Değerli okurlar merhaba,

Öncelikle henüz ilk günlerini idrak ettiğimiz 2026 yılınızı kutluyor, yeni yılın ülkemiz ve tüm dünya insanlığına sağlık, huzur ve bereket getirmesini diliyorum.

Bugünkü yazımız “Güvence hesabı” olacak; yani kaldığımız yerden devam edeceğiz. Önceki yazılarımızda trafik sigorta poliçesi üzerinde mevcut olan teminatlar ve bu teminatlar için prim ödediğimizden bahsetmiştim. Bu teminatlardan bir tanesi de ‘Güvence Hesabı’ için yatırılan prim. Trafik poliçesi yaptıran tüm kişi ve kurumlar bu primi ödüyor, prim ödüyoruz da ne işe yaradığını, ne zaman ve nasıl kullanıldığını biliyor muyuz? Bu soruya birçoğumuz bilmiyoruz diye cevap verecektir. Peki bilmemiz işimize yarar mı? Tabii ki yarayacaktır.

Öncelikle ‘Güvence Hesabı’ndan biraz bahsedelim.

Güvence hesabı; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ile kurulan, kâr amacı gütmeyen ve kamu otoritesi tarafından kontrol edilen, tüzel kişiliği olan bir kurumdur ve zorunlu poliçelerin tanzim edilmemiş olduğu durumlarda devreye girer.

Türkiye’de üretilen kapsamdaki zorunlu poliçeler şunlar:

Trafik sigortası,

Tehlikeli maddeler sorumluluk sigortası,

Maden çalışanları zorunlu ferdi kaza sigortası,

Ve daha birkaç zorunlu sigortalar bu kapsamda, ancak ben çok kafa karışıklığı yaratmamak için konuyu uzatmadan; Güvence hesabı bizim işimize ne zaman ve nasıl yarayacak?

Diyelim ki, bir yaya olarak size bir araç çarptı ve yaralandınız! Daha önceki yazımızda trafik kazalarından kaynaklanan her türlü tedavi giderlerini sağlık bakanlığına bağlı devlet hastaneleri karşılamak zorunda demiştik. Pekii, ya size çarpan arabanın trafik sigortası yoksa ne olacak?

İki araç çarpıştı, size çarpan arabanın trafik sigorta poliçesi yok! Bu durumlarda vatandaşın mağduriyetini kim nasıl karşılayacak?

İş te bu durumda, vatandaşın mağduriyetini gidermek için. Zorunlu olup tanzim edilmemiş poliçeler dolayısı ile üçüncü şahısların bedenen veya malen gördükleri zararların tazmini için “Güvence Hesabı” devreye giriyor.

Bu işlem otomatik olarak mı gerçekleşiyor? Tabii ki böyle değil! Bizim ülkemizde ağlamayan çocuğa mama verilmiyor bildiğiniz gibi. Onun için mutlaka gerekli belge ve bilgiler ile ‘Güvence Hesabı’na başvurmak gerekiyor.

Temennimiz ne bedeni, ne de maddi bir zarar görmeyelim ve bu süreçlerle uğraşmayalım. Ancak yaşam her türlü olay ve gelişmeye açık, bu türlü durumlarda naçar olmadığımızı, bir çarenin olduğunu da bilmemizde yarar var; sizce de öyle değil mi?

Hepinize sorunsuz, sağlıklı, güzel günler dileklerimle; selam sevgi ve saygılar sunuyorum.