öve bitiremez! 15 Temmuz darbe girişiminde, ülkesini seven, özgürlük aşığı, inançlı insanlarla birlikte, tankın üstüne çıkarak ülke bağımsızlığı için ter ve kan akıtır, koltukta oturup TV seyrederek, çay ve kahve içmez, birileri gibi Almanya`ya kaçmaya çalışmaz! Başka bir değerli siyasetçimiz, geçmiş padişahlarımızın ve imparatorluğu yönetenleri saygı ve hürmetle anarken!, Birinci Dünya Savaşı öncesi, seçimle! iktidara gelmiş bütün demokrat Avrupa ülkesi yöneticilerini diktatör! diyerek, ülke başkanının ne kadar demokrat olduğunu haykırabiliyor! Bazı değerli siyasetçilerimiz! 500 senelik Osmanlı’yı geri kalmışlıkla, İslam dini için 1500 yıl önceki geri kalmışlık inancı, İslam'ı orta çağ zihniyeti olarak göstermekten sakınırlar! (Hoş Allah cc insanlığın kurtuluşu için gönderdiği İslam dininin, bu güzide! şahsiyetlerin korumasına ihtiyacı yok) Değerli güzide siyasetçilerimizin bir çoğunun ülkemizin güney bölgesindeki terörist gruplara, siyasi ekonomik, silah yardımı yapan ülkemizden kaçan teröristlere kucak açan ve NATO (savunma ve güvenlik işbirliği) içerisinde yer almak isteyen, İsveç ve Finlandiya ülkelerine, her ne kadar değerli dostlar ABD rıza göstermese de, iktidardan önce! yüksek sesle İsveç ve Finlandiya’yı  uyararak yaptıkları yanlışları söylemekten çekinmediklerini görüyoruz! Bir diğer değerli parti başkanı siyasetçimiz, komşumuz Suriye`den gelenlere daha insancıl davranmamız gerektiğini, onları bir an evvel geri gönderme çabasında olanlara engel olunsun deme cüretinde bulunurken! Bir Şehremini, Suriyeli sığınmacılardan, belediye olarak su ve katı atık vergisini 10 kat daha az alacağız diyerek asil bir insanlık örneği gösteriyor! Azınlıkta kalmış olsalar da, aydın üniversiteli gençlik içindeki değerli şahsiyetler, hiç bir zaman, ülke insanının inancı ve hayat tarzına ters düşecek söylem ve eylemlere kalkışmıyorlar! İslam dinine hürmet gösterebiliyor ve örnek oldukları gençlik ve gerçek aydın! halk sanal alemde, kes, kopyala, yapıştırla gündemi yakından takip ederken, dikilecek ağaçlarla şehirlerimizin dolayısıyla ülkemizin daha da yeşillenmesine sebep olacak Millet Bahçelerine karşı çıkarak, ülkenin kalkınmasına hizmet ediyor Bu tip şahsiyetlere karşı, Müslümana yakışan İslami davranış; Siz, Allah ile aralarına koyarak yardıma çağırdıkları hakkında çirkin sözler söylemeyin ki onlar da taşkınlık edip bilgisizce Allah hakkında çirkin sözler söylemesinler. Her toplumun yaptığını kendilerine işte böyle süslü gösterdik. Sonra dönüşleri Rablerinedir. O, onlara bütün yaptıklarını bildirecektir. En`am suresi 108. ayetinde belirtildiği gibi olmalı. Güzide insanlarımızdan! bazıları, diğer insanları güncel olaylardan haberdar etmek için, siyasi partilerin yaptıkları mitinglerde sahne alarak, (her ne kadar, tarz giyinip, çilingir sofralarında poz verseler de), ayağından çıkardığı eski terliği göstererek, terliği çöpten aldığını, bir diğeri torununa süt alamadığını söyleyip, çiftçi olanın, süt, hayvan, mazot destek yardımı alamadım diyerek, dürüst vatandaşlık! örneği göstermeleri takdire sayan. Siyaset ve günlük hayatta, yalan söyleyerek, insanlara korku salarak bir şeyler elde etmeye çalışanlar için, “Korkular insanları kontrol etmek için başvurulabilecek ikna edici yollardan biri olarak kabul edilir ve yalan söyleyerek büyütülen korkular sayesinde daha fazla çıkar sağlanacağı düşüncesi hakimdir. Son yıllarda pandemi, yakın bölgemizdeki sıcak savaş ve uzun zamandır uğraştığımız terörist ve dost! emperyalist kapitalist ülkelerin ekonomik saldırıları karşısında, dik durmayı beceremedikleri için, siyasetçisinden, esnafına, sanatçısından, sokaktaki insana kadar her kesimdeki münafıkları ayırt etmemize yardımcı olacak olan, hadis-i şerifi dikkatlice okuyarak aklımızın bir köşesine yazalım: Münafık: “Konuştuğunda yalan söyler, kendisine bir şey emanet edildiğinde ihanet eder, söz verdiği zaman sözünde durmaz.” Allah indinde en büyük hata, yalan konuşmaktır. (Hazreti Ali)